Utanç öylece geride bırakılacak bir duygu değildir. Dünyanın utancını sırtında taşıyanlar, dünyanın gidişatını reddedenler ve kişisel sorgulamalarla başkaldırı becerilerini diri tutarak itaat etmemeyi bilenler olmuştur hep.
Utanç bu yüzden merhamet ile birlikte hayal gücü tarafından taşınan iki büyük ilişkisel duygu olagelmiştir.
🔴OKULDA ŞİDDETE HAYIR!
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan ve eğitim emekçileri ile öğrencileri hedef alan ağır saldırıyı protesto ediyoruz.
🗓️15 Nisan 2026 Çarşamba günü;
✔️Türkiye geneli tüm iş yerlerinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA eylemi,
✔️Genel Başkanımız Kemal Irmak, KESK Eş Genel Başkanı, MYK üyelerimiz ve bölge şubelerimizin katılımıyla, SİVEREK'te saldırının gerçekleştiği Ahmet Koyuncu MTAL önünde BASIN AÇIKLAMASI,
✔️ANKARA’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde saat 13.00’te BASIN AÇIKLAMASI,
✔️Şubelerimizin belirlediği yer ve saatlerde, yerellerdeki tüm emek ve demokrasi güçleriyle en geniş katılımlı ALAN EYLEMLERİ yapıyoruz!
Bir çocuk okula giderken annesine el sallıyor. Birkaç saat sonra aynı çocuk savaşın "yan hasarı" diye raporlara yazılıyor.
Şimdilik savaşın en dürüst tanımı budur!
Bu karede jeopolitik yok. Strateji yok. Sadece 153 çocuğun kazılmış mezarı var.
Savaş kararlarını alanlar durmaksızın konuşurken çocuklara susmak pay ediliyor..
Ama biz biliriz ki en çok mezarlar susmaz..
Bir fikre cevap veremeyince insanın soyuna sopuna bakmak, buradan kendine siyasal pozisyon edinmek bu coğrafyanın en köhne reflekslerindendir.
Kaidedir: Düşünceyle yüzleşemeyen akıl biyografiye kaçar, itirazı susturmak için kimliği kurcalar.. Oysa sözün ağırlığı doğum yeriyle ölçülmez, vicdanın pusulası ise aile albümünden çıkmaz.
Bir devlet bombayı “fetih”, ölümü “zafer”, ayeti emir kipiyle okutup camilere servis ediyorsa bunun adı organize bir vicdansızlık ve adaletsizliktir.
Enfal burada kutsal bir metin olarak değil,
itaat/korku üretmenin ve kanı aklamanın aracı olarak kullanılıyor.
Ayetle başlayan her cümle meşru değildir.
Ve biliriz ki bazı cümleler sadece suçu büyütür.
Ve şunu da not düşelim: Tanrı adına konuşan devletler, en çok Tanrı’yı kirletir.
Diyarbakırlı yurt çocuklarını taşıyan ve Mersin’de kaza yapan minibüste 17’sindeki Sinem de can verdi.
Ölü sayısı 3 oldu.
Çocuklar yasaya aykırı olarak Çanakkale, Çeşme ve Samsun’a da tek şöförle yola çıkarıldı. Tatil gezisi diye adeta ölüme gönderildiler https://t.co/r3KusD5g7n
O KURUM DİYARBAKIR AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ...
HİKÂYENİN AKTÖRLERİ İSE DİYARBAKIR İL MÜDÜRÜ AYDIN POLAT VE YARDIMCISI
BUNU YAZMAK, SIRTINI DEVLETE YASLAMIŞ O MÜDÜRÜN İHMALİYLE CAN VEREN İKİ MASUMUN BİZİM ÜZERİMİZDEKİ HAKKIDIR.
İYİ OKUYUN