SON DAKİKA: İSVİÇRE MAMOGRAFİYİ YASAKLIYOR
– TIP DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI
İsviçre, mamografiyi yasaklayan ilk ülke oldu ve tıp tarihinin en büyük sahtekarlıklarından birinin ardındaki gerçeği ortaya çıkardı. Kadınlar onlarca yıldır iyileştirmek için değil, kâr etmek için tasarlanmış bir sistem tarafından terörize edildi, yanlış teşhis konuldu ve sakat bırakıldı.
Artık maske düştü. Mamografi asla hayat kurtarmayı amaçlamıyordu. Hasta yaratmayı amaçlıyordu. Gerçekler apaçık ortada: %60'a varan yanlış pozitif sonuçlar
– Tüm teşhislerin yarısı yanlıştır. Kadınlar, hiç yaşamadıkları hastalıklar için kemoterapi, mastektomi ve radyasyona maruz kalmaktadır. Testin kendisi zarar veriyor
- Göğüsler acımasızca eziliyor, dokular radyasyona maruz kalıyor. Kansere yol açabilen bir "kanser testi". Tümör yayılma riski
– Çalışmalar, mamografinin aslında tümör büyümesini tetikleyebileceğini ortaya koyuyor. Durdurduğunu iddia ettiği hastalığı tetikleyen bir teste güvenmeyi düşünün. 690.000'den fazla aşırı teşhis – Sayısız sağlıklı kadın hasta olarak etiketlendi ve büyük tıp şirketleri için nakit makinesi haline getirildi.
Bu sağlık hizmeti değil. Kadınlara karşı organize bir suç. Korku, propaganda ve milyonlarca insanı aşırı teşhis ve aşırı tedavi döngüsüne hapseden zorunlu yıllık taramalar üzerine kurulu bir kâr makinesi.
İsviçre, tıp mafyasına savaş açtı. Yasaklamaları sadece bir politika değil, aynı zamanda kârın insandan üstün olduğu kirli sırrını ortaya çıkaran devrim niteliğinde bir eylem.
Dünyanın geri kalanı artık rol yapamaz.
Gerçek şu ki: daha güvenli ve daha doğru alternatifler mevcut.
Ezme veya radyasyon içermeyen manuel muayeneler ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri bunu kanıtlıyor. Tıp endüstrisi bunu biliyor, ancak milyar dolarlık imparatorluklarını korumak için bunları gizliyor.
Küresel Harekete Geçme Çağrısı:
– Mamografinin dünya çapında yasaklanması.
– Vurguncuları araştırın ve yargılayın.
– Fonları güvenli ve insani tanı araçlarına yönlendirin.
– Kadınları korku propagandasıyla değil, gerçekle eğitin.
İsviçre fitili ateşledi. Tıp dünyası imparatorluğunu korumak için savaşacak, ancak çatlaklar ortaya çıkıyor. Yalanlar dayanamaz.
Mesele sadece meme kanseri değil; insan acısıyla beslenen tüm sistemi ifşa etmek. İsviçre, gerçek sağlık hizmeti için küresel bir devrimin ilk adımını attı. Soru şu: Dünya ayağa kalkacak mı, yoksa tıp mafyasının kâr uğruna hayatları mahvetmeye devam etmesine izin mi verecek?
Sessizlik zamanı bitti. Gerçek ortaya çıktı.
1909 yılında Devlet-i Aliyeyi işgal edenler. Medya ve Sosyal medya ile zihinlerimizi de işgal ettiler. Şimdi de son darbeyi İklim kanunuyla vuruyorlar. Ve biz bu gerçeği okumadığımız, medyayla uyutulduğumuz için bilmiyoruz. Ama artık bu kanunla bize yaşama şansı da +++++
Herkese, tüm insanlığa açık çağrımdır‼️ Türkiye'nin İklim Kanunu'na ihtiyacı yoktur. İklim sorunu da yoktur. Bu sorun küresel baronlar tarafından 'yapay' bir şekilde oluşturularak kanun için meşru kılıfa yöneliktir. Bugün TBMM Genel Kurulu Saat 15.00'da açılacak. İklim Kanunu taslağı 600 milletvekilinin oylarına sunulacak. Bu kanun mevcut taslak haliyle büyük bir tuzaktır ve asıl etrafındaki durumlar geleceği ipotek altına almakta, yeni baskılara zemin hazırlamaktadır. Herkes bölgesinin milletvekiline kısa ve öz bir şekilde hazırlamış olduğum bu dilekçeyi kendilerine tüm sosyal medya hesaplarına, varsa WhatsApp veya mail yoluyla kolayınıza geldiği şekilde iletiniz. Bu paylaşımın altına hepsinin görmesi açısından da etiketleyebilirsiniz, paylaşınız.
#YeşilSahtekarlık
#TehlikeGeliyor
#SONDAKİKA
Hiçbir farkları yok. Aynı süreçlerden geçerek aynı şekilde yeniden hapis (mağdur_edebiyatı) ile başımıza yeni örülen çorabımız hayırlı olsun diyecemde medya ve küreselcilerin parlattığı hiçbir şey bugüne kadar hayırlı olmadı. Taraftarlığı bırakmazsak, yağmurdan kaçarken ++++
+++doluya, doludan kaçarken en sonunda başımıza taş yağacak diye korkmuyor değilim. En kısa zamanda uyanmak dileğiyle.
Acaba biz bu filmi izlerken Arka kapıdan Abdullah Öcalan'ı mı kaçırıyorlar yoksa iklim kanunu mu geçirecekler. Belkide her ikisi. Belkide benim aklıma +++++
“….Ancak tarih bunu bilmeyecek.
Şeytani ancak başka türlü bu topraklarda doğacak insanları kontrol edemeyiz.
Onları tamamen yalandan oluşmuş bir hücreye kapatmalıyız.”
O hücreyi yıkmak ve başlarına geçirmek için gerçekleri öğrenmek zorundasınız!
Dizi ve filmlerle verilen subliminal mesajlar. Ekranlardan toplumu bunlara hazırlamak! Bolu'daki yangının ateşi sönmeden Bursa Nilüfer'de devasa bir fabrika yanıyor. Son bir haftada Bolu, Antalya, Ataşehir, Sultanbeyli'de yangın. Konya'da bina çöktü. Sivas'ta patlama oldu. 2025'in daha ilk 25. Günü... Bunlar tesadüf mü? Elbette hayır... #bolu #konya #Bursa #kartalkayafacia #Bolukartalkayafacia
Yılmaz Özdil'den sonra Spor spikeri Erdoğan Arıkan, Keçiörengücü - Sakaryaspor maçını anlatırken Kalp Krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Sapasağlam insanlar durduk yere kalp krizi geçiriyor. Aşılar hariç her şey bir sebep olarak görülüyor! Bir tek kutsal sıvılar masum. Bu sıvıları insanlara ekrandan kim övdüyse kendileri yaşıyor. Nerede o Bill'in şeysileri? Doktor ve siyaset kılıflı çeteler? "Bak biz olduk sizde olun" diyen yalancı, sahtekâr şovmenler, hocalar, STK'lar? Bill'in Kurulu toz oldu. Şimdi ortalık itirafçı kaynıyor? Yahu o dönem niye sustunuz?