İsveç'te bir deney yapıldı. Evsiz insanlara kişi başı 10.000 dolar verildi. Bir yıl sonra sonuçlar incelendi ve ortaya çıkan tablo sosyologları şaşkına çevirdi.
++
Schopenhauer’a göre üniversiteler hakikatin değil, düzenin savunucusudur. Gerçek filozof akademinin dışında yaşar. Ticaretle uğraşır. Özgür ve bağımsız düşünürdür. Üniversite profesörleri ise yaşamları boyunca yalnızca kariyer ve statü peşinde koşar, bunun ötesine geçemezler.
İtalya'da sabahı ötüşüyle çağıran tarlakuşlarını hiç durmadan öttürebilmek için gözlerine mil çekerlermiş. Böylece hayvancağız bitmeyen bir karanlığın içinde bir ömür öter dururmuş.Cevat Şakir Mavi Sürgün'de anlatır. Bunu okuduğumdan beri insana dair hiçbir kötülük beni şaşırtmaz
Bebek çetesi buzdağının patlamış kısmı.Hadise küresel boyutta ve devlet bu hadiseyi İLAÇ/Tıbbi malzeme ve MR-SU-GIDA-TOHUM-GÜBRE bağlamında birlikte MİLLİ GÜVENLİK meselesi olarak ele almak zorunda.Aksi maddi ve manevi bir yıkım geliyor.
Arkadaşlar 22 sene hekimlik yaptım, özel hastanelerde nöbet tutmuşluğum var, kısa bir süre özel hastanede de çalıştım. Çok kurumsal hastaneler (belli vakıf hastaneleri) hariç sürekli hekim üzerinde yönetimin hasta yatırma, hastayı müşahadeye alma vb baskıları vardır. Hekimim cirosu düşünce bir dönem sonra işten çıkarılır.. Devlet hastanesinde de 2003 yılı itibariyle ‘performans’ sistemi denilen saçma bir sistem gelmiştir. Ne kadar iyi hasta baktığın değil ne kadar çok hasta baktığın, cirona göre devlet döner sermaye vermektedir Sağlık ve eğitimde işler “ciro mantığı” ile yürümemelidir. Sistem başından bozuk kurulmuştur. Ve bozuk düzen devam etmektedir.
Aytunç Altındal hastanelerde yeni doğan bebekleri aşıladıktan sonra yoğun bakıma alıp öldüren Hastane yani Malta şövalyelerini ifşa ettiği için öldürülmüştü.
Bu gördüğünüz adam imam değil. Mevlüt falan okumuyor. Burası Ankara, kendisi Dünya yahudi Hahamlar birliği başkanı. İbranice “efendimiz erdoğanı koru tanrım” diyor. Arkasında ki de zamanın T.C. Turizm bakanı ve mevcut Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) başkanı İbrahim Kalın.