Sabahattin Önkibar, bazı verilerle AKP öncesi Türkiye ile günümüzü kıyasladı:
• AKP öncesinde Türkiye'nin hapishanelerinde 57 bin kişi varken bugün 436 bin kişi var.
• AKP öncesi Türkiye’nin dış borcu 129 milyar dolar iken şimdi 576 milyar dolar.
• AKP öncesi emekli 8 çeyrek altın karşılığı aylık maaş alırken bugün 2 çeyrek altın karşılığı aylık maaş alamıyor.
• AKP öncesi Türkiye hukuk devletiyken şimdi ülke siyaseti şekillendiren saray savcıları tarafından yönetiliyor.
• AKP öncesi Doğu Akdeniz ve Ege, mavi vatanın parçası iken bugün değil.
• AKP öncesi Türkiye hukukta 55. sıradayken bugün 143 ülke içinde 118. sırada.
• AKP öncesinde ülkemiz Uluslararası Şeffaflık Örgütü verilerine göre yolsuzlukta 102 ülke arasında 64. sıradayken şimdi 182 ülke arasında 124. sırada.
• AKP öncesinde açlık sınırımız 120 dolar iken bugün 610 dolar.
• AKP öncesinde enflasyon ve faiz oranları makul seviyelerdeyken şimdi dünya şampiyonlarındanız.
• AKP öncesinde katil Apo hain iken şimdi siyasi Önder.
• AKP öncesi Ege'deki 19 ada Türk toprağı iken bugün Yunan toprağı.
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Fatih Terim, TFF Başkanlığı’na değil de Merkez Bankası Başkanlığı’na atanmalı.
Seçil Erzan’ın ifadelerine göre; ortada milyonlarca dolarlık bir fon hikâyesi var, mağdurlar var, zarar edenler var…
BİR TEK ZARAR ETMEYEN FATİH TERİM VAR.
Böyle bir ekonomik başarı hikâyesi varken futbolun içinde harcanması ülke adına büyük kayıp.
Çok iyi eğitimli, iyi bir kariyeri olan, güçlü ve dik hem de bir KADIN!
Üstüne şimşekleri çekecek,nefret edilecek,gıcık kapılacak her şeyi var fazlasıyla.
Zor işi çok zor
#FatoşPınarTürker
Sayın Akın Gürlek;
“Kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.” demişsiniz.
Bu vesileyle kamuoyunda uzun süre tartışılan Galatasaray karaborsa soruşturmasına ilişkin bazı sorular da cevap bekliyor.
Gazeteci Fatih Altaylı, şüphelilerin hesap hareketlerine bakılmadan dosyanın kapatıldığını iddia etmişti. Anadolu Ajansı’nda yayımlanan sonuç metninde de hesap hareketlerinin incelendiğine dair açık bir bilgi yer almıyordu.
Bakıldı mı?
Ayrıca ayrı bir konu olarak;
Erden Timur, uzun süre Galatasaray yöneticiliği ve sponsorluk ilişkileriyle kulübün en önemli figürlerinden biriydi. Kulüp Başkanı Dursun Özbek de kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Erden Timur’un kulübe ciddi miktarda finansal destek sağladığını ifade etmişti.
Türkiye’de yürürlükte olan 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun açık değil mi?
Bu kanuna göre;
• Suçtan elde edilen gelirlerin saklanması, dönüştürülmesi veya meşru gösterilmesine yönelik işlemler suç kapsamındadır.
• Yasa dışı gelirlerle bağlantılı olduğuna dair şüphe bulunan işlemler MASAK tarafından incelenebilir ve tarafları hakkında değerlendirme yapılabilir.
• Kanun, “kesin suç ispatı” değil; “şüphe” veya “şüpheyi gerektirecek husus” bulunmasını da dikkate alır.
Hal böyleyken;
Galatasaray ve ilgili finansal ilişkiler hakkında herhangi bir inceleme veya değerlendirme yapıldı mı?
Yapılmadıysa yapılacak mı?
Cevap verirseniz sevinirim.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Gittim baktım gsnin amatör branşlarda ne başarısı var diye, son 5 senede sadece 1 kere kadınlar futbolda şampiyon olmuşlar. Aynı branşlarda Fenerbahçenin 24 tane kupası var. 3 tanesi uluslararası kupa. İnsanın aklıyla bu kadar alay edilmez
12 hakem Antalya başsavcısına gidip ifade verdi…
Maçların manipüle edildiğinden bahsediyorlar…
Fenerbahçe kazandığı zaman hakemlere baskı yapılıyor…
İsim vermiyorlar ama hangi takımdan bahsettikleri açık açık belli…
Hakemler açık açık tehdit ediliyor….@MHK_Resmi@TFF_Org
Sayın Bakan, yaptığınız bu açıklama Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Türk sporuna yaptığı eşsiz katkıları görmezden gelmekle kalmıyor, aynı zamanda milyonlarca Fenerbahçelinin emeğine ve alın terine açık bir saygısızlık niteliği taşıyor.
Türkiye’de amatör branşlara en büyük yatırımı yapan, olimpik sporlarda ülkemize en fazla başarı kazandıran ve onlarca yıldır Türk sporunun lokomotifi olan kulüp tartışmasız şekilde Fenerbahçe’dir. Bu kadar açık bir gerçeği yok sayarak yapılan bir değerlendirme, tarafsız olması gereken bir devlet makamı açısından son derece vahim ve kabul edilemezdir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı makamı, kişisel kulüp tercihlerini yüceltme yeri değil; Türk sporuna gerçek anlamda emek veren kurumlara hakkını teslim etme makamıdır.
Bizim nezdimizde Fenerbahçe’nin tarihini, başarılarını ve Türk sporuna kazandırdıklarını görmezden gelen hiçbir açıklamanın ciddiyeti yoktur.
🇹🇷 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizin bağımsızlık mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 107. yıl dönümünde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor;
başta Ulu Önderimiz olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Olmayan penaltıyı, ofsayt golü anladın ama son dakikada defansın kıçına çarpıp giren golü anlamadın, öyle mi? Küme düştün diye üzülmüştük ama sen bu anlayış seviyenle haketmişsin küme düşmeyi.
Erden Timur-Murat Özkaya, bahis-şike ve kara para ile terörün finansmanından tutuklanıyorlar,200 milyon euro'ya yakın para girişi ve isimsiz sponsorluklardan Gs kulübüne kaynak sağlıyorlar,şirketlerine malvarlıklarına el konuluyor, GS kulübüne verdikleri paralar neden istenmiyor!
2011 TFF Etik Kurulu başkanı hukukçu Oğuz Atalay:
"Şike yoktu kumpas vardı. O iddianameden Fenerbahçe'ye şike çıkmazdı. Polis fezlekesi ile Fenerbahçe aleyhine rapor çıksın diye baskı yapıldı. Polis raporuyla karar çıkarılması için bize baskı yapıldı."
#Hatırla #AzizYıldırımVakti #BizimFenerbahçemiz
💬 Halil Özer: "Lig bitti ama olsun... Bazı konuları konuşmak şart. Birkaç örnekle Galatasaray’ın şampiyonluk yolunda daha doğrusu masa başında nasıl bir tartışılmaz üstünlüğü olduğunu anlatmakta yarar var.
Şimdi 3 hafta önce Fenerbahçe kendi sahasında Rizespor ile çok kritik bir maç oynadı. Son saniyeye kadar Fenerbahçe maçı önde götürüyordu. Ancak son anlarda kaleci Fofana topu doldur boşalt yapmaya çalışırken hakem Adnan Deniz Kayatepe, Oğuz’un ittiğini belirterek faul çaldı. O faul atışı sonrası top gitti gol oldu. Tamam Ederson pozisyonda hatalıydı ama başlangıçta çalınan düdük ligin kaderini tayin etti. Fenerbahçe bu maçın moralsizliği ile Galatasaray karşısına çıktı ve yenildi. Hatta kupadan da elendi.
Sonra bir baktık orada faul filan yok. Oğuz’un eliyle bir dokunması var o kadar. Bütün hakem hocaları yerli yabancı yorumcular bu pozisyonda Fofana’nın kırmızı görmesi gerektiği konusunda birleşti. Ancak öyle bir hava yaratıldı ki Fenerbahçe camiası bu pozisyondan hiç söz etmedi, Ederson’a yüklendi. Gündeme bile getirilmedi.
Ama TFF kendi kurullarında bu hakemi sert bir şekilde eleştirdi. Üstelik raporlarda hakemin yüzde yüz hatalı olduğunu söyledi.
Peki sonra ne oldu?
Bir dedikodu çıktı.
Hakemin sezon sonuna kadar maç alamayacağı belirtildi.
Öyle mi dersiniz?
Hayır tabii ki. Bu hakem daha geçen hafta Beşiktaş’ın Konyaspor’a elendiği maçın hakemiydi.
Yani MHK’nın hatalı demesine rağmen dışarıya belli etmediler ama öyle düşündüklerini biliyorum. Suç ve ceza sistemini uygulamadılar. Öyle ya daha bir iki hafta önce ligin kaderini belirleyen bir hata yapan hakemin normalde yeni sezona kadar maç almaması gerekir. Hatta bazı ülkelerde bu hata düdük astırır.
Ama TFF biliyor. Konu Fenerbahçe ise sorun yok. Nasıl olsa kimse sesini çıkarmıyor. Etki yok, tepki yok. Vurun abalıya.
Peki aynı olay Galatasaray maçında olsaydı ne olurdu.? Bir hatalı sarı kart yüzünden Erden Timur “Ligi oynatmayız” demişti. Bir Allah’ın kulu da “Kimsin sen?” demedi. Diyemedi. Bu olay Galatasaray aleyhine yaşansaydı olacakları düşünmek bile istemiyorum.
Ama Fenerbahçe boş musluk sesi. Onlar kendi dertlerine düşmüş. İmzacısı ile başkan adayları ile kulübü düşünen yok. Varsa yoksa iktidar olabilmek. Bu kafayla senden şampiyonluk alan hakemlere daha çok ödül maçı verilir.
Eğer sen daha sezon başında Alanya maçının son dakikasında yüzde yüz penaltıyı vermeyen Cihan Aydın’a ses çıkarmazsan sezon sonuna doğru seni böyle patlatırlar.
Peki Fenerbahçe son Galatasaray - Antalya maçının VAR hakemlerini araştırdı mı? Örnek böyle önemli maça atanan VAR hakemi Öznur Özden hangi tecrübeyle bu kader maçına verildi. Liyakat yüzünden mi yoksa birilerinin koşu arkadaşı ya da birilerinin kankası olduğu için mi? Hiçbir şeyi görmeyen VAR hakemi. Osimhen’in hakem yerine maçı yönetmesine nasıl izin verildiğini, bu adama karşı hakemlerin neden sessiz kaldığını, her maç kırmızı görmesi gerekmesine rağmen hakemlerin neden korktuğunu Fenerbahçe araştırdı mı? Peki derbide Barış Alper’in isteği üzerine Ederson’un gördüğü kırmızı kartın hesabı soruldu mu? Tabii ki hayır.
Yıllardır bu mesleğin içindeyim ama bu MHK’ların, genci yaşlısı hakemlerin yaşadığı Galatasaray korkusunun nedenini asla çözemedim. Adamlar düdüklerini asıyorlar sonra bir sürü itirafta bulunuyorlar. Ama ne fark eder? Olan olmuş. Yaptığın yanında kar kalmış.
Yani diyeceğim şu ki Fenerbahçe bu kafayla daha çok Galatasaray şampiyonluğu izler.
Sonra da TFF başkanı bugün olduğu gibi çıkıp “Hakemler ligin sonucunu etkilemedi. Hakemlik olarak 5 büyük ligden daha iyi durumdayız” diyebilecek cesareti kendinde bulur.
Ve tabii bir kişi de çıkıp “Peki Dünya Kupası’nda o zaman neden yokuz” diye sormaz."
(📰 Milliyet)