Güzelbahçe Belediye Meclis Üyelerimiz mazbatalarını aldı. Artık Güzelbahçe hizmet bekliyor. İlk Meclisimizi yapıp, hızlı bir şekilde çalışmalara başlıyacağız.
#işimizgücümüzgüzelbahçe#sevdamızgüzelbahçe
Ben de istiyorum arkadaşlar deniz kenarında bir kafede oturmayı. Kahvemi yudumlayıp dalgaları seyretmeyi, insan sesi olmadan saatlerce düşünmeyi ama olmuyor.
Antalya'nın havası nemli olmayan ilçesidir Korkuteli. Şehzadelerin eğitim ve yayla şehriymiş Osmanlıda. Yörük obasıdır. MHP'nin kalesidir. 2019 seçiminde CHP/İYİP ittifak yapmasına rağmen yıkamamıştı MHP'yi ama dün Türkiye'nin en genç kadın adaylarından CHP'nin adayı Saniye Caran seçimi kazanarak Korkuteli'nin yeni belediye başkanı oldu. 29 yaşındaki Saniye Caran’ı tanıyalım?
Görseldeki beyefendiyi tanıyanınız, adını bileniniz var mı?
51 yaşındaki bu beyefendinin adı; Levent Sezer.
Levent Bey İş Bankasında maaşlı olarak çalışıyor, kendisi 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in oğlu.
Levent Bey'i bugüne değin gece hayatında görmedik, iş insanlarının yanında görmedik, lüks otellerde, rezidanslarda görmedik.
Dediğim gibi çoğunuz ismini ilk defa duyuyorsunuz.
Hatta pek çok kişinin bildiği bir anekdot daha paylaşayım, Levent Sezer'in nikah merasimi Çankaya Köşkünde yapıldı, babası nikahın yapıldığı gün elektrik ve su sayaçlarının endekslerini not aldırdı ve o gün sarf edilen elektrik ve su paraları Sayın Cumhurbaşkanının maaşından ödendi.
Böyle bir babanın oğlu Levent Bey.
Şimdi AKP neden kaybetti diye soruyorlar ya, sorunun cevabı Levent Bey aslında.
Akp'lilerin en baştakinden, en kıçtakine kadar oğulları, kızları, damatları neler neler yapıyor 22 senedir görüyoruz.
Örneğin Bilal Erdoğan, Erkam Yıldırım vb.
Bu iki arkadaşın mesleği nedir? Ve nasıl iş insanı oldular, milyarder oldular.
Bu iki arkadaş Levent Bey'den çok mu zekiler?
Anlıyorsunuz değil mi ne demek istediğimi?
AKP Kendi ekosisteminde yarattığı liyakatsizler sürüsü yüzünden kaybetmeye mahkumdur.
Bugün onlar için her şey güzel olabilir.
Ama sakın unutmayın, Sudan'da El-Beşir'in çocukları, akrabaları için de her şey çok güzeldi bir zamanlar.
Yine Paraguay'da Alfredo Stroessner'in liyakatsiz akrabaları ve aile bireyleri de her türlü lükse ve konfora sahiplerdi.
Hepsi de kendilerini en yenilmez, en güçlü hissettikleri zamanlarda yediler halkın tokadını.
Elbet hiçbir zulüm sonsuza dek sürmez.
Kendi ekosistemlerinde yarattıkları kibir abideleri er ya da geç yıkılır.
Hatta ne demiş Aşık Kaplani;
"Sana kutsal gelen bin yıllık çınar, Fiske vuruşuyla yıkılır bir gün..."
Halkı düşünmeyen, halkın imkanlarını gasp edip kendini dev aynasında görenler elbet bir gün fiske vuruşuyla yıkılacaklar...