Bir bahçıvan, çiçek ektiği bir mezarda, “arkadaşlar her zaman gelemediğiniz için mezarlarınıza kaz ayağı dikin 3 ay susuzluğa dayanırlari, dedikten sonra dikimi tamamlıyor. Ancak 15 gün sonra kontrol için aynı mezara gelen adam, gördükleri karşısında şoke oluyor.
Öğretmenler de öğrencileri cimere şikayet edebilsin, üst üste şikayet edilen veya disiplin suçu işleyen öğrenci ile ailesine devlet sosyal hizmetlerden sosyal yeterlilik raporu alma zorunluluğu getirsin. Alamayan alana kadar rehabilitasyon rehabilitasyon gezsin.
Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu okulumuzda hep birlikte yaşamanın mutluluğunu paylaştık.
Bayramın; sevgi, saygı ve hoşgörüyü çoğalttığı, kalplerimizi birleştirdiği nice güzel günler getirmesini temenni ederiz.
İyi bayramlar!
#RamazanBayramı#ramazan
🇹🇷 12 Mart 1921 — Bir Milletin Ruhunun Yazıldığı Gün
Karanlık bir kış…
Yokluk içindeki bir millet…
Ve tarihe kazınan bir destan…
Cephede verilen mücadeleye ruh olacak o sözler Ankara’da kaleme alındı.
Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen mısralar, sadece bir şiir değil; bir milletin inancı, direnişi ve bağımsızlık yemini oldu.
O gün Meclis’te yankılanan o sözler, bugün hâlâ aynı kararlılıkla kalbimizde:
“Hak’ka tapan milletimin istiklal!”
Milli şairimizin duası ise hâlâ kulaklarımızda:
"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın."
🇹🇷 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü
Bir milletin karakterinin ilan edildiği gün.
Bu videoyu izlerken o günün ruhunu hissettiysen,
🇹🇷 yorumlara bir bayrak bırak.
#İstiklalMarşı #12Mart #MehmetAkifErsoy #TürkMilleti #Tarih
Öğretmen ve öğrencilerimizin birlik, paylaşma ve hoşgörü değerlerini yaşatmak için hazırladığı videomuzu sizlerle paylaşıyoruz.
Hoşgeldin Ramazan! 🌙
#RamazanRuhunuYasat#hosgeldinramazan#ramazan2026
Öğretmen ve öğrencilerimizin birlik, paylaşma ve hoşgörü değerlerini yaşatmak için hazırladığı videoyu sizlerle paylaşıyoruz.
Hoşgeldin Ramazan! 🌙
#hosgeldinramazan#Ramadan2026#RamazanRuhunuYaşat
İşgal altındaki İstanbul'un,
Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki şanlı Türk ordusu tarafından kurtarılışının 102.yıl dönümü kutlu olsun !
#6ekim#istanbulunkurtuluşu
Millî Eğitim Bakanı @Yusuf__Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Beyazay Derneği arasındaki “Özel Eğitimde Rehberlik Çalışmaları İş Birliği Protokolü İmza Töreni”nde Hitap Etti
📍Şehit Hüseyin Tunç Özel Eğitim Uygulama Okulu / İstanbul
👉🏻 https://t.co/5Z1LFHJ6c1
OKUL YÖNETİCİLERİ ARASINDA EK DERS ÜCRETİ ADALETSİZLİĞİ YOK MU?
Durumsal karar vermek, lider yöneticiliğin alameti farikası bir özelliktir. Statükonun devamı için yöneticiye, yenilikçi adımlar için ise liderliğe ihtiyaç vardır. Yeni sorunlar karşısında “Bunun mevzuatta yeri yok!” direnci ile karşılaşırız. Her şeyin mevzuatta en ince ayrıntılarına kadar yer verilmesi mümkün değildir.
Okul müdürleri, eğitimin sevk ve idaresinde kritik görev sahibi yöneticilerdir. Üstlendikleri görev ve risk düşünüldüğünde; buna mukabil maaş skalasına sahip oldukları söylenemez. Her talebin "Şimşek" duvarına çarparak geri döndüğü bir süreçte, bakanlığın durumsal karar alarak, Yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli‘ni emanet ettiği okul yöneticilerinin motivasyonunu artıracak, kendi içerisinde tutarlılığı olmayan uygulamalara ilişkin yol açıcı irade ortaya koyması gerekir.
Bu kadar dolambaçlı girizgahdan sonra, kuşkusuz ne diyeceğimiz merak edilmiştir. Haziran ayına girdik. Önümüz yaz tatili ve fiilen eğitim öğretim sona erecek. Malûm, okul müdürleri maaş karşılığı haftada 2 saat derse girerek ek ders ücreti alıyor.
Müdür yardımcısı olarak çalışanlar ise 6 saat derse girmek zorunda. Hani denir ya ; “Gömleği baştan doğru iliklemek gerekir.” İşte tutarsızlık tam da burada başlıyor. Okul öncesi, PDR ve sınıf öğretmeni olan yöneticiler, fiilen derse girmeden eğitim öğretim sürecinde ek ders ücreti alabilirken branş öğretmeni olan yöneticilerin derse girmek suretiyle ek ders ücreti alabilmeleri hakkaniyet ve adalet ilkesi ile örtüşmemektedir.
Yıllardır İl Milli Eğitim Müdürlüğü Disiplin Kurulu'nda görev yapıyorum. Okul yöneticilerinin maaş karşılığı girneleri gereken derslere bazen girip bazen giremedikleri ya da farklı branşlarda ders alarak kamuyu zarara uğrattıkları ile ilgili disiplin cezalarının itiraz dosyaları ile karşılaşıyoruz. Yıllarca idarecilik yapmış birisi olarak yakinen biliyorum ki-okul yöneticisi iseniz- maaş karşılığı ek ders ücreti almak için girmek zorunda olduğunuz derslere tam olarak girmeniz ya da nitelikli olarak o derslerin öğretmenliğini yapmanız mümkün değildir. Hele hele, kendi branşımızda bunu yapabilmemiz neredeyse imkansızdır. Öğrenciler arasında ayrıca eşitsizliğe neden olan bu durumun artık giderilmesi gerekir.
Önümüzdeki toplu sözleşme sürecinde MEB'in meseleye doğru yerden bakarak; bu konuda çözüm üretmesi ve yöneticiler arasındaki adaletsizliği gidermesi gerekir. Ayrı bir trajikomik durum ise yaz tatilinde yıllık izne çıkan branş öğretmeni orijinli yöneticilerinin ve okul öncesi -sınıf öğretmeni olan okul yöneticilerinin de ek ders ücretlerinin kesilmesi.
Şimdi burada eğri oturup doğru konuşalım:
Yıl içerisinde maaş karşılığı derse girmesi mümkün olmayan yöneticilere yöneticilik görevi yaptıkları için ek ders ücreti öderken aynı yöneticilik görevini yapan branş öğretmeni orijinli yöneticilerini derse sokmanın izahı var mıdır?
Madem ki derse girmeden bir kısım yöneticilerin ek ders ücreti almaları mümkün oluyorsa yaz tatilinde yıllık izin kullanımı nedeniyle okul yöneticilerinin ek ders ücretlerinin kesilmesi ne kadar adildir?
Artık, durumsal karar alma vaktidir. Kendi içerisinde tutarsız, fiili duruma bakıldığında gereksiz olduğu apaçık ortada olan yöneticilerin derse girme zorunluluğunun ortadan kaldırılması ve yaz tatilinde de ek ders ücretlerinin ödenmesi için adım atılmalıdır. Mevzuat tabu değilse, değiştirilmesi de mümkündür. Hukukî açıdan tutarsızlık taşıyan bu durumun yargıya taşınmadan toplu sözleşme görüşmelerinde çözümü tüm yöneticilerin ortak talebidir.
Ayrıca; nöbet görevi olmadığı için ücret alamayan okul müdürlerinin, temsil ücreti adı verilebilecek bir başka kalem ödeme ile mağduriyetlerinin telafisi de mümkündür. Yeter ki istesin.
@ebsistanbul
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN EK DER ÇİLESİ NE ZAMAN BİTECEK?
Biz sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilsin derken - adeta yevmiyeci ırgat işçiler gibi- hiç bir hakka sahip olmayan ücretli öğretmenlik sorununu yeterince gündeme getiren olmuyor maalesef. 👇
https://t.co/rY69rQD3Ds