Tamar Tanrıyar fırtınasının arkasındaki gerçekler
💬CHP’li birçok vekil hakkında belaltı yayınlar yapan, Özgür Özel’in “deli karı” dediği bir isimdi Tamar Tanrıyar. Aylarca bu videolar AKP’liler tarafından baş tacı edildi ve sosyal medya üzerinden yaygın biçimde dolaşıma sokuldu. Tanrıyar’ın dile getirdiği sözlerin kırıntısını AKP’liler için akıldan geçirmek bile tutuklanma nedeni sayılırken Özgür Özel, Murat Emir, Evrim Rızvanoğlu, Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba başta olmak üzere birçok CHP’linin hedef tahtasına oturtulmasına iktidar çevrelerince arka çıkıldı.
Ta ki AKP içi kavgayla Tamar arasındaki bağ açığa çıkana kadar…
📌AKP’de çatırdama sesleri: Tamar Tanrıyar meselesinde gerçekler neler?
Ayrıntılar soL’da👇
https://t.co/JcDzrBS0iU
SİZ DE SÖYLEYİN...
Stand-up'çı çocuk (Deniz Göktaş) çıkmış, meydanda olabildiğince açık biçimde herşeyi konuşmuş. Keskin zekâ ürünü esprilerle, üstelik tamamen yasal ve ahlaki sınırlar içinde kalarak (faşistler için o sınırlar tabii ki farklıdır) her tarafa gerekli iğneleri batırmış.
5 gündür yayında olan kayıt, şu an 6 milyonu aşkın bir izlemeye ulaşmış. 5 gün sonra 2 katına filan çıkması şaşırtıcı olmaz. Alır başını gider.
Bu, "Helal olsun be... Benim söyleyemediklerimi söylemiş çocuk. Ağzına sağlık..." duygusunun tezahürüdür.
Ama artık, "hepimizin söylemesi" zamanı gelmedi mi? Her kesimden, herkesin. İşi hep "yürekli stand-up'çıya, gözü kara gazeteciye, mangal yürekli sendika liderine, yiğit akademisyene, onurlu çevre eylemcisi köylü kadına" bırakmayın artık.
Deniz'i yalnız bırakmayalım.
Artık "ölü taklidi" yapmayalım.
Açın ağzınızı.
Açalım.
Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisinden kesitlerin yer aldığı X paylaşımları, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendi ve X tarafından Türkiye'den görünmez kılındı
https://t.co/2jjOqZAYPt
NATO'dan Ankara Zirvesini izleme başvurusu reddedilen gazeteciler için itiraf ve düzeltme girişimi: Türk yetkililere güvendik, geniş katılım için irtibattayız.
Dün olayı aşağıdaki gibi duyurmuştuk👇
İşte Türk gazeteci kuruluşlarının tepkisi üzerine NATO Sözcüsü Allison Hart'ın açıklaması:
"NATO, büyük etkinlikler için uzun süredir uygulanan medya akreditasyon prosedürlerine sahiptir. NATO Karargâhı dışında düzenlenen zirveler ve bakanlar düzeyindeki toplantılar için NATO, ev sahibi ülkenin, kendi ülkesinden gazeteciler hakkında değerlendirme sunmasına ve böylece gazetecilerin toplantı alanına erişiminin sağlanmasına güvenir. Ankara’daki NATO Zirvesi için akreditasyon konusunda Türk yetkilileriyle temas halindeyiz. NATO için medyanın büyük etkinliklere şahsen katılabilmesi çok önemlidir."
@NATOpress@YetkinReport
BASIN AÇIKLAMASI
36. NATO DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ANKARA ZİRVESİ KAPSAMINDA TRAFİĞE KAPATILACAK VE ALTERNATİF OLARAK KULLANILACAK YOLLAR
⬇️
https://t.co/MeLIJPlOjv
https://t.co/4dSWpJ1KJY
Deniz Göktaş'ın gösterisini izledikten sonra koşa koşa twitter'a gelip "kesin alırlar" yazanların, bunu Deniz Göktaş için endişelendiklerinden değil, Deniz Göktaş'ın cesaretini takdir ettiklerinden de değil, kendi siyasal sinikliklerini onaylatma refleksiyle yaptıklarını düşünüyorum. Bu aptallığın başka açıklaması olamaz.
Deniz Göktaş çok çok iyi.
Hiç laf süslemeye, “neşemizi çalamazlar” kafasına girmeye gerek yok. Yani heykelini yapsalar beton yetmez:))
Seni travmalarından severiz @idgoktas
I have been a journalist for 32 years and spent many of those years as a diplomatic correspondent. I have covered numerous NATO meetings and summits, including those held in Washington and Brussels.
Unfortunately, due to NATO’s accreditation restrictions, I will not be able to cover the NATO Summit taking place in my own city, Ankara.
This shame is yours Allison Hart @NATOpress .
Vee, beş yıl aradan sonra Yaren Leylek yeniden eşi Nazlı ile birlikte Adem Amcanın kayığında. Zaten Yaren gibi kayığa konmayıp nazlandığı için ona bu ismi vermiştik. Beş yıl aradan sonra bu yıl yeniden birlikte kayıktalar.
Onların Uluabat Gölü'ndeki bu masalsı anlarına balıkçıllar, ördekler, karabataklar, martılar, kargalar ve hatta kediler bile eşlik etti önceki gün.
Adem Amca, Harikalar Diyarı'nda...
Eğer bundan 100 yıl önce yaşasaydı, kuşlarla konuşuyor diyerek belki de onu kutsal bir yere koyarlardı. Birisi şöyle demişti;
“Büyüklerimizin anlattığı masalları yaşıyoruz.”
Gerçekten de öyle değil mi?
Bu nasıl bir kötülük seviyesi?
"Ocakta kendini kilitleyen ve açlık grevindeki madencilerle kontrol merkezi üzerinden düzenli iletişimlerinin kesildiğini duyuran sendika, KONTROL MERKEZİNİN PATRON TARAFINDAN DEVRE DIŞI BIRAKILDIĞINI duyurdu"
Faik Öztrak’ın ailesine baktım, sadece kendisi, babası ve dedesi milletvekili değil, dayıları da önemli görevlerde bulunmuş, Kurtuluş Savaşında da önde gelen önemli kişilermiş… Ailesindeki hemen herkes vekil, bakan, müsteşar olmuş, cumhuriyetin tam kalbinde yer almış, cumhuriyeti var etmişler…
Yani Öztrak hem ana hem baba tarafından cumhuriyet değerleri ile yoğrulmuş olmasını beklediğimiz biri.
Ama kafasına girmemiş, içine işlememiş demek ki.
Selanikli bir yetimin kurduğu Cumhuriyetin amaçlarını, anlamını hiç kavrayamamış ki “bahçıvan torunu” diye burun kıvırmış.
Öztrak’ın atalarının kemikleri sızlıyordur.
Nem uma única bola rolou no gramado até agora e este é o quadro da COPA 2026:
• As equipes do Senegal e do Uzbequistão foram tratadas na chegada como criminosos, com buscas completas em seus orifícios.
• O melhor árbitro da África foi enviado de volta à Somália, apesar de seu passaporte diplomático.
• O Fotógrafo da equipe do Iraque foi impedido de entrar mesmo com visto válido.
• Foi negada a entrada nos EUA de 90% dos fãs marroquinos com ingressos já adquiridos.
• Foram recusados vistos a 14 membros da equipe de apoio do Irã.
• Foi negada a entrada no país do principal atacante da Suíça, o camaronês Breel Embolo. A equipe viajou sem ele. Após a forte repercussão, o visto foi enfim concedido.
• A equipe iraniana, cujos jogos serão todos nos EUA, foi proibida de pernoitar no país. Imediatamente a após cada partida, os atletas voarão de volta ao México, onde se hospedam.
- Qual é o sentido de sediar a Copa do Mundo se não pretendem que o MUNDO faça parte dela???