⚡II. Enerji Hukuku Kongremizin I. Oturumu tamamlandı.
“Enerji Piyasalarında Güncel Gelişmeler ve Vizyon” başlıklı oturumda;
📌 Moderatörlüğü Sadık Harun KÖKSAL (Oybirliği Derneği Başkan Yardımcısı),
📌 Konuşmacılığı ise Mustafa YILMAZ (EPDK Başkanı) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmelerle enerji sektörünün güncel yapısı ve geleceğe dair vizyonu ele alındı.
Soru-cevap bölümüyle interaktif şekilde tamamlanan oturumun ardından kongremiz tüm hızıyla devam ediyor.
Katkılarından dolayı değerli konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ederiz.
#EnerjiHukuku #Hukuk #Oybirliği
Vestel montaj sanayisi kurmuştu. Haliyle bir derinlikleri vizyonları olmadığı için çuvalladılar. ASELSAN ise mikroçip argesini seri üretimini yapıyor. İleri de Yongatek ile işbirliklerini geliştirirse ülke olarak çağ atlayacağımızı ümit ediyorum.
KKM'ye servet transferi diye itiraz edenin buna lafı yok bakın. Serveti yabancıya transfer edip, ülkeden çıkmasını sağlıyorsan rasyonel/bilimsel. Yurt içi yerleşiklere kur garantili ve adam akıllı reel faiz vermeden enstrüman sunup kuru tutuyorsan servet transferi. Beyinsizlik bu yahu, uzun uzadıya makro analiz lazım mı şimdi buna?
Kentsel Dönüşüm Hukuku Kongresi, Oy Birliği Derneği Başkanımız Sayın Ömer Büker’in açılış konuşmasıyla başladı. Alanında uzman isimler, kentsel dönüşümün farklı boyutlarına ilişkin açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.
#KentselDönüşüm#Hukuk#OyBirliği
Bu motosiklet satış ve kullanımına artık bir çözüm bulmak lazım...
Şerit kavramları yok kaldırım kavramları yok fare gibi her yerden çıkabiliyorlar Hindistan ayarına geldi ülke bu konuda...
Kemal Tahir Çalışmaları dergisi ilk sayısı yayımlandı! 📢
Kemal Tahir Çalışmaları, Kemal Tahir’in eserleri ve düşüncesi üzerine yürütülen akademik araştırmalara yayın mecrası oluşturmayı; bu alandaki çalışmaları teşvik etmeyi, derinleştirmeyi ve yazar çalışmaları literatürüne akademik katkılar sunmayı amaçlamaktadır.
İlk sayımızın tüm makalelerine ve söyleşiye şu adresten ulaşılabilir:
🔗 https://t.co/OCToTgKILp
Türkiye-Suriye ilişkileri her alanda ilerliyor:
“Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, 2023 yılında 1,4 milyar Dolar ve 2024 yılında 1,5 milyar Dolar ihracat yaptığımız Suriye’ye, 2025 yılında önceki yıla kıyasla %52,4 artışla, 2,3 milyar Dolar ihracat yapıldı.
Hububat-bakliyat sektörü beklentilere uygun olarak %30 payla en fazla ihracatın yapıldığı sektör oldu. Tahminen inşaat malzemeleri ve ilaç sanayi ihracatının etkisiyle, kimya sektörü ikinci sırada. İlk beş sıradaki sektörler, temel ihtiyaçların tedariğiyle bağlantılı sektörler oldu”
Büyükelçi Selçuk Ünal, 2025 Çin Rüzgar Gücü Fuarı ve 16. Çin Uluslararası Petrol ve Kimyasal Konferansı'na katılmak üzere Çin'i ziyaret etmekte olan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcilerimizi kabul etmiştir.
塞尔丘克·于纳尔大使接待了土耳其共和国总统府投资与金融办公室的代表们,该代表团访华旨在参加2025北京国际风能大会以及第十六届中国国际石油化工大会。
Ambassador Selçuk Ünal received representatives of Investment and Finance Office of the Presidency of the Republic of Türkiye, who are visiting China to participate in China Wind Power 2025 and 16th China Petroleum and Chemical International Conference.
Kimsenin yüzüne bakmadığı, eylemsel ve edebi değeri olmadığından öksüz İdlib için Rusya ve İran'la masaya oturan, onların alaylarına göğüs geren de Erdoğan, Gazze toplantısında Trump'ın yanına oturan da aynı Erdoğan. Bazı şeylerin hakkı çabuk yeniyor.
Dolmabahçe’de Erdoğan’a verilen emanname, Washington’un sinir uçlarını patlattı. Donald Trump paniğe kapıldı, Binyamin Netanyahu titreyerek haykırdı: “Kudüs bizim şehrimiz Erdoğan!”
Kudüs Patriği Theofilos, Kudüs’te artan gerilim ve kutsal mekânların tehlikeye girmesi nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmek üzere İstanbul’a geldi.
Ziyaretin amacı Kudüs’teki Hristiyan mirasının korunması için Türkiye’den destek istemekti.
Görüşme sonrası Patrik Theofilos, Erdoğan’a, dünyaya adeta tokat gibi çarpan bir tablo hediye etti.
Ömer bin Hattab’ın 638’de Kudüs’ü fethettikten sonra Hristiyanlara can ve ibadet özgürlüğü tanıyan emannamesi!
Böylece Hristiyanlar açıkça, Hz. Ömer’in verdiği garantinin karşılığını Erdoğan’dan beklediklerini ilan etti.
Geldiğimiz noktada Hristiyanların bile “Bizi siz koruyun” diyerek Erdoğan’a yönelmesi, elbette Trump’ı çileden çıkardı.
Bu sarsıcı gelişmeye nasıl misilleme yapacağını şaşırmış halde apar topar Fener Rum Patriği Bartholomeos’u Beyaz Saray’a çağırdı ve ezberletilmiş bir metni okuttu:
“Türkiye’de azınlıklar zulüm görüyor…”
Zulüm mü?
Asırlardır bu topraklarda çanlar ezanlarla birlikte yankılanırken mi?
Patrikhane İstanbul’un göbeğinde hâlâ dimdik duruyorken, Heybeliada hâlâ nefes alıyorken mi?
Bu ucuz gösterinin açığa çıkardığı tek gerçek var:
Ansızın vuran bu Kudüs çıkışı, Batı’nın ensesindeki damarları çatlatmış durumda!
Hemen ardından sahneye Netanyahu çıktı —
sesi titreyerek haykırdı:
“Kudüs bizim şehrimiz Erdoğan. Sizin değil!”
Soykırımcı ödlek Netanyahu tam anlamıyla zıvanadan çıkarak adeta bir Haç–Hilal savaşı ilan etti;
çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın Patrik ile Kudüs’te siyonistlere sapladığı hançerin
kendi umduğunun aksine, bir Haç–Hilal ittifakına dönüşmesinden ödü kopuyor.
Erdoğan üç dinin mirasını savunurken,
soykırımcı siyonistler, zorbalıkla, Kudüs’ü tek sesli bir Yahudi garnizonuna çevirmek istiyor.
Acı acı hatırlatmak üzere olduğumuz gerçek şu;
Kudüs korkuyla değil, adaletle yönetilir!
Bugün Kudüs sadece kutsal bir şehir değil;
hafızanın ve hakikatin savaş arenası.
Yüzleşmeye çekindikleri en önemli meseleyse Kudüs’ün tapusunun hâlâ Osmanlı mührüyle bizim arşivimizde duruyor olması — biz emanete ihanet etmeyiz!
#KudüsBizim
#İnsicam'ın Ağustos (54, 2025) sayısı "Dünden Bugüne Batı Trakya Mücadelesi" başlıklı dosya konusu ile çıktı.
Dünyanın her yerindeki; Moro’dan Keşmir’e, Afganistan’dan Bosna’ya, Kafkaslar’dan Somali’ye kadar Müslüman kardeşlerimizin dertleriyle dertlendik, kederleriyle kederlendik, varımızla yoğumuzla elimizden geldiği kadar vazifemizi yapmaya gayret ettik.
Ancak Yunanistan’ın, burnumuzun dibindeki Batı Trakyalı kardeşlerimize yaptığı zulüm, baskı, hak gaspı ve hukuk ihlali, çoğumuzun ilgi alanına giremedi.
Bugün içimizden kaç kişi İskeçe’yi, Gümülcine’yi, Dedeağaç’ı bilir? Önce “Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi”nin daha sonra “Garbî Trakya Hükûmet-i Müstakillesi”nin başkanlığını yapan Müderris Sâlih Efendi adını kaçımız duymuştur?
Batı Trakya dosyasına katkıda bulunan yazarlarımızın kahir ekseriyeti bölgeden. Yazı, düşünce ve yorumlarıyla dosyayı oluşturan kadroyu kuran Cengiz Ömer kardeşimize, İnsicam olarak şükranlarımızı sunuyoruz. Cengiz Ömer, Batı Trakya’da yayınlanan Millet gazetesinin genel yayın yönetmeni. Zaman ayırıp dosyamızı zenginleştiren her yazar kardeşimize ayrı ayrı müteşekkiriz. Her birine sağlık ve afiyet niyaz ediyoruz.
Dergimizi indirmek için: https://t.co/BN76NuUZHq
Yanlış anlaşıldığı için şunu hatırlatalım; yağmur duasının yağmurun yağması için yapıldığını sanıyorlar. Yağmursuzluk, yağmur duasının vaktini ihtar eder. Güneş ve ay tutulmalarında kılınan hüsuf ve küsuf namazları da böyledir. Bu namazların kılınmasının nedeni güneşin ve ayın önünü açmak değil vakti geldiği içindir.
Dua ibadetlerin özüdür. Bazen duaya icabet de edilebilir. Bazense edilmez. Bazen misliyle cevap verilir bazen daha güzeliyle karşılık bulur. Duanın mahiyetini bilmediğinizde Allah'la pazarlığa oturursunuz. Ubudiyet pazarlık işi değil acziyetin ifşasıdır. Zaten duada da bu ifade edilir.