Gerizekalılara anlatır gibi anlatalım.... ola ki anlarlar..
Türk Milleti; egemenliğini, bağımsızlığını, kadim devlet varlığını ve anayasal Cumhuriyetini hiç kimsenin lütfuna borçlu değildir. Bu düzen; Millî Mücadele’yle kazanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet devrimleriyle siyasi ve hukuki bir iradeye dönüştürülmüştür.
Milletvekillerine verilen yasama yetkisi ise sınırsız, aslî ve kurucu bir iktidar değildir. Bu yetki; kaynağını Türk milletinden alan, Anayasa ile belirlenmiş ve yine Anayasa ile sınırlandırılmış bir temsil yetkisidir.
Siyaset alanındaki çıkar ilişkileri, bağımlılıklar veya geçici parlamento çoğunlukları; milletvekillerine Türk milletinin egemenliğini devretme, devletin bağımsızlığını tartışmaya açma, millî ve üniter yapıyı aşındırma yahut anayasal Cumhuriyetin kurucu esaslarını işlevsizleştirme yetkisi vermez.
Çünkü Meclis, egemenliğin sahibi değildir. Egemenliğin sahibi Türk milletidir. Meclis yalnızca bu egemenliği, Anayasa’nın çizdiği sınırlar içinde ve Türk milleti adına kullanır.
Hiçbir seçim sonucu, hiçbir siyasi ittifak ve hiçbir sayısal çoğunluk; millî egemenliğin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün ve Cumhuriyetin değiştirilemez kurucu esaslarının tasfiyesi için yetki belgesi sayılamaz.
Bu nedenle bir Meclis çoğunluğu, kendisine emanet edilen yasama yetkisini milletin varlığına, egemenliğine ve anayasal devlet düzenine zarar verecek biçimde kullanırsa; Türk milletinin bu işlemlerin hukukiliğini ve söz konusu çoğunluğun siyasi meşruiyetini sorgulaması en tabi demokratik hakkıdır.
Bu sorgulama; hukuk içinde, demokratik örgütlenmeyle, düşünce ve ifade özgürlüğüyle, anayasal denetim yollarıyla ve seçim iradesiyle yapılır. Bu, Meclisi reddetmek değil; Meclisi var eden millî egemenlik ilkesine sahip çıkmaktır.
Parlamentonun varlığı, milletin egemenliğini sınırlamaz. Tam tersine, parlamento ancak milletin egemenliğine sadık kaldığı ölçüde meşruiyetini korur.
Çünkü millet Meclis için değil, Meclis millet için vardır.
Böyle kanun olur mu?
Demokrasinin en belirgin özelliklerinden biri yetkililerin, karar vericilerin gerektiğinde tüm eylemleri için millete hesap verebilmesidir.
Demokraside "Siz bu konudaki görevleriniz için hesap vermeyeceksiniz!" diyen bir kanun olmaz, eğer olursa o düzen demokrasi olmaz!
AKP ne zaman köşeye sıkışsa, gidip ABD’ye, AB’ye, İngiltere’ye TSK’yı şikayet ediyordu:
“Sizin isteklerinizi (Neo Sevr) yerine getirmemizi asker önlüyor, lütfen yardımcı olun!”
Ergenekon operasyonu vb bu yüzden yapıldı!
@dbdevletbahceli
Gün gelecek;
Yüce Divan da Divan-ı Harb de kalabalık olacak.
Neo İstiklal Mahkemeleri yeniden ihdas olacak.
Tüm hazcı hainler darağacında Atatürk Türkiyesi'ne selam duracak!.
Ayaklanırlarmış e ayaklansınlar ⁉️
Yazık olurmuş “geleceğin önü açılır”❗️
@dbdevletbahceli
TERÖR YASASININ PÜF NOKTASI
Osmanlılar döneminde 1464’te Tarih-i Ebu’l-Feth ismiyle bir kitap yazan Tursun Bey, eserinde şöyle der: Ulu’l-emrin, yani devleti yönetenlerin aldıkları karar örftür. Bunun kanun hükmüne girmesi için iki şart gerekir. İlki, verilen hükmün yani kanunun diğer yasalara aykırı ve zıt olmaması gerekir. İkincisi ise, çıkarılan kanunu uygulayanlar suçlu durumuna düşmemelidir, der. Yani Fatih döneminde bugünkü uluslararası hukukun temeli olan maddeleri açıklar.
Ancak bugün bakıyoruz ki, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” adıyla TBMM’ne sunulan yasa tasarısının 10. Maddesinin 2. fıkrasında, “Bu kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî ve cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle bu kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmaları yürüten başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır” denmektedir.
Yani çıkarılan yasanın uygulanmasıyla suç unsurunun oluşacağı anlaşılmaktadır. Yani bundan neredeyse 600 yıl önce Osmanlı Devleti’nin gerisine düşülmüştür.
Yasaya böyle bir maddenin konması uygulayanlar için bir güvence değildir ve sonuçta Kenan Evren nasıl yargılanmışsa herkes yargılanabilir. Madem yasayı hukuka uygun görmüyorsanız, neden çıkarıyorsunuz? Veya uygunsa, neden uygulayanları koruma altına almak istiyorsunuz? Sanırım en büyük sakatlık burada.
“Bu koşul gerçekleşmediği takdirde soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkümiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dâhil diğer hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacaktır.”
Zaman…….
5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi:
1–Yapılacak tüm iş ve işlemlerin, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben
gerçekleştirilecektir.
Dolayısıyla, bu koşul gerçekleşmediği takdirde soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkümiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dâhil diğer hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacaktır. Başka bir ifadeyle Kanun yürürlüğe girer girmez otomatik olarak erteleme kararları verilemeyecektir.
2–Kanun, sadece PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumu kapsamaktadır. Dolayısıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar
Kanun kapsamında ertelenebilecektir. Ancak;
• Orgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu,
• 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar ya da bu tarihten önce işlenmiş olup da verilen müebbet hapis
veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları,Örgüt mensuplarının şahsi suçları,Kanun kapsamında değildir.
3-Örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen; Üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve
kovuşturmaların 5 yıl süreyle,
•Üst sınırı 15 yıl yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise 10
yıl süreyle,erteleneceği kabul edilmektedir.
Erteleme kararı, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada ise yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından verilecektır.
Erteleme süresi içinde dava zamanaşımının işlemeyecek ve soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafindan verilen erteleme
kararlarına itiraz edilebilecektir.
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak ve bu suretle yürütülen yargılama süreci sonunda verilen mahkûmiyet kararının infazı bu Kanun uyarınca ertelenemeyecektir.
Erteleme süresinin terör suçu işlenmeksizin geçirilmesi halinde kovuşturma yapılmasına
yer olmadığı veya düşme kararı verilecektir.
Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup
da bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın ! Resmi Gazete
yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşturulacak Kurulun iznine bağlı kılınmıştır.
3-Erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş tutuklama ve adli kontrol
kararlarının, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafindan
değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde kaldırılacağı kabul edilmektedir.
Istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan ve erteleme kararı verilecek soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilk derece mahkemelerine gönderilecektir
4–Örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlardan;
Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının 5 yıl süreyle,
Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise 10 yıl süreyle,infaz hâkiminin kararıyla ertelenecektir.
Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımının işlemeyeceği ve infaz hâkimi tarafindan verilen erteleme kararlarına itiraz edilebilecektir
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde,erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazına devam olunacak, belirtilen sürenin terör suçu işlenmeksizin geçirilmesi halinde ceza infaz edilmiş sayılacaktır.
Abdullah Öcalan ve PKK'lılara yönelik yasal düzenlemelerin benzeri 130 yıl önce II. Abdülhamid döneminde emperyalistlerin baskıyla Ermeni teröristler için yapılmıştı...
Taşnak terör örgütü liderlerinden Karekin Pastırmacıyan (Armen Garo), 1896’da Osmanlı Bankası’nı bastı, terör eylemlerinde yüzlerce Türk'ü katletti. İngiltere, Fransa ve Rusya’nın baskısıyla affedildi, Fransa’ya gitti.
Yine II.Abdülhamid döneminde Erzurum milletvekili oldu. Milletvekili olduktan sonra Doğu’da Ermeni isyanlarını organize etti, binlerce Türk’ü katletti.
Büyük Ermenistan hayallerini 19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı ile Atatürk çöpe attı.
Kripto hainler, Atatürk ,Lozan ve Cumhuriyetten bu yüzden nefret eder.
Teröristle müzakere olmaz, taviz verilmez. Terörist imha edilir...
Osmanlı çökerken, bir yanda Kuvva-yi Milliye vardı, diğer yanda Kuvva-yi İnzibatiye.
Basit soru şu:
Kuvva-yi İnzibatiye'nin finansmanını kimler yaptı, niye yaptı?!
@Yusuf__Tekin Müfredata koy hadi ⁉️
@RTErdogan@dbdevletbahceli
FETÖ siyasi ayakı Türk Milletine teslim edin……. Gökten Allah inse Türk tarihi değişmez.
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
#imzalama
Tayyip Erdoğan:
"Biz olsak Öcalan'ı idam ederdik."
Erdoğan, teröristbaşı Öcalan'ı idam etmeyen Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ı (DSP-MHP-ANAP Koalisyonu) eleştiriyor.
"Koalisyonda MHP'nin yerinde biz olsaydık, Abdullah Öcalan'ı idam ederdik" diyor.
“Devlete karşı işlenen suçlara af”
Türk Milleti bu hakkı vermedi sizlere.
@dbdevletbahceli@RTErdogan
En yalın özeti “nüansı kürtlerin Türk Devletine karşı işlediği suçlar”a ilişkin
af.
Rahşan affını dillerinize dolamıştınız helallik isteyin. Devlete karşı suçları suçluları affetmedi……
@YildizFeti
MHP Grup Başkan Vekili ve Nevşehir Milletvekilimiz Prof. Dr. Filiz KILIÇ: Lütfen bir anlığına düşünün, kırk yıldır bu ülkenin kanını emen, gencecik fidanlarımızı toprağa düşüren, anaların yüreğine kor ateşler salan bu karanlık belanın tamamen sökülüp atıldığı bir Türkiye hayal edin.
🇹🇷 @PrfDrFilizKilic : Bizim #TerörsüzTürkiye vizyonumuz; anaların artık, şehit haberiyle irkilmediği, ocaklara ateşin düşmediği bir huzur iklimidir; kardeşin kardeşe kem gözle bakmadığı, kahpe pusularda canların yanmadığı, dış güçlerin içerideki maşalarıyla bu millete operasyon çekemediği tam bağımsız bir devlet yürüyüşüdür.
Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine bu cennet vatanın her bir evladı bizim öz kardeşimizdir. Biz istiyoruz ki bu ülkenin gençleri karanlık mağaralarda, dehlizlerde değil, aydınlık üniversite amfilerinde, teknoloji ve yazılım merkezlerinde, spor salonlarında yarışsın; elinde silahla değil, kalemiyle, fikriyle, icadıyla bu vatanın taşına taş koysun.
Ayrışmanın değil kucaklaşmanın, bölücülüğün değil birliğin destanını hep beraber yazalım; gelin, yüz yıllık yaralarımızı birlikte saralım; gelin, aramıza ekilmek istenen o zehirli nifak tohumlarını söküp atalım.
Liderimizin uzattığı o devlet eli işte bu kucaklaşmanın, bu tarihî dirilişin teminatıdır.
Yıllarca içimizde kavgayla, terörle bizleri meşgul edip Türkiye'yi masanın dışına itmek isteyen emperyalistlere inat içerideki prangalarımızı söküp atacak, yıllardır terörle mücadeleye ayırdığımız o muazzam gücü ve enerjiyi artık sınırlarımız ötesinde ki küresel hesaplaşmalarda, dış güçlerin oyunlarını bozmakta ve şanlı bayrağımızı en dorukta dalgalandırmakta kullanacağız.
Dün ilk imzası Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli ve hemen ardından bizler tarafından atılan çerçeve yasa teklifinin aziz Türk milletine, evlatlarımıza ve geleceğimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Liderimizin ifadeleriyle, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'yle dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazandı, bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillendi, geleceğin lider ve terörsüz Türkiye'sinin temellerinin atıldığı bugünlere şahitlik etmekten, destek olmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade ediyor, Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri takip eden kıymetli vatandaşlarımızı saygılarımla selamlıyorum.
Lider ülke Türkiye, #TerörsüzTürkiye diyorum.
12 maddelik “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”
tam metni:
1. madde çok önemli:
"PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine..."
-Bu maddede, Türkiye (PKK), Suriye (YPG/SDG), Irak (PÇDK) ve İran'da (PJAK) bulunan KCK'ya bağlı terör örgütleri kastediliyor. Bu durumda, Suriye ve İran'daki PKK'nın kolu da silah ve mühimmatı teslim etmek durumunda.
DEM PARTİ AĞZINDAKİ BAKLAYI ÇIKARDI!
Tuncer Bakırhan, "Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi, hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis'in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız." dedi.
Eşit yurttaşlığın da güvence altına alınmasını istedi...
Günler önce TV'de bu yol haritasını açıkladım, Öcalan'ın bunun sinyalini verdiğini de bugünkü yazımda anlattım...
PKK'lı teröristlere güvence veren çerçeve yasa çıktığına göre, daha başka adımlar neden isteniyor?
Kamuoyuna sadece "terörün sona ermesi ve örgütün silah bırakması" olarak sunulan sürecin, bununla sınırlı kalmayacağı artık gün gibi ortadadır.
PKK'lı teröristlere ve örgütsel yapıya dönük hukuki güvenceler sağlayan yasal çerçevenin ötesinde, Meclis gündemine getirilmek istenen "idari ve siyasi" adımlar tam olarak nedir?
Yerel yönetimlerden özerklik taleplerine kadar uzanan bir zemin mi hazırlanmaktadır?
Dahası...
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesi, tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğunu net bir şekilde hükme bağlamıştır.
Zaten hukuken ve anayasal olarak güvence altında olan bir kavramın yeniden "anayasayla güvenceye kavuşturulması" talebi, aslında bireysel eşitlikten ziyade kolektif/etnik tabanlı bir statü arayışının ve idari bir yapılanma itirafının açık göstergesidir.
Fiyat algısı bozulduğunda insanların hiçbir ekonomik referansı kalmaz. Gördüğü fiyatı hiç bir şeyle kıyaslayamaz hale gelir. Türk toplumu bu durumu yaşıyor:
https://t.co/tRY08lUQY2
Alman ve bavyera anayasası, savaşı kazanan müttefik ülkeler tarafından hazırlandı.
Japon anayasası, savaşı kazanan abd tarafından hazırlandı.
Türkiye anayasası..
“Eşit vatandaşlık” bir sistem teklif etmek, etnik vatandaşlık getireceğiz demek.…Topluluklara, kimilerinin kolektif hak dediği, siyasal kimlik vereceğiz demek…
“Çerçeve Yasa” hakkında DEM Parti başkanı Tuncer Bakırhan adlı şahıs;
“Bu çerçeve yasa bir başlangıçtır, bu bir kapıdır. Biz bu kapıyı geçmek zorundayız. Evet, bu yasa herkesi tatmin etmeyebilir ama, Lider Öcalan’ın dediği gibi, esas yapılacaklar bu kapıyı geçtikten sonra yapılacak.” buyurmuş.
@dbdevletbahceli@RTErdogan@YildizFeti
Gelecek Türk Nesli hayır ile mi küfür ile mi anacak zaman şahit……….. Elbet hesap
olacak.
Devlet garantisini verdiniz ⁉️
Teröristleri /İsyancıları pardon “gerillayı”
meşrulaştırdınız…… @celal_adan
Karayilan'dan aciklama:
"Turk ordu'sunu akp ile ergenekon ve balyoz operayonlariyla biz durdurduk"
Mhp'li Adan:
"Ergenekon ve balyoz bir darbe girisimidir"
Unutulmaz replik bu 👏🏻👏🏻👏🏻
@dbdevletbahceli@RTErdogan
NOT: Bu defa Trabzon’dan çıkılacak⁉️