@drcemiltugay Su faturası geçen aya göre 3 katına çıkmış . Başkan, belediyeyi yönetemeyince çözümü zamda bulmuşsunuz. Giderayak attığınız bu golü unutmayacağız.
Sayın Başkan, suya zam yapmakta gösterdiğiniz başarıyı belediye yönetiminde de gösterebilseydiniz bugün bu faturaları konuşmuyorduk.
Bebekleri ve masumları öldürmeyi marifet sanan siyonist köpekler! Gücünüz ancak bebeklere ve çocuklara yeter. Bu zulmünüzde boğulacaksınız! Size köpek demek köpeklere hakarettir @netanyahu#katilisrail#Israël#haddinibil#bebekkatili
Türkiye Cumhurbaşkanı @RTErdogan, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor.
Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor.
İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek - Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur.
@kilicdarogluk@ekrem_imamoglu@mansuryavas06
Binlerce bebek katili olarak tarihe geçen @netanyahu nun Cumhurbaşkanımız @RTErdogan ı hedef alması, işlediği insanlık suçlarını örtbas etme çabasıdır. Ellerindeki kanı iftiralarla temizleyemezsin; dünya senin bir katliamcı olduğunu asla unutmayacak! 🇹🇷 #Netanyahu#HaddiniBil
yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali bizi eksik çıkarmanın peşindesiniz. Siz soruya daha cevap veremiyorsunuz 30 küsür kişi işten çıkarıldı mı çıkarılmad�� mı ? Gerekçe neydi ? @omereskichp
https://t.co/AwPHBM2LgA
Bugün “öderim” diyorsunuz. Peki yarın ortaya çıkacak başka dosyalar için de aynı rahatlıkta konuşabilecek misiniz? @omereskichp
https://t.co/peShF2aqhm
Bornova Belediye Başkanı’nın açıklamalarını şaşkınlıkla ve endişeyle takip ettim. “Kamu zararını cebimden ödeyeceğim” demek ilk bakışta sorumluluk almak gibi sunulsa da meselenin özünü ıskalayan son derece yüzeysel bir yaklaşım. Hangi birini cebinizden ödeyeceksiniz? Sadece 5 ay 8 günlük maaşı mı? O süreçte yapılmayan işler, aksayan hizmetler, Bornova’nın kaybettiği zaman ne olacak? Kamu zararı dediğiniz şey yalnızca maaş kaleminden mi ibaret?
Daha da önemlisi, bu açıklamanın tonu. Bir özeleştiriden ziyade, “ben öderim konu kapanır” gibi bir kibir içeriyor. Bu yaklaşım, bir yönetim zaafını örtmez; aksine derinleştirir. Asıl soru şu: Bu kişi nasıl işe alındı? Referansla geldiği açıkça ifade ediliyor. O halde sormak gerekiyor: Sizin belediyeniz bir “referanslar belediyesi” mi? İşe alımlarınızda ehliyet değil de tanıdıklar mı geçerli?
Bugün “münferit” denilerek geçiştirilen bu olay, aslında daha büyük bir sorunun işareti olabilir. Eğer bir personel aylar boyunca bu şekilde sistem içinde kalabiliyorsa, bu sadece bireysel değil kurumsal bir zafiyettir. Bu da doğal olarak şu soruyu doğurur: Yılların birikmiş sorunları, kentin geleceği, kimlerin yönetim anlayışına emanet?
Bornova’nın, İzmir’in kaybedecek tek bir günü bile yokken, bu tür krizlerle gündeme gelen bir yönetim anlayışı karşısında ciddi bir endişe duymamak mümkün değil. Çünkü mesele bir kişi değil; mesele, kamu yönetimine bakışın kendisidir.
Değerli hemşerilerim şahit olsun! İşte CHP zihniyeti budur. Ben her türlü yolsuzluğu, usulsüzlüğü, aymazlığı yaparım ve ortaya çıkarsa da üç beş kuruş verir insanların ağzını kapatırım. İşte CHP zihniyetinin İzmir’e ve İzmirliye reva gördüğü muamele budur. Bu tavır, bu niteliksiz yöneticiler, bu iş bilmez kadrolar, bu torpil sistemi yüzünden İzmir başta olmak üzere tüm Türkiye’de CHP Belediyeleri sırayla iflas etmektedir. SGK’ya bile borcunu ödeyemeyen, işçilerinin maaşlarını yatıramayan, belediye arazilerini yandaş müteahhitlere peşkeş çeken işte bu CHP’dir.
Genel başkanları Silivri ekseninde CHP’yi dönülmez bir felakete sürükleyip her hafta öfke nöbetleri geçirerek sağa sola hakaret ediyor. O genel başkanın seçtiği belediye başkanları da arsızlığa, hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşıp millete mütekebbir ifadelerle “parası neyse vereyim ağzınızı kapatın” diyebilecek cesareti buluyor.
Demokrasi bugünler için var! Az kaldı, İzmir sizinle hesaplaşacak, Türkiye sizinle hesaplaşacak!
Tarih, millete karşı gösterdiğiniz bu af olunmaz tavrınızı utanç sayfalarına elbette yazacak.
Eskiden başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı.
Yıllarca Türkiye’nin geri kalmışlığını bu milletin inanç değerlerine bağladılar.
Biz bu ideolojik bağnazlığa itiraz ettik.
“Biz yapamayız, biz beceremeyiz” diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik.
Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik.
Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyor hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.
Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.
Görevi başındayken teröristler tarafından alçakça bir saldırıyla katledilen Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehadetinin 11’inci yılında rahmetle ve saygıyla yâd ediyorum.