Bu portakalları üreterek ve starak 50 milyon insanı besleyecek, giydirecek ve koruyacak rasyonel, demokratik dağılımlı bir endüstriyel altyapı kurdu.
Türkiye bir nebze çay, fındık, zeytin, üzüm, narenciye, fıstık, pamuk vb üreticisi olduysa ve bunlara dayalı endüstriler geliştiyse Mustafa Kemal'in kamucu ve planlamacı dehası sayesindedir.
Kurduğu kooperatifler, kamusal ekonomik endüstriler, üretici ve ihracatçı birlikleri hepsi üretim-tüketim planlaması dinamiklerine dayanıyordu. Tekel, Tariş, Çaykur, Fiskobirlik, Sümerbank, EBK, Seka, PTT ve daha niceleri.
Keskin bir zekanın örgütlediği ve bu kolektif aklın ürettiği her şeyi, daha 1940'lı yıllardan itibaren hızla yok ettiler.
Çünkü bunlar Anglosakson sömürgeciliği, komprador burjuvazinin ve onların yerli işbirlikçilerinin Türk halkını köleleştirmelerinin önünde birer engeldi.
Şimdi,
Türk halkını aç, çaresiz ve aciz bıraktılar.
You are the fucking clown here. You have no idea what these people’s circumstances are. My friends six-year-old daughter has leukemia. If she catches anything, she will die. Go fuck yourself.
Gaziantep Şehir Hastanesi'nde ihmaller sonucu ölen eşim için adalet arıyorum.Kalp krizi geçiriyor dediğimiz halde bize kızıp beklettiler. Sizin de başınıza gelmemesi için sorumluların adaletin önüne çıkmasını istiyorum.
Gaziantep Ankaralı Turgut Pazar
İtiraz ettiği, başkalarının sesi olmayı seçtiği, boyun eğmediği için tutuklanan, akıl hastası muamelesi gören, sesi kısılmaya çalışılan Av. Dilek Ekmekçi 27 gündür açlık grevinde.
Dileki unutmayın, unutturmayın …
Dilek Ekmekçi Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesine yatırıldı.
Taciz ve tecavüze uğrayan yurt çocuklarını yazdığı için , sistem içindeki menfaat şebekelerini çözdüğü için "deli" yerine konularak pasifize edilmeye çalışılıyor
Ama biz ne olduğunu biliyoruz !
İki rezil dava sürüyor haberiniz var mı?:
1- Dilek Ekmekçi. Yetim yurtlarında fuhuş çeteleri olduğuna dair iddialarını susturmak için tımarhaneye gönderildi.
2- Kız çocukları davası. KHK mağdurlarının 14-15 yaşlarındaki reşit olmayan kızları örgütten yargılanıyor.
“Ahlak herkesin kendi kalesidir” derdi annem. Ahlak kalesini korumak için asker, polis gerekmez. Vicdan yeter. El’e Bel’e Dil’e sahip olmak yeter. Bin yıldır bu topraklar böyledir. Böyle kalacaktır. Bu günlerde Atatürk’e ve Laik Cumhuriyete daha da bağlanıyor insan.
3 gündür Suriye’deyim, kimse bana başını ört falan demedi. Burada pek çok açık kadın var.
Dün bir dondurmacıda HTŞ’liler ile yarım saat konuştum, biz kimsenin inancına karışmayacağız diyorlar.
Diğer kadın meslektaşlarım ne yaşadı bilemiyorum, X’e 3 gündür giremedim zaten.
Ahlat'a yerleştirilen Ahıska Türklerini kazığa oturtacaklarını söylüyor.
İmkanları olduğunda bunu yapıyorlar da. Tatvan'da koruculuk yapan birisini çarmıha gerip yolun kenarına asmışlardı. Muhtemelen Tatvan'da ki Ahlat göçmeni Türklerdendi.
Üzerinden on sene anca geçti.