Mevzular Açık Mikrofon'a konuk olan Ümit Özdağ'a sorulan soru:
“Amedspor’u bir sürü insana bölücü, terör örgütü olarak gösterdiniz. Kutlamalarda yaşanan bir olayın sorumluluğunu alabilecek misiniz?”
Ümit Özdağ: “Ahmet Türk, ‘Kürdistan’ın takımı Amedspor’un Süper Lig’e çıkmasından büyük mutluluk duyarım’ diyor, bu provokasyon olmuyor.
Murat Karayılan, ‘Amedspor’a finansal destek verin’ diyor, bu provokasyon olmuyor.
Kuzey Irak’ta 9 askerimizin şehit olduğu gün, Amedspor’un sosyal medya hesabından ‘Sporcularımız keyifli anlar yaşıyor’ paylaşımı yapılıyor, bu da provokasyon olmuyor.
Ben Amedspor’un bu yaptıklarını eleştirince provokasyon olmuş oluyor, öyle mi?”
Ermeni UFC dövüşçüsü Arman Tsarukyan, canlı yayında gelen mesaja:
"Kürdistan mı? Onların öyle bir toprağı bile yok. Türkiye'de falan yaşıyorlar, çingeneler gibi."
İngiliz Tarihçi St. Clair'in Tanıklığı: Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın Karanlık Sayfaları
Batı'nın Görmezden Geldiği Bir Soykırım Anlatısı
Yunanistan'ın Türkleri geride pek az iz bıraktı. 1821 ilkbaharında ansızın ve kesin olarak yok oldular. Dünyanın geri kalanı onları ne yas tutarak ne de fark ederek uğurladı.
Yıllar sonra seyyahlar taş yığınlarının ne olduğunu sorduğunda, yaşlı adamlar şöyle açıklardı: "İşte orada Ali Ağa'nın kulesi duruyordu; orada onu, haremini ve kölelerini katlettik."
Yunanistan'ın bir zamanlar, yüzyıllardır başka bir yurdu bulunmayan Türk kökenli kalabalık bir nüfusa ev sahipliği yaptığına inanmak güçtü.
Ülkenin her köşesindeki küçük topluluklarda yaşayan bu insanlar çiftçi, tüccar ve memurlardı.
Yunanlıların dediği gibi, ay onları yutmuştu.
Yirmi binin üzerinde Türk erkek, kadın ve çocuk, birkaç hafta süren katliam boyunca Yunan komşuları tarafından öldürüldü.
Öldürme eylemi kasıtlıydı, vicdan azabı ya da tereddüt söz konusu değildi. Ne o an ne de sonradan herhangi bir pişmanlık duyuldu.
Tek başına çiftliklerde ya da küçük yalıtılmış topluluklarda yaşayan Türk aileler derhal idam edildi, evleri cesetlerinin üzerinde yakılıp yıkıldı.
Diğerleri kargaşa başladığında en yakın kasabanın güvenliğine sığınmak için evlerini terk etti, ancak savunmasız mülteci kafilelerini silahlı Yunan grupları bastırdı.
Küçük kasabalarda Türk toplulukları evlerini barikat kurarak ellerinden geldiğince savunmaya çalıştı.
Ama çok azı hayatta kaldı. Kimi yerlerde açlıkla bunalan halk, güvenlik vaatleri karşılığında saldırganlarına teslim olmak zorunda kaldı.
Ne var ki bu vaatler neredeyse hiçbir zaman tutulmadı.
Erkekler hemen öldürüldü, kadın ve çocuklar ise köle olarak paylaştırıldı.
Bunlar da çoğunlukla daha sonra sıra gelince katledildi. Peloponnesos'un her yerinde elinde sopa, tırpan ve birkaç tüfekle dolaşan Yunan güruh sürüleri öldürüyor, yağmalıyor ve yakıp yıkıyordu.
Bu kalabalıklara çoğu zaman Hristiyan din adamları önderlik ediyordu. Onları kutsal davalarına daha büyük bir gayretle sarılmaları için yüreklendirenler de bu din adamlarıydı.
William St. Clair, That Greece Might Still Be Free: The Philhellenes in the War of Independence (Yunanistan Hala Özgür Olabilsin: Bağımsızlık Savaşı'nda Filhelenler). Open Book Publishers, 2008
“Atatürk, köyün ağasıyla birlikte ağaya yardım ve yataklık eden 21 kişiyi kurşuna dizdirmiş. İbret olsun diye de 1 hafta köy meydanında kalmışlar”.
Doz: YERİNDE.
Tamamen objektif olarak söylüyorum; dünyada bugüne kadar yaşamış en büyük insan. O da bize denk geldi… İnanılmaz bir şans.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Hindistan Başkonsolosluğu iş birliğiyle düzenleyeceğimiz etkinlikte uzman hekimler, klinik psikolog, diyetisyen ve yoga eğitmeni eşliğinde bir araya geliyoruz. 🎀
Etkinliğimizin ilk bölümünde erken teşhisin ve kendimizin farkında olmanın önemine değinecek ardından nefes egzersizi ve meditasyonla farkındalığımızı derinleştireceğiz.
As a Turk, I’m truly sorry if it hurts you that my ancestors didn't give up easly and tried to protect their own land with their lives, from all invaders.
Kulübümüzden Tesis Projesine İlişkin Kamuoyu Bilgilendirmesi
Üsküp Futbol Kulübü olarak, isminin her taraftan silinmeye çalışıldığı; kurdun çobanla iş birliği yaptığı bu dönemde, ilk günden son güne kadar izinden gitmeye ant içtiğimiz Yüce Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını yaşatmak ve Makedonya Türklüğünün simgesi olan kulübümüze kalıcı bir eser kazandırmak adına önemli bir adım atmış bulunmaktayız.
99 yıllığına devraldığımız arsada inşa edeceğimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK SPOR TESİSİ için çalışmalara başladığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Bu kapsamda, kulübümüzün kurumsal altyapısını güçlendirecek bu önemli proje için Sayın Osman Ertürk Özel ile iş birliğine varılmıştır.
Değerli katkılarıyla ilk etapta 2027 yılında tamamlanması hedeflenen bu tesisin, kulübümüzün geleceğini şekillendirecek stratejik bir yapı taşı olacağına inanıyoruz.
Sayın Osman Ertürk Özel’e, kulübümüze duyduğu güven ve bu anlamlı vizyona ortak olduğu için en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışı ile birlikte dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
#EnGüzelBayram | #23NisanKutluOlsun