En sevdiğim şey bir eserin özgürleşmesi. Saklamaya, gizlemeye lüzum yok. Üç kuruşa kimsenin umrunda olmayan digital platformlarda ziyan edecek ya da mezara götürecek değilim. En azından bizim kanalda dönsün. İşte buyrun ilk uzun metraj filmim #suçunsuru sizlerle,iyi seyirler ✌🏿
Ayasofya Camii'nin giriş kapısındaki fetih hadisi
“Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, fetheden asker ne güzel askerdir.”
İstanbul’un fethinin 573. yılı kutlu olsun.
📷 @mosquesty
Mehter, Yeniçeri Ocağı'na bağlı askeri bir bando topluluğuydu. 1826 yılında
II. Mahmut, Vaka-i Hayriye olarak bilinen olayla Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdığında, mehter teşkilatı da ortadan kaldırıldı.
Yerine batılı tarzda Mızıka-ı Hümayun (Saray Orkestrası) kuruldu ve başına da İtalyan Giuseppe Donizetti getirildi. Hatta Paşa yapılmıştı kendisi.
Bu süreç yaklaşık 90 yıl sürdü.!
İttihat ve Terakki başa gelince bu
Mızıka-ı Hümayun kaldırıldı ve
1914 yılında, Enver Paşa'nın emri ve teşvikiyle, Harbiye Askerî Müzesi bünyesinde yeni bir mehter takımı kuruldu.
Kurulan bu yeni birliğe "Mehterân-ı Hâkâniye" adı verildi.
Yazar Celal Esat Arseven ve dönemin Askerî Müze Müdürü Ahmet Muhtar Paşa da bu süreçte Enver Paşa'ya önemli destekler verdiler.
Enver Paşa'nın en önemli katkısı, yeni ve milliyetçi bir mehter repertuvarı oluşturulmasını sağlamaktı.
Bugün en klasik mehter marşları olarak bilinen bazı eserler, aslında bu dönemde (1914-1918 arasında) bestelenmiştir
Örneğin Ceddin Deden Marşı: Muallim İsmail Hakkı Bey tarafından 1917 yılında yazılmıştır.!
Bu dönemde "Ümmet" kavramının yerini "Millet" kavramına bıraktığı, "Türk milleti" vurgusunun öne çıktığı marşlar bestelenmiştir.
Yani bir çok kişinin sandığının aksine pek çok mehter marşı, aslında bu 1914-1918 dönemi ürünüdür.
Ayrıca I.Dünya Savaşı boyunca, Enver Paşa'nın desteklediği mehter takımları Çanakkale, Kafkas ve diğer cephelerde görev yapmıştır.
Not: Videodaki meheran takımı I.Dünya Savaşı'nda görev yapmış, elimizdeki en eski görüntülere sahip meheran takımıdır. Müzik videoya daha sonradan eklenmiştir.
İsyancı Patrona Halil’in Topkapı Sarayı bahçesinde linç edilerek katledilmesini gösteren resim. Resim görgü tanığı Jean Baptiste Vanmour tarafından çizilmişti.
Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'un 1800'lerde şehir görünümü. Görüntü 1890 yılında, Reinhold Kühn Yayınevi tarafından Berlin'de yayımlandı.