Zamanında Avrupa Yakası izlemeyenlerin bile repliklerini ezbere bildiği Burhan Altıntop’un o gizemli ve kafa karıştıran tarzını o dönem hep merak etmişimdir...
Ömrünün son günlerini yaşadığını zannedip, içinde kalan her şeyi dışa vurmak için saçlarını sarıya boyattığı, etek giyip dans ettiği o sahne, sadece bir komedi değil, karakterin sınır tanımazlığının da kanıtıydı..
Eski bölümlerinde, Selin’e ev işi öğretip helva kavuran haliyle, geleneksel rol kalıplarını alt-üst eden bu tavırları...
Zaman zaman "ikili bir his dünyasına mı sahip ?" tartışması yaratmış olsa da, Gülse Birsel onu net bir etikete veya kalıba hapsetmedi.
Burhan, kural tanımayan, nevrotik ve kendi özgün dünyasında yaşayan tamamen absürt bir ikon olarak kaldı.
Feng Shui gerçektir. Fotoğrafları sil. Eski mesajları temizle. Artık konuşmadığın insanların numarasını sil. Sana iyi gelmeyen insanlardan uzaklaş. Dolabını düzenle, giymediklerini bağışla. Telefon ekranını sadeleştir. Kullanmadığın uygulamaları sil. Seni geçmişe bağlayan şeyleri kaldır. Yarım kalan işlerini tamamla. Evini havalandır, odanı düzenle. Kırgınlıklarını bırak. Sürekli ertelediğin şeylere başla. Hayatında yer kaplayan ama sana iyi gelmeyen ne varsa bırak.
Korku kültüründe kendini gerçekleştirememiş birey, bunun yarattığı derin öfkeyi, hayatın renklerine saldırarak boşaltır. Aldırmayın gençler, siz tüm yaşama sevincinizle hayata renk katmaya devam edin 🎶
Tam da itiraz ettiğimiz nokta burası: Ülkeyi parti devletine çevirdiniz. Kaymakamlar adeta bir partinin ilçe başkanı gibi davranıyor; yetkili kurumlarda çalışan, halkın vergileriyle maaş alan devlet memurları tarafsızlığını yitirip bir partinin memuru haline getiriliyor. Bunun da ötesinde, devlet adabından uzak, haddini aşan bir dil ve tutum sergileniyor.
Dinimizi de araçsallaştırmaktan geri durulmuyor. Oysa besmele, bir işe hayırla başlamak için çekilir; insanlara hakaret etmek, küfretmek ya da iftira atmak için değil.
@AnkaraValiligi
@AyasKaymakaml
@muharremeligul
Evet, 8. sınıf öğrencisi silahtan anlıyorsa, hangi merminin hangi silaha uyduğunu biliyorsa, doldurup boşaltabiliyorsa, mekanizmayı çözmüşse babasından eğitim almıştır. Kazayla sıkılmış tek kurşun değil, beş silahla kuşanmış çocuk.
Okul saldırılarındaki genç erkek intiharlarında "yanında birilerini daha götürme düşüncesi" hakim olduğu için bu kişiler kendilerini öldürme girişimlerinde kitlesel saldırı eylemlerine başvuruyor.
Incel dosyası araştırırken, bazen birbirlerini bu konuda nasıl teşvik ettiklerini gösteren bazı yorumlar görmüştüm.
(Tüm okul saldırganları incel'dir filan demiyorum ama benzer motivasyonları var gibi).
📌 BBC'nin bir incelemesine göre, bir forum başlığında, birinin kendi hayatına son vermek istediğini yazdığı ve diğerlerinin onu şiddete yöneltmeye çalıştığı görülüyor.
Mesela bir yorumcu, intiharı düşünen kişiye şöyle diyor: "Bencil olma. İntihar etmeden önce bir ilkokula git ve birkaç çocuğu öldür. Lütfen!?!"
📌 Güvenlik ve Tehdit Araştırma ve Kanıt Merkezi'ne göre topluluktaki hakim tutum, bu tür şiddet eylemlerinin toplumsal düzeni değiştiremeyeceği yönünde. Yani bunu "aktivizm" adına değil, nihilist bir tutumla yapıyorlar.
Bu nedenle söz konusu şiddet eylemleri benzer topluluklar tarafından bir intikam eylemi, özgürleştirici bir eylem veya bir kurtuluş biçimi olarak görülme eğiliminde. Yani uzmanlar, genç erkeklerin bu eylemleri genelde bir değişim sağlama yolu olarak görmediğini belirtiyor.
📌 Uzman tartışmaları bu tür saldırıların psikolojik bir olgu kategorisinde mi, yoksa bir "terör saldırısı" olarak mı değerlendirilmesi gerektiğini uzundur tartışıyor. Tabii ki buna dair kimsede net bir cevap yok.
Ancak Teksas Üniversitesi'nden araştırmacı William Costello, bu kişilerin "olağanüstü yüksek seviyelerde kaygı, depresyon ve yalnızlık çektiğini ve ruh sağlığı uzmanlarından yardım almaya karşı çıktıklarını" söylüyor.
Ancak çoğu uzmana göre, failin ruh sağlığı sorunlarının yanı sıra onu bu davranışa iten unsurlarda "ideolojinin" (belki kadın düşmanlığı, belki umutsuzluk, belki genel olarak dünyaya bakış açısı vs.) rol oynayıp oynamadığını bulmak da önemli. Çünkü beklendiği kaynağı ortadan kaldırmak ve gençlere psikplojik erişimin güçlendirilmesi gerektiği aşikar.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve biri öğretmen, sekizi öğrenci olmak üzere dokuz kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda öğrencinin yaralandığı bu acı olayı derin bir üzüntüyle öğrendik.
Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; ailelerin ve tüm eğitim kurumlarının acısını paylaşıyoruz.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, çocukların ve öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim görmesinin en temel hak olduğunu yineliyoruz.
Yaşanan bu acı olayın bir daha tekrarlanmamasını dileriz.
#EğitimdeŞiddeteHayır
Kahramanmaraş’ta yaşanan ve ilk belirlemelere göre 1 öğretmen ve 3 öğrenci yaşamını yitirdiği saldırının ardından bir kez daha gördük ki; okullarda ne öğrenciler güvende, ne de eğitim emekçileri!
Eğitim-İş olarak, eğitimde şiddetin kader olmadığını haykırmaya devam ediyoruz.
Bu nedenle; yaşanan saldırılar karşısında sessiz kalmıyor, geri adım atmıyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı, eğitim emekçilerinin can güvenliği için, 15, 16, 17 Nisan tarihlerinde İŞ BIRAKIYORUZ.
Bu bir meslek onuru mücadelesidir.
Güvenli okul istiyoruz!
Eğitimde şiddete son verilmesini istiyoruz!
#EğitimdeŞiddeteSon #ArtıkYeter #Siverek #Kahramanmaraş #Öğretmen
💥 YENİ BİR SALDIRI HAZIRLIĞI MI VAR ?
#Şanlıurfa
Siverekte ki saldırganın arkadaşları olduğu tahmin edilen hesaplar
tehditlere ve yeni bir saldırı olacağına dair paylaşımlar yapmaya başladılar.
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün konu hakkında titiz çalışmalar yaptığı, halkın refahı ve huzuru için kısa sürede her türlü tedbirlerin alındığı öğrenildi
@SanliurfaEmnMd
Asıl gözden kaçmaması gereken bir diğer detay da beyazlı öğretmenin kendini değil öğrencilerin güvenliğini düşündüğü için vurulması ! Hocamız umarım iyidir. Sana ihtiyacımız var. Sabah akşam öğretmene laf atanlar iyi baksın bu öğretmenimize !