“Minimalist bir iş ve arkadaş çevrem var” yalanı bazen çok acınası duruyor. Hayır çevrenizdekileri siz seçmiyorsunuz, yapayalnızsınız. Evinize, beyninize, olduğunuz yere hapsolmuşsunuz.
Pazar neşesi olarak Beyoğlu Sahaf Festivali’ne gittik. Uzun zamandır festivalleri atlıyordum ve açıkçası tat vermiyordu. Dün çok keyif aldım. Bu arada Kumrulu Sahaf standında el emeği kart postallar geri dönüşümle elde edilmiş ayraçlar var bence gidin karıştırın ve mutlaka alın.
Yine iphone 17 ve 18 arasında büyük bir fark olmadığı, hatta kusurlarının bile olduğu konusunda milyonlarca yorum geldi. Şaşırıyor olmanız bana komik geliyor.
Aşkı bir formun içerisine sıkıştırmıyor; taşkın olmayan ama ürkek de sayılmayacak bir kendinden eminlikle ilişkilendiriyorum. İnsan, aşka ve aşkına mutlaka vazifeleniyor.
Bir şeyden vazgeçmeyi, bir ortama veda etmeyi şartlar ve zorunluluklar yüzünden değil, kendi öz irademle seçmeyi yeni yeni öğreniyorum. Hem iyi hissettiriyor hem de bunca zamandır bu gücü neden kendimde bulamadığımı sorgulatıyor. Her geçen gün, yeni bir ben olmayı öğreniyorum.
Bunu kanıtlayan bilimsel bir temel var mı bilmiyorum ama ben yüksek bir yerden bakarken dehşete kapılıyorum. Korku gibi değil ama kendimi kaybetme duygusu beynimi istila ediyor.