Butler’ın “yası tutulmayan” yaşamlar ile Arendt’in “gereksizler” dediği kişiler arasında muazzam bir örtüşme var. Ama konuyu “hiç kimse”deki “hiç” kadar iyi anlatmıyor ikisi de; yok değil var ama hiç.
Dünya devletlerinin Gazze’de katledilen insanlara karşı tutumları da tam olarak bu.
Bilindiği üzere ideoloji hastaları dünyayı kurtarmaya çalışırlar. Entelektüalite hastaları da dünyanın hakikatini bulmaya. Bu ikisinin yan yana geldiklerini düşününce ne kadar abes ve absürt şeyler oldukları daha iyi görülüyor.
Avrupa Parlementosu’nda sol siyasetçilerin Filistin meselesini canhıraş bir şekilde savunuşuna denk gelmişsinizdir. Türkiye’de ise durum bu. Batı’dan devşirdikleri her şeyin en kötü temsili olmalarının yanında zamanla ahlaklarını ve vicdanlarını da kaybettiler. Gözleri ve idrakleri kör, fikri hiçbir geçmişe sahip olmayan boş argümanları ise insanlığın en çürümüş fikirleri olarak tarihin çöplüğünde unutulacaklar.
Lordon, Kapitalizm Arzu ve Kölelik kitabının sevinçli seferberlik başlığında tüketicilerin tüketim neticesinde yaşadığı duygularla kölelik zincirine bağlandığını dile getiriyor. Kitabın arka kapağında "bu heyecan verici kitabı zevkle okuyacağınızı umuyoruz." yazmışlar.
Gazze için starbucks boykot edilirken ‘Filistinliler topraklarını sattı’ açıklaması yapan seküler popüler entelektüel:) Ortadoğu ile ilgili bilgileri sadece batılı kaynaklara dayanan, batının kolonyal kökenlerine tapan, oryantalist, zulme sessiz kalıp, faşizm konuş dediği için konuşan entelektüellerden olmamak adına daha çok çalışmamız lazım gençler.
Okuyan, üreten, direnen, var olan tüm kadınların günü kutlu olsun. Mazlum coğrafyalardaki kadınların yaşama hakkını dahi savunamayışımızın yasını tuttuğumuz bu günlerin geride kaldığı, her kadının eşit hak ve hürriyetlere sahip olduğu 8 Martlar görmek ümidiyle… #8Mart
Helal olsun hakikaten. Allah bu insanların hepsini İslam ile şereflendirsin. Zira şu anda Müslüman olanların çoğunda bu bilinç, bu cesaretin zerresi yok.
Modernizm geleneksel tutumlardan genelde çok daha otoriteryendir. Yaygın eğitim, zorunlu askerlik, ulusal kamuoyu, topluma çok daha fazla nüfuz etmiş devlet yapılanması vs. vs. Ama modernistlere sorarsanız geleneksel yönetimler otoriteryen, baskıcı, faşist. İşinize gelirse:)
Gazze’de ateşkes sağlanması için varılan mutabakat, adalet ve insanlık adına kıymetli bir adımdır. Bu süreci mümkün kılan Katar ve Mısır’ın çabaları takdire şayandır.
Şimdi, bu anlaşmanın bütünüyle hayata geçirilmesi ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz şekilde ulaştırılması sağlanmalıdır. Uluslararası toplum, bu hukuki ve ahlaki sorumluluğu yerine getirmelidir.
İzleyen süreçte kalıcı barış için çalışmalı ve bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasını sağlamalıyız.
Türkiye olarak, Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesine ilk günden bu yana verdiğimiz desteği sürdürmeye, üzerimize düşen her sorumluluğu üstlenmeye kararlıyız.
Zulmün son bulduğu, adaletin tecelli ettiği, Filistin’in bağımsızlık meşalesinin özgürce yandığı bir geleceği birlikte inşa etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Modern hijyen hurafesinin arkaik kökünde büyü varmış. Hijyen hipotezine göre, yerde toza, ciltte yağa karşı yürütülen amansız mücadele, astım, alerji, cilt kuruluğu olarak geri dönüyor.
Bir de işleri kontrol altına almış gibi hissediyorsunuz ya aslında o da pek öyle olmuyor :)