Bir kuş, bir dervişi kanadını kırdığı için Hz Süleyman'a şikâyet eder. Derviş "Ben bu kuşu avlamak için yanına vardım, kaçar diye bekledim. Kaçmayınca da üzerine atladım." diyerek kendini savunur. Bunun üzerine Hz Süleyman kuşa "Derviş haklı, sen de uçabilirdin." der. Kuş ise "Efendim, bana avcı kılığında yaklaşsa uçardım ama o derviş kılığıyla geldi, ben de avlanmak niyetinde olduğunu anlamadım." diye itiraz eder. Hz Süleyman kuşu haklı bulur ve kısas hükmüne binaen dervişin bir kolunun kırılmasını emreder ama kuş kabul etmez. Efendim der, o beni derviş kılığıyla kandırdı. Onu o kılıkta görünce bu bir derviştir, Allah'tan korkar, bana kötülük etmez dedim. Kolunu kırarsanız iyileşince yine aynı şeyi yapabilir. Ne yapalım o zaman diye sorar Hz Süleyman. Kuş da şöyle der: Siz en iyisi onun dervişlik hırkasını çıkarttırın. Çıkarttırın ki, bir daha kimseyi dervişlik ile aldatamasın.
Kıssadan hisse, bu konuşan kız Manifest'ten daha tehlikeli gençler için. O grubun ne olduğu belli, isteyen ona göre tavır alır ama bu kız derviş gibi yaklaşıp kuş avlayabilir.
Ahlaklı eş + helal kazanç + bereketli ömür + aklı selim dostlar + kibirden arınmış kalp + imanlı bir ölüm + göz aydınlığı evlatlar… Kandil duâsıdır, amin diyelim.
16 yaşındaki bir kıza 24 mermi sıkıp sonrada başında çay kahve içip kan kaybından ölmesini bekleyen bu barbarlara tek kibrit çöpü satanın Allah bin belasını versin
Gazze yıllardır müslüman maskesi kullanan tüm münafıkların maskesini düşürmüştür rezil diye anılacaksınız bir ömür