Datça’da gitmesi can güvenliği riski taşıyan ada:
📍 Perili Köşk Plajı karşısında Ayak Adası
Çocukken hep denize bakıp yüzmek istediğiniz o ada. Üzerinde dağ keçileri var. İnsansız, bize ait ❤️ Kuşbakışı, bir devin ayaklarına benzediği için bu ismi almış.
👇🏼Peki neden tehlikeli?
Denizin içinde öyle bir kayalık yapı var ki plajın en uç noktasından adaya kadar yürüyebileceğiniz gibi bir tabaka söz konusu. Açıkçası ben bu kısmı görmeden farklı bir yerden şnorkelle daldım. Amacım balıkları incelemekti. Kayalık yapıyı takip ettikçe adaya yaklaştığımı fark ettim. Bu sefer dedim, bu kadar gelmişken adaya doğru yüzeyim.
Bir yandan tabii harika bir akvaryumda ilerliyorum. Bir noktadan sonra kayalık zemin bayağı yükseldi. Sonra denizin içinde yürüyen insanları fark ettim. Bir süre daha yüze yüze yoluma devam edip adaya bir 40-50 metre kala durdum. Oraya yüzüp çıkan, keyif yapan insanlara şöyle bir baktım ve dönüşe geçtim. Hatta yolda suyun altındaki kayalığa basa basa giden iki hanımefendiyi de geri döndürdüm. Zaten, dönünce adaya yürümek tehlikeli ve yasaktır tabelasını gördüm.
Durum şu ki bölgede inanılmaz bir akıntı var. Zaten Perili Köşk çok rüzgarlı. Hatta rivayet o ki köşk ismini rüzgarın çıkardığı uğultudan dolayı alıyor. Denizde de o yüzden şiddetli akıntı oluşuyor. Bu nedenle özellikle yüzme bilmeden, iki yanı da derin olan noktadan yürümeye çalışınca akıntının yarattığı güçlü dalgalar sizi devirip derinlere itebilir. Hatta yüzme bilseniz dahi akıntıya kapılabilirsiniz.
O nedenle yüzmenizi de yürümenizi de kesinlikle önermiyorum. Ama Perili Köşk’e gidip denizin tadını çıkarabilirsiniz. Kumsalı olan harika bir yer. Yakınlarda da otel beachleri var. “Ama benim çocuğum var” dersiniz sizi hemen yandaki Karaincir Plajına alabiliriz.
Datça’da ikinci konaklama önerim: Esinti Datça 🌬️
🍇 Köyün içinde tertemiz havaya uyandığımız bir Airbnb evi. Bize Datça’yı sevdiren ilk yer (gönüllü #tanıtım)
🍅 Bahçeden topladıkları domates, salatalıklar hala aklımızda…
🧊 Dar bir yoldan geçip ulaştık Esinti Datça’ya… İki katlı, serin mi serin bir taş ev. Biraz Pinterest evi biraz da köy evi gibi döşenmişti. En sıcak aylarda kalmıştık ve tüm gün klimayı açmamıza bile gerek kalmamasına hayret etmiştik.
🥒 Ama en çok şaşırdığımız şey bir sabah kapımızın çalınıp bahçeden, dalından yeni kopmuş domates, salatalık ve en çok da eşimin bayıldığı incirleri bırakmaları oldu.
🏡 Ev ile Hande hanım ilgileniyor. Bence o da genç bir girişimci. Ailesinin evini harika bir konaklama noktasına çevirmiş. Ev iki katlı. Alt kat ile üst katın bağlantısı yok. İki kat da ayrı ayrı kiraya veriliyor. İki kat da birbirinden güzel. En iyi kısmı da üst katın da arka cepheden bahçesinin olması.
📍 Şuan sadece üst kat rezervasyona açık duruyor. En az 3 gün kalma şartı var. Bu ev arabası olup koy koy, bük bük gezeceklere uygun. Ayrıca bizim gibi “ben tatilde ev rahatlığında geniş geniş kalmak, şehri yaşayıp pazara gidip meyvelerimi alıp mutfakta yıkayıp akşam bahçe sefası yapmak istiyorum” diyenlere… #Kızlan diye harika bir köyde. Merkeze yarım saat mesafede…
#reklam değil ama çok memnun kaldığımız için anlatmak istedim. Şuan en canlı sezonda gecelik 6-7bin ₺ arası. Şöyle bir baktım 16 ve 30 Ağustos’tan sonra boş. 😊
Bugün Datça’da gerçekten bayıldığım bi’ konaklama önerisiyle geldim: Limon Datça 🍋 #işbirliği
🍊 Limon, portakal ve nar ağaçlarının arasında tamamen size ait bir bungalovda, ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bi’ yer. Üstelik serpme kahvaltınız bungalovunuza kadar geliyor 🍳
🥘 Her sabah uyanıp ağaçlardan meyve toplayabilirsiniz. Kahvaltınızı bungalovunuzun önünde, ağaçların arasında, kuş cıvıltıları eşliğinde yapabilirsiniz.
🏖️ Bungalovların içi iki katlı. Üst katta yer alan yatağınızdan uyandığınızda tabandan tavana kadar olan camlar sayesinde mis gibi bir yeşilliğe gözlerinizi açıyorsunuz. Alt katta ise oturma grubunuz, küçük bir dolabınız ve şık bir tasarıma sahip banyonuz var. Fotoğraflarını gönderinin altına ekleyeceğim.
🌳 En güzeli de tüm bungalovların önünde verandası, yatarak keyif yapmak için kırlentleri ve yemek için masaları var. Sabahları bu masaya güzel bir serpme kahvaltı geliyor. Sonra ver elini Datça’nın tatlı koyları…
🚪 Sahipleri her eve bir meyve ismi vermiş. Biz “Mandalina” isimliyi gördük. Liste Kumkuat, Bergamot, Greyfurt diye büyüyor.
⛱️ Burası doğayla iç içe bir tatil yapmak isteyen, mümkünse arabasıyla seyahat edenler için daha uygun. Çünkü Limon Datça, merkezin üstünde Reşadiye köyünde yer alıyor.
🌿 Peki biz nasıl bulduk burayı?
Normalde anonim olmayan ve şuan paylaşım yapmadığımız Instagram hesabımız nedeniyle davet etmişlerdi bizi. Sahipleriyle oturup güzel bi’ kahvaltı etmiş, Mandalina’da çekim yapmıştık. Ama yaparken de misafirleri, ortamı doyasıya gezdik. Yani 3 yıl öncenin olmuş bitmiş bir işbirliğiydi. Ama gerçekten beğendiğim için şimdi açtığım bu hesapta da gönüllü olarak paylaşmak istedim. Yine de uyarı olarak #reklam diyelim ✨
🍪 Sorularınızı beklerim. Eğer beğenip takip ederseniz #Datça’da ve gezdiğim yerlerde kaldığım güzel evleri, butik otelleri anlatmaktan mutluluk duyarım.
#seyahat
Mekanın miniminnacık olduğunu hatırlatmak isterim. Gidip de vay efendim bu muymuş demeyin. Çünkü “eşim böyle bir yer var, gidelim” diye tutturunca ben demiştim.
Ayrıca tabakların da parasını ödüyoruz. Mevzuat gereği reklam ibaresi koyuyorum.
📍Datça Qubik Mutfak
Şu tabaklarda ihtiyacınız olan her şey var gibi. Cezbediyor. Sanırım 520₺. Soğuk demleme ev yapımı ice-tea 180₺.
Menü 2025’e göre değişmiş. Minicik bi’ yer ama şef muhteşem. Fotolar bana ait 📸
Sizce nasıl?
#reklam#tanıtım
Yemek için gerçekten çok ucuz birkaç alternatif paylaştım 😊 Bu arada ucuzdan kastım maalesef İstanbul ile kıyaslamak.
Ayrıca evet ben de imkanım oldukça yurt dışında geziyor, farklı kültürleri keşfediyorum. Ben de aynı hesapları yapıyorum. Sadece bu bölgede genel fiyatlara bakınca, kendi içinde değerlendirince mantıklı geliyor.
Türkiye’de gezeceksem mecburen her bölgeyi kendi içinde değerlendirip ona göre yerler arıyorum.
Yoksa aynı fiyata/çok daha uyguna yeni bir ülke, yeni bir kültür keşfetmek, farklı dillerde konuşan insanları gözlemlemek, sohbet etmek benim için de daha cazip.
Son olarak keşke böyle olmasaydı diye de ekler ve susarım 😊
Merhaba Merve Hanım, eve yakınlardan hatırladığım liman tarafı, Gereme Koyu güneyde de Gebekum Tabiat Parkı, Perili Köşk, Karaincir Plajı vardı. Bir de mesela Emecik olabilir.
Biz yarımadayı doyasıya gezmiştik ama en çok sabahları Kargı yapıyorduk. Bir Datçalı olarak Kızlan’a yakın başka öneriniz olursa yazarsanız sevinirim 😊
@srhndagdeviren Faydalarını gözetip maliyetleri değerlendirince, çevredeki diğer seçeneklere de bakınca bize çok gelmemişti. Ama herkesin beklentilerine göre değişir. 😊
@ilkerkurtel Ankara’da doğmuş, Kopenhag’a gitmiş, yüksek lisans ve doktora düzeyinde bilimsel araştırma eğitimi almış biri olarak söyleyeyim ikiniz de haklısınız 😄
@IplikMelanj Yani tabii iyi yapmışsınız ama yaşadığım maceradan sonra bir de haberleri okuyunca burayı anlatırken böyle gidin gezin de diyemedim 😊 biraz da uyarmak istedim. Yoksa çok çok güzel bir macera…
Datça’dan orijinal, doğa dostu, kalıcı bir hediye önerisi: Anne/babaannelerden miras çaput kilim
🧶 Datça’da bunu mesleğe dönüştüren, siparişlere yetişemeyen bir kadın girişimci var.
📍 “Asırlık Tezgah”!
Reşadiye’de gezerken tanıştık Buse hanımla. Datça’nın eski merkezi olan bu köyde, taş bir evin içindeydi atölyesi ve dokuma tezgahı.
Bir de kafe açmışlardı. Eşi, kafeyle ilgileniyor, Buse hanım dokuma tezgahında harıl harıl siparişlerini yeriştiriyordu.
Kahve eşliğinde uzun uzun sohbet ettik. Babaannesinin dokuma tezgahını almış, kendini geliştirmiş ve bunu bir işe çevirmiş. Üçüncü kuşak olarak devam ediyorlar.
Aslında hayatları çok kolay değilmiş dedik dinlerken. Bugünlere emek ile ilmek ilmek örerek gelmişler. Tıpkı hikayesinin yazılmasını bekleyen binlerce girişimci gibi…
Herkesin illa “yemeksepeti” yapması gerekmiyor. Yaparsanız ne ala… ama bu küçük ilçeden çıkan ve tüm ülkeden sipariş toplayan Buse Hanım da en az milyonlara ulaşan hikayeler kadar gerçek bir başarı öyküsü.
Üstelik markasını ailesinden aldığı mirasın üzerine kurması da Asırlık Tezgah’ı özel yapıyor. İsmini buna uygun seçmiş ve harika bir marka hikayesine dayandırmış.
Bugünlerde o kadar çok siparişi var ki 2027’ye kadar teslim edeceği çaput kilimler bulunuyor. İnsanlar 1 sene sonra dahi teslim alacak olsalar da sipariş vermeye devam ediyor.
Dahası zaten fotoğraflarını çektiğimiz gibi çantalar, runnerlar, havlular çeşit çeşit şey yapıyor dokuma tezgahında.
Bir de Youtube kanalı açmış. Yaptıklarını, işi, hikayesini, yaşantısını anlatıyor. Tam da Datça ruhuna uygun bir o kadar sakin ama artık bir o kadar da meşgul…
İşleri bu kadar bol olunca o taş evden taşınmış belli ki. Tekrar konuşma fırsatı bulamadık ama sitedeki adresinden hala Reşadiye’de oldukları ve ara ara misafir ağırladıkları gözüküyor.
Kendisiyle hiçbir ticari alışverişimiz olmadı ama mevzuat gereği #reklam gönüllü #tanıtım ibarelerimizi yerleştirelim.
Mümkün olduğunca gezdiğim yerlerdeki girişimcilik hikayelerini anlatabilirim. Yeter ki ilgi görsün ❤️