Ekrem İmamoğlu:
"Şehri birlikte mahvettiğiniz kişiler şimdi de utanmadan televizyonlara çıkıp, çalışma arkadaşlarıma iftira atıyor.
Neymiş, benim yol arkadaşlarım rant projelerine karşı çıkmışlar. İyi ki karşı çıkmışlar, bu tutumlarından dolayı hepsiyle gurur duyuyorum."
"Ekrem Başkan içeride çok keyifli bize moral verip yolluyor." cümlelerine son vermek lazım. İstediği kadar konforlu olsun içerideki insanın içi içini yer.
Hatırlatılması gereken bir şey var:
Tweet atmak hapiste kalmaktan daha zor değil. Gündemi tutalım.
#İmamoğluHerYerde
İBB soruşturmasında verdiği ilk ifadesinde "Rüşvet yok, İBB ile AKP döneminde protokol imzaladık" diyen, ardından "İmamoğlu 2019'dan sonra benden rüşvet talep etti" şeklinde ifadesini değiştiren Mehmet İlhan Gülay, serbest bırakıldı.
Günaydın
Bu bir erişim engeli değil, DARBEDİR!
Cezaevindeki bir kişinin sadece seyahat hakkı kısıtlanır!
Düşünceye, ifadeye, halka ulaşma hakkına dokunamazsınız!
Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesabına Türkiye içinde erişim engeli getirmek;
Anayasa’ya, Ceza İnfaz Kanunu’na, insan haklarına açık bir tecavüzdür!
Korkuyorsunuz!
Sözünden, sesinden, halkla bağından ödünüz kopuyor!
Yasayı çiğneyerek, milletin iradesine saldırıyorsunuz!
Susturamayacaksınız!
Düşünce zincire vurulmaz, hakikat engellenemez!
Bir Ekrem’i susturursunuz, bin Ekrem doğar!
Milletin sesini kısmaya çalışanlar şunu iyi bilsin: Biz bu memlekette haksızlığa, sansüre, baskıya boyun eğmeyiz!
Hesap engellemekle halkın sevgisini, desteğini silemezsiniz!
Bugün 1 yıl 3 ay hapis cezası aldım.
Nedenini paylaşmak istiyorum:
Kilis Adliyesi’nde görev yapan bir savcı var.
Savcı olmadan önce AKP'nin Şehitkamil ilçesinin başkanıydı. AKP’nin ilçe başkanıyken trafikte tartıştığı bir adamı silahla vurup, yaraladı. Ayrıca, FETÖ'nün hakim ve savcı adaylarını yargıya soktuğu ortaya çıkan ve 15 Temmuz’da KHK ile kapatılan Müdafaa Demokrasi ve Hukuk Derneği'nin 31 Mart 2016'ya kadar üyesiydi.
Ben bu savcıyı aradım, kendimi tanıttım, kendisiyle ilgili haber yapacağımı belirttim. Bununla birlikte, yanıt hakkına saygım gereği sorularımı ilettim. O da açık açık yanıt verdi. Tüm bu bilgileri ve sorularımın yanıtını Cumhuriyet gazetesinde yayımladım 👇🏼
https://t.co/A7jQW3B9WG
Lakin, bu savcı benden şikayetçi oldu. Olabilir. Garip tarafı; İstanbul’da yaşamama, gazetemin merkezi İstanbul olmasına rağmen dava Kilis’te açıldı. İtiraz ettik, kabul edilmedi.
Sözün özünde; hiçbir kelimesi yalanlanamayan yukarıdaki yazımı, yazının aktörü savcının mesai arkadaşları yargıladı.
“Arkadaşlar” arasında gerçekleşen bu davada da bugün karar çıktı. Sonuçta “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan 1 ay 3 hapis ile cezalandırıldım.
Bu suçu nasıl işlediğimi bilmiyorum. Bugünün yargı sisteminde bu bu haklı sorumun bir anlamı olmadığını da biliyorum.
Az daha unutuyordum…
Savcının arkadaşı hakim bey, bir de beni bazı haklarıma yasak koymuş: Seçme, seçilme hakkı vs. En ironiği ise böylesi bir profilin savcı olduğu memlekette benim kamu görevinde çalışmamı da yasaklamış.
Öyleyken böyle… Bu da geçer.
İmamoğlu ve ekibi 50 gündür tutuklu ve kendileriyle ilgili şu ana dek ortaya konan tek bir kanıt bile yok, dosyanın içi sözde tanık ifadeleriyle doldurulmaya çalışılıyor. En ufak bir şey bulsa 7/24 yayın yapacak TV kanalları bile malzeme bulamıyor, sadece dedikoduları dile getirebiliyor. Hep söylediğimizi tekrar edelim: Bu dava çökecek!