Seçil Murtazaoğlu yazdı:
"Devletin erişemediği noktalardaki “gözcü”; toplum, aile, ikili ilişkiler oluyor. Faşizm için gözcülük, sistemin ezilenleri ezilenlere denetleterek boşlukların açılmasını engellediği bir yöntem."
https://t.co/GdZ9DvOqn9
📌Adana
Günün ilk ışıklarını Adana ŞA-RA Enerji fabrikasında çalışan metal ve enerji işçileriyle birlikte karşıladık.
Gün doğmadan yollara düşen, ağır çalışma koşulları altında alınteriyle ekmeğini kazanan metal ve enerji işçilerinin iş, ekmek ve onur kavgası için sahadayız.
İnsanca yaşanacak ücret, güvenceli iş ve güvenceli yaşam için!
#adana #metal #enerji #fabrika
Erkekler her alanda olduğu gibi siyasette de hatta en çok siyasette büyük bir konfor alanı içindeler.
LGBTİ+ derneklerine operasyonla ilgili yanlışım yoksa 600 milletvekilinin büyük çoğunluğunu oluşturan erkek milletvekillerinden tek bir ses çıkmadı. (Çıkaran olduysa da baş göz üstüne görmemişimdir.)
Gerçi toplamda takip edebildiğim kadarıyla 5-6 kadın milletvekili dışında açıktan karşı çıkan da ses çıkaran da pek olmadı. Baktım, çoğumuz da zaten sosyalist hareketten, kadın hareketinden gelen vekilleriz.
(Dünkü erişim engelleri sonrası meselenin adını anmadan bir şeyler yazıp çizenler var ama onlar zaten apayrı bir kategori…)
Oysa mecliste sosyalist olmasa bile yeni bir yaşam tahayyülünden söz eden, demokratik toplumdan söz eden bunun ideolojik politik pratiği içinde olduğunu varsayan ya da ifade eden onlarca vekil var. Ancak çoğu ya gerçekten sosyal demokrat bile değil ya “toplumsal hassasiyetler” yanılgısıyla yükselen faşist dalgaya karşı suskunlar korosunda olmayı yeğliyor ya ülkede faşizm mi yükseliyormuş yükselsin umrunda bile değil ya da linç edilme kaygısı ve korkusuyla linç edilmeyi kadınlara bırakıyor, demokratlığın bile en basit temeli olan insan hakları mı çiğneniyormuş çiğnensin yine de etliye sütlüye karışmıyor hatta içten içe de kadınların linç edilmesinden kendilerine paye çıkarıyor (ki ben insan haklarına sahip çıktı, toplumsal mücadeleyi sahiplendi, politik bir ilkesellikle davrandı diye linç edilen bir erkek milletvekili henüz hiç görmedim)
Hadi eyvallah,
Cüret de cesaret de ilkesellik de linç de bize kalsın ona tamam da; mesele LGBT meselesini aşıyor görülmeyen bu, okunmayan okunamayan şey içinden geçtiğimiz nesnellik!
Bu ardışık operasyonlar faşizme el yükseltildiğini, yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor.
Faşizme doğru dört nala koşulan bir nesnellikte iktidarın yürüttüğü operasyon çok yönlü bir şekilde ilerletilirken, rejimin ihtiyaç duyduğu ciddi bir gericileşme aşısı yapılıyor topluma. Müslümanlık, Sunnilik, Türk-Kürt aile yapısı kavram setleri etrafında bir kutsal aile miti yaratılmak isteniyor.
Dikkat ederseniz, bir yandan LGBTİ+lar üzerinden faşist karanlığın ihtiyaç duyduğu canavar-öcü miti yaratabilmek için derneklere, aktivistlere yapılan operasyonla fuhuş operasyonları aynı gece yapılarak bilinçli şekilde operasyonlar iç içe geçirildi. Ki; ahlak-ahlaksızlık-hastalık-sapkınlık algısı daha güçlü şekilde toplumda oluşturulabilsin.
Bu hususta, sosyalistler marjinalize, kriminalize edilmeye çalışılıp türlü operasyonlarla kıyıma uğratılırken,
eş zamanlı olarak bir operasyon da
DEM Parti’ye çekildi, çekiliyor.
Topluma yapılan gericilik aşısının bir benzeri Dem tabanına yapılmak istenerek. Tam bir özel savaş operasyonu. Neymiş nasıl olur da DEM Parti bu operasyonlara tepki gösterirmiş. Çoğunluğu operasyon hesapları olan bir saldırı dalgası tam da bugün AKP’nin saray rejiminin ihtiyaç duyduğu düşmancıl gerici dokuyu yaratabilmek için hafife alınmayacak bir toplumsal mühendislik olarak devrede. Aslında uzun zamandır Kürt özgürlük hareketinin demokratik halkçı mücadelesi ile kazanılan ilerici mevziler tırpanlanarak gericileştirilmek isteniyor. Bölgede sürekli alternatif olarak kutsal aile değerleri adı altında Hüdapar���ın büyütülmeye çalışması tesadüf değil. Hareketin solla, sosyalistlerle bağının kesilmesi için fikri ve fiziki müdahaleler yapılması, Alevilerle karşı karşıya getirilme çabası.
Ataerkil feodal yapının kodları kaşınarak muhafazakarlık adı altında faşist toplumun inşası için gerekli maya karılıyor. Saray rejiminin faşizmin inşasında ihtiyaç duyduğu tebaa toplumu-makbul vatandaş mühendisliği bölgede makbul Kürtlük inşası arzusuyla işte bu kodlarla yoğruluyor.
Çok kritik bir anın içindeyiz.
Sosyalistler, devrimciler, yurtseverler, demokratlar, tüm toplumsal hareketler gözümüze soka soka gelen faşizm hakikatini karşı, bu dalgaya karşı ortak bir eylem birliği ve mücadele ajandasıyla dalgakıran olmalıyız.
Olmak zorundayız.
Yoksa ötesi faşizmin koyu karanlığı.
1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Adana Emek ve Demokrasi Platformu olarak bir araya geldik.
Parti Meclisi üyemiz Selver Büyükkeleş: İnadına barış demekten vazgeçmiyoruz.
Yaşasın Barış!
Bijî Aştî!
Tahya Es-selam!
NEFRET SÖYLEMİNE TEPKİ
NTV'nin 27 Ağustos 26 günkü canlı yayınında Kemal Öztürk'ün"Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyeceğimiz geliyor"nefret söylemi haklı tepkilere neden oldu. DEM soruşturma açılmasını isterken,Alevi Meclisleri aşağıdaki açıklama ile tepki gösterdi
Bugün Adana’da, 18 Ağustos 2002’de Hacı Bektaş Veli anmasının dönüş yolunda yaşamını yitiren 39 canımızı Kabasakal Anıt Mezarlığı’nda andık.
Deyişler eşliğinde lokmalar paylaşıldı, dualar edildi.
39 canımızı unutmadık anıları inancımızda ve mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
Yol Erenleri olarak Serçeşmemiz Hacı Hünkâr Dergâhı’ndayız.
Pirimizin huzurunda tarihimize, inancımıza ve değerlerimize sahip çıkıyoruz.
Dergâhlarımız bizimdir; dergâhlarımızı geri istiyoruz.
Serçeşmemize, yolumuza ve inancımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz!
📢 Mücadelemizin İlk Kazanımı!
Haftalardır Ankara’da omuz omuza mücadele ettik. 13 gün açlık grevinde direndik. Defalarca gözaltına alındık, şiddete maruz kaldık ama mücadeleden bir an olsun vazgeçmedik.
❗️Verilen söz tutuldu. Uzun süredir talep ettiğimiz toplantı 30 Temmuz’da gerçekleştirilecek.
Ankara’ya özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler olarak geldik. İlk günden beri aynı mücadelenin parçası olduğumuzu söyledik. Bizi ayrıştırmaya, “Orası sizin sendikanız değil.” diyerek bölmeye çalıştılar. Ama biz omuz omuza durduk. Bugün duyurduğumuz kazanım, bu ortak mücadelenin ve kurduğumuz birliğin ilk sonucudur.
Ancak biliyoruz ki bu daha başlangıç. Bu toplantı, taleplerimizin yalnızca birinin karşılığı. Taban maaş, belirsiz süreli iş sözleşmesi, eğitim ve güzel sanatlar iş kolu, özlük haklarımız ve 1611 mülakat mağduru öğretmenlerin ataması için mücadelemiz kararlılıkla sürecek. Mülakat mağduru öğretmenlerin taleplerine ilişkin somut adımların atıldığını biliyoruz. Sürecin takipçisi olacak, kalıcı çözüm hayata geçtiğinde bunu hep birlikte kutlayacağız.
Bu ilk kazanım gösterdi ki hak verilmez, mücadeleyle alınır. Şimdi daha güçlü ve daha kararlı olma zamanı.
Tüm öğretmenleri sendikamızda birleşmeye, mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz!
Kazanan öğretmenler olacak!
#MülakataAtamaTabanMaaşaYasa
@ProfDrAGurcan@avabdullahguler@NazimMavis@latifselvi42@leylasahinusta@isikhanvedat@Yusuf__Tekin@memetsimsek
Bizlerle birlikte olan, umudu, mücadeleyi, dayanışmayı; sesiyle, sözüyle, emeğiyle, neşesiyle büyüten, katkı sunan herkese teşekkür ederiz.
Evvel Temmuz bu sene bitti fakat mücadelemiz her daim sürüyor.
Gelecek sene görüşmek üzere.
Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali Komitesi
TBMM Milli Eğitim Komisyon toplantısı başlarken,
Mülakat mağduru öğretmenlerin ve
özel sektör öğretmenlerinin taleplerini dile getirdim, “ya öğretmenlerin sorunlarını çözün ya da o koltuklardan istifa edin” diyince komisyon toplantısını kavga alanına çevirmeyi tercih ettiler.
Bizim sözümüz öğretmenlerin sözüdür, onların sözünü taleplerini ifade etmekten bir adım bile geri durmayacağız!
Bu kanayan yara artık çözüme kavuşmak zorunda!
#TaleplerimizMilliEğitimKomisyonuna
#öğretmenlerayakta
@ogretmensendika@MulakatPlatform
Asi’nin asi evladı Ali İsmail…
Bir düş uğruna direnenlerin adı oldun.
Her Temmuz’da yalnızca seni değil,
yarım bırakılmak istenen umutları da büyütmeye devam edeceğiz.
Mücadelemizde,düşlerimizde sokaklarımızda yaşıyorsun!
Evvel Temmuz Gençliği olarak Ali İsmail Korkmaz’ın ölümünün 13. yılında mezarı başında olacağız. Ali İsmail’in anısını yaşatmaya devam edeceğiz!
Armutlu’dan Taksim’e sürüyor mücadele! Ali İsmail Korkmaz Ölümsüzdür!
#aliismailkorkmaz
Haydutların, katillerin, sömürgecilerin örgütü NATO'ya hayır diyen yoldaşlarımız bugün saatlerce GBT'de bekletildikten sonra hukuksuzca gözaltına alındı.
Gözaltına alınan yoldaşlarımızı aldık✌️
Mücadelemizi ilçe ilçe büyütmeye devam edeceğiz.
#NatoyaHayır
Haydutların, katillerin, sömürgecilerin örgütü NATO'ya hayır!
NATO, dünya halklarının kitlesel kıyımına karar veren kanlı bir organizasyondur.
NATO; savaş, yıkım, yağma ve soykırım demektir.
#NatoyaHayır#Nato