Öylesine diye düşünülüp gönderilen hediyelere bayılıyorum beklenmedik, mutlu eden, aklına gelmiş almış denilen.. güzel dualarıyla, defteri güzel hatıralarla doldurmamı isteyen manevi kardeşim 💚 cansın 💕
Sevdigim bir abi var. O da çocuğu olmuyor diye boşanıp tekrar evlendi. Ki Allah'ın adamı 5 vakit namazında, ağzı dualı, işinde gücünde, çok genci meslek sahibi yapmıştır. Bu abimizin yeni evliliginden doğan çocuğu büyüdü ama hic istedigi gibi bir çocuk olmadı. Ne babasına ne ailesine huy ve yaşayış olarak benzemedi. Abimizin içine cocuksuzluk dert olmuştu, çocukta dert oldu. Eski eşi ise Allah'ın insanı minnos bir teyze. Ağzı dualı elinde hep tesbih..
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Keşke her değer veren değer görse ama öyle olmuyor maalesef. Bazıları karşımdaki bana bütün imkanlarını yağdırsın, varını yoğunu önüme sersin ama ben kendimden bir feragatte bulunmayayım ister. Daha ötesi, borçlu çıkmamak için yapılanları da değersizleştirir. Bana sorarsanız bu, insanlığın kalitesini düşüren en yaygın insanlık suçudur. Topluma getirdiği yıkım: "Kötülük eden yaranır" inancıdır.
Pervasızca değersizleştirilen şeylerin değerini vurgulamak isteseniz "Yaptıklarını başıma kaktın" manipülasyonuna maruz kalırsınız. Alın size insanı içten içe çürüten rutubetli bir hayat.
Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.” (Tirmizî, Birr, 35 [r:1954]) “Bir kimseye bir nimet verilir de onu (hayırla yâd ederek) dile getirirse, onun şükrünü yerine getirmiş olur. Eğer onu gizlerse ona nankörlük etmiş olur.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 11 [r: 4814])
İnsan kendisine değer verene layığınca değer vermeli, sunduğu güzellikleri hayırla yâd etmeli, teşekkür etmeyi bilmelidir. Nankörlük mahrumiyet getirir. Dünyada da ahirette de.
“Ölene dek şunu savunacağım... Gerçek aşk her zaman sadık ve tek eşlidir. Sayısız insan seçeneği ve flörtleşme ihtimali arasında bile sadece iki kişiliktir ve zihninde dahi ihanet etmez bu kadar basit.”
yine vefa sultan dizisinden müessir bir kesit: "ey gönül yolcusu, düştün mü bir badirenin içine, kuşatıldı mı etrafın, saadet huzur mu dilersin bil ki gelmeyecek hiçbiri gökten süzülen bir kuş gibi. konmayacaktır kolaycasına avuçlarına. işitin ey yarenler; insan nisyan ile maluldür. her şeyi unutur ve bir anda oluversin ister her şey. oysa kolay mıdır oluvermek? gövdesi çatlamayan topraktan nasıl filiz verecek tohum? yarılmayan taşın ortasından fışkırır mı hiç ağıl suyu? gecenin o ağır karanlığının yüklenmese sırtına nasıl parlar yıldızlar? kabukları kırılmasa çıkar mı inci gün yüzüne? ateşte harlanmayan, tavında dövülmeyen hangi demir pusat, yerden yere vurulmayan hangi deri aba olur? olmaz canlar olmaz. zahmetsiz rahmet olmaz. gönül de böyledir. cilve-i rabbani ile kırılacak ki içinden çıkan hakikat aşikâr olsun. her dem sorarlar; derviş kimdir diye. derviş, derdin kardeşidir. unutmayasınız yarenler, bazen imar olmak için evvelâ viran olmak gerekir."