9 yıl önce söylediğim şeyi tekrar edeyim:
“Türkiye'de 20 milyon hane var. Her aile 500 m² bahçeli tek katlı evde otursa ancak Konya yüzölçümünün dörtte biri yani 10.000 km² ediyor.”
Yıkmayın. Tam tersine şu siyah noktalardan planlı ve ekolojik şekilde dileyen herkesin hicret edebilmesi için uygun politikalar belirlemek gerekiyor. İnsanlar artık kentlerde hapsolmak istemiyor. Barınmayı rant ve yatırım alanı olmaktan çıkarın.
Mevcut hobi bahçelerinin de ekolojiye uymayanları varsa ekolojik hale getirilmesini sağlayın. Hatalar varsa zamanında uygun politikalar geliştirmemeniz nedeniyledir.
16 yıl önce Eskişehir’de bacanağımla birlikte kendi evimizi yaptık.
Faize girmedik.
Müteahhit de bizdik.
Ustaları tek tek kendimiz bulduk.
Malzemeyi kendimiz aldık.
İşi birlikte takip ettik.
Bir yıldan kısa sürede ev bitti.
O gün şunu gördük:
Ev yapmak zor değil.
Pahalı olan, evin etrafına kurulmuş sistem.
Bir evin maliyetini büyüten şeyler çoğu zaman beton ve demir değildir:
Banka faizi
Müteahhit kârı
Emlakçı ve aracılar
Dağınık ve pahalı malzeme alımı
Plansızlık nedeniyle sökülüp yeniden yapılan işler
Gereksiz mimari gösteriş
Kullanılmayan metrekareler
Marka ve dekorasyon tutkusu
Uzayan inşaat süresi
Kira ve finansman giderleri
Birbirinin üzerine eklenen komisyonlar
Şeffaf olmayan işçilik ve malzeme fiyatları
Bunları baştan doğru planladığınızda ev, piyasa fiyatının çok altına çıkabiliyor.
Çünkü piyasada size yalnızca ev satılmıyor.
Arsa rantı satılıyor.
Faiz satılıyor.
Risk primi satılıyor.
Müteahhit kârı satılıyor.
Aracı komisyonu satılıyor.
Plansızlığın faturası satılıyor.
Büyük dedelerimiz müteahhit değildi.
Ama kendi evlerini yapabiliyorlardı.
Üstelik bugünkü kutu dairelerden daha geniş, daha kullanışlı ve daha konforlu evlerde yaşıyorlardı.
Bugün yeniden öğrenmemiz gereken şey şu:
Ev, yalnızca parayla yapılmaz.
Bilgiyle, dayanışmayla, doğru planlamayla ve faizden uzak durarak yapılır.
Tek başına zor görünen şey, birlikte kolaylaşır.
Toplu alımla ucuzlar.
Ortak ustalarla hızlanır.
Şeffaf hesapla güvenilir hâle gelir.
Ev pahalı değil.
Bizi eve ulaştıran sistem pahalı.
https://t.co/yNYsP81Ww9 Marmara Açık İnovasyon Topluluğunda Barınma Ekosistemi ile ilgili gruplara katılabilirsiniz.
Bursa’da yaşanan bu olay, sıradan geçiştirilecek gibi değil.
Bir vatandaş kendi dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çaldığı için açıkça tehdit ediliyor. Saldırgan suçunu kameraya çekip sosyal medyada rahatlıkla paylaşıyor.
Bizi asıl endişelendiren bu saldırganın kendisi değil, onu cesaretlendiren cezasızlık algısıdır. Bunun önlemi alınmazsa çok daha vahim görüntüler ortaya çıkar.
Yıllardır spor üzerinden, siyaset üzerinden pohpohlanan ırkçı dilin bugün sokağa yansıdığını üzülerek görüyoruz. “Kürtçe şarkı mı açıyorsun?” sorusu, bir tehdit cümlesine dönüşüyor.
Bu saldırgan ivedilikle bulunmalı ve cezalandırılmalıdır. Aksi halde yarın 10 kişi daha aynı şeyi yapar.
Irkçılığa sessiz kalmak, ortak olmaktır.
biri âyetten rahatsız olur, biri ahmet kaya şarkısından rahatsız olur, biri amedspor isminden rahatsız olur, biri haşemadan rahatsız olur, biri kürtçe tabeladan rahatsız olur. arkadaşlar, kusura bakmayın ama siz muhalif veya vatansever falan değil su katılmamış ırkçı faşistsiniz.
#8MilyonEveYapıKayıt
EVETTT YIKTINIZ NE OLDU AHH ALDINIZ VE BU ACILARI BU İNSANLARA YAŞATTINIZ. KİMSE YAŞATTIĞINI YAŞAMADAN BU DÜNYADAN GÖÇÜP GİTMEZ. ELİNİZE NE GEÇTİ
@zafersahin06 Yıkım değil çözüm istiyoruz. Gaziantep’te uygulanan örnekler, doğru planlama ile vatandaşın da kamunun da kazanabileceğini gösteriyor. Benzer çözümler tüm Türkiye’de hayata geçirilmeli.
#8MilyonEveYapıKayıt
NATO gündeminde kaybolmaması gereken bir proje….
Gaziantep’te belediye…
690 bin liraya bahçeli ev yapacağını açıkladı.
Yüzde 50’si peşin, kalan tutar aylık 19 bin lira taksitle.
Şehit aileleleri, gaziler ve emekliler için fiyat 590 bin lira.
Yüzde 25’i peşin, kalan tutar aylık 9 bin TL taksitle ödenecek.
Ödeme 24 ay, teslimat 12 ay…
İlk etapta 5 bin konut için başvuru yarın başlıyor.
İlk sene 20 bin bahçeli ev noter huzurunda yapılacak kura ile sahiplerini bulacak.
Bir sonraki hedef 100 bin bağımsız bahçeli ev.
Başvurular yarından itibaren https://t.co/E6tnjq5Nte adresinden veya GBB Konut satış ofisinden yapılabilecek.
(Proje güzel. Dar gelirlinin, emeklinin ucuz konuta ulaşmakta sıkıntı çektiği bir dönemde bahçeli bir ev çok cazip görünüyor.
Bu modelin tüm Türkiye’ye yayılması lazım. Milli Emlak belediyeler işbirliğiyle boş arsalar vatandaşın konut ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Altyapıyı da belediye halledeceği için konut maliyeti düşer.
İnsanımızın ayağı toprağa değer, şehirler güzelleşir.)
Sayenizde “Emeklilikte Seyyanene Takılanlar” (EST) diye geniş bir kitle oluştu. Ama bu kesimin ortak özelliği şu; emekli olmak istemiyorlar. Çünkü emekli olsalar maaşları en az yarıya düşecek. Yani fiili olarak emekli olamıyorlar. Yaş hadlerini bekliyorlar. Sadece memur değil işçi kesimde de aynı.
Türkiye’de memur maaşını asgari ücretle kıyaslamak baştan yanlıştır.
Çünkü Türkiye’de asgari ücret, artık bir geçim ücreti değildir.
2026 net asgari ücret: 28.075 TL
Haziran 2026 itibarıyla:
Açlık sınırı: 35.759 TL
Yoksulluk sınırı: 116.478 TL
Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti: 46.249 TL
Yani asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafını bile karşılamıyor. (Türk-İş)
Bir de kira gerçeği var:
Türkiye ortalama kira: 26.647 TL
İstanbul ortalama kira: 40.287 TL
Buna göre ortalama kira;
Türkiye genelinde asgari ücretin yaklaşık %95’ini,
İstanbul’da ise yaklaşık %144’ünü götürüyor.
Avrupa Birliği’nde de barınma sorunu ağırdır. Fakat asgari ücretlilerin kira, enerji ve diğer konut giderlerine ayırdığı pay ortalama %34,8 düzeyindedir. (Eurofound)
Ülke genelindeki ortalama kiralar esas alındığında ise kira, AB’de asgari ücretin ortalama %42’sine denk geliyor. (ETUC)
Türkiye: %95
İstanbul: %144
AB ülke ortalaması: %42
Böyle bir ülkede:
“Memur asgari ücretin kaç katını alıyor?” hesabı hiçbir şeyi açıklamaz.
Hele Avrupa’daki asgari ücretlerle oranlayıp memuru zengin ilan etmek daha büyük bir yanlıştır.
Doğru ölçü;
asgari ücret değil,
açlık sınırı,
yoksulluk sınırı,
kira yükü
ve gerçek yaşam maliyetidir.
Çökmüş bir tabanı ölçü alıp herkesi zengin ilan edemezsiniz.
Sen memurların maaş artışı enflasyon altında kalırken bir şey yapamamışsın.
Şimdi kalkıp seyyanen zam deyip duruyorsun.
Bilmeyenler için…
Emekli maaşlarının düşük olması hep bu seyyanen ücret artışları nedeniyledir. Çalışırken aldıkların emekli olunca silinir.
Memurlara ve emeklilere verirseniz onlar da gider piyasada alışveriş eder, esnaf ve piyasa canlanır diye en yüksek maaş artışını Erbakan hoca yapmıştı. Efsaneyi hatırlayalım.
Olacak İş Değil!
Adalet Sistemi Nasıl Bu Hale Geldi?
📍Türkiye'de Ters Lale Koparmanın cezası 700 bin lira
📍Sultan Çiçeği 557 bin Lira
📍Kazdağları Şakayığı 557 bin Lira
📍Eber Çiçeği 387 bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Oyna maden şirketleri 900 bin liraya Maden Ruhsatı alarak talan ediyorlar.
👉Ceza sıfır.
👉Nehirlere siyanür karışır ceza sıfır.
👉Tarım alanları elverişsiz hale gelir ceza sıfır.
👉Doğa Hayvanlarının yaşam alanları yok edilir ceza sıfır.
Hangi Adalet Neye Göre İşliyor?