3 Şubat’tan beri tutsak edilen Suruç yaralımız Uğur Ok’un mahkemesi 4 Ağustos’ta Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.
Suruç Katliamı failleri ve sorumluları yargılanmazken Suruç yaralıları, aileleri ve adalet arayanlar tutuklanıyor. Adalet mücadelemiz tüm saldırılara karşı sürecek.
Merkezi Koordinasyon üyemiz Hivda Selen, kadın özgürlük mücadelesi yürüttüğü için 3 Şubat'tan bu yana tutsak.
İlk duruşması 4 Ağustos Salı günü Çağlayan'da görülecek.
Tüm kadınları, kadın örgütlerini dayanışmaya Hivda'nın duruşmasına çağırıyoruz.
Hivda Selen'e Özgürlük!
Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutsak kadınlardan Dilek Tataş ve Güneş Akan’ın bu sabah sürgün sevkle başka hapishanelere gönderildiği bilgisini aldık.
Tutsak kadınların durumlarını takip edeceğiz.
Ömer Kaplan..
45 yaşında, itfaiye eri..
Mardin Nusaybin'de sınır hattındaki mayınlı alanda çıkan yangına müdahale ederken yangın söndürme hortumunu bağladığı sırada hareket eden itfaiye aracının altında kalarak hayatını kaybetti..
7 Haziran - 1 Kasım 2015 katliam dönemin gerçekleriyle yüzleşmeden, açıklamadan, gerçek sorumluları açığa çıkarmadan, bildiklerinizle ve sessiz sedasız, elinizi, kolunuzu sallayarak gidemezsiniz.
Amed’in, Suruç’un, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın hesabını vereceksiniz!
Direnen maden işçisinin yanındayız!
Yıldızlar SSS Holding önünde nöbete başlayan Doruk Maden işçileri kendilerini holding önüne zincirlemelerinin ardından gözaltına alındı.
Gözaltılar derhal serbest bırakılsın!
3 Şubat’ta devrimci sosyalistlere yönelik gerçekleştirilen siyasi kırım operasyonunda tutsak edilen Eş Genel Başkanımız Murat Çepni, 3 Aralık’ta Samsun 2. ACM’de hakim karşısına çıkarılacak.
Faşist iktidarın komploları, baskıları ve hapishane duvarları sosyalizm mücadelemizi durdurmaya yetmedi, yetmeyecek. Ezilenlerin sesi olmaya, kapitalizme, emperyalizme ve faşizme karşı özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Eş Genel Başkanımız Murat Çepni’ye ve tüm devrimci tutsaklara özgürlük!
Holding binası önüne kendini zincirleyen Doruk Maden işçileri gözaltına alındı
Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, ödenmeyen hakları için kendilerini şirket önünde zincirledi. Madenciler polis tarafından gözaltına alındı.
https://t.co/XWVY1HrE8u
Kabaiş ailesine tehdit mesajları atan kişiler neden tespit edilip sorgulanmıyor?
Talebimiz net: Rojin Kabaiş'in ailesinin can güvenliği sağlansın. Kabaiş ailesine gelen tehdit mesajlarının kim/kimler tarafından geldiği belirlensin ve bu kişiler sorgulansın.
#RojiniçinAdalet
Bugün Gülistan Doku dosyasında gerçekleşen 4. dalga operasyonunda görüyoruz ki şüpheli bırakılmak istenen bir “kadın cinayeti”ne bakanından, valisine, korucusuna, polisine, emniyet müdürlerine kadar hepsi ortak olmuş.
Operasyonlar, gözaltılar yetmez. Gülistan’ın bulunmasını istiyoruz! #GülistanNerede ?
"İran'da, Irak'ta, Filistin'de, Rojava'da direnişimizi bastırmaya çalışanlar kadın özgürlük mücadelemizi engelleyemeyecektir. Kadın yoldaşlığımızın verdiği güçle içeride de, dışarıda da direnmeye devam ediyoruz."
Halkların katili NATO'ya karşı antiemperyalist kadın özgürlük mücadelemizi büyüttükleri için tutsak edilen yoldaşlarımız Cemre, İrem, Şebnem, Şevin, Hale, Zehra ve Zelina'dan mektup var!
Halkların katili NATO'ya karşı antiemperyalist kadın özgürlük mücadelemizi büyüttükleri için tutsak edilen yoldaşlarımız Cemre, İrem, Şebnem, Şevin, Hale, Zehra ve Zelina'dan mektup var!
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma sonunda hazırladığı iddianamede, şüphelilerin JİTEM’in 1992-1996 yılları arasındaki faaliyetleri kapsamında, aralarında Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’ın da bulunduğu 22 kişinin kaçırılması ve öldürülmesinden sorumlu olduklarının dosyadaki delillerle ortaya konulduğunu belirtti. Bu tespit doğrultusunda şüphelilerin cezalandırılmasını talep etti.
İddianame mahkeme tarafından kabul edildi ve Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve beş korucu hakkında “silahlı örgüt kurmak veya yönetmek”, “silahlı örgüte üye olmak” ve “tasarlayarak öldürmek” suçlarından dava açıldı.
Ancak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen davada, içlerinde kamu görevlilerinin de bulunduğu tanıkların açık, net ve birbiriyle uyumlu ifadelerine rağmen sanıklar beraat etti. Yapılan istinaf başvurusu da reddedildi. Böylece cezasızlık uygulamaları sonucunda, Birlikler ve Zeki Alabalık’ın da içinde olduğu 22 kişinin infaz edilmesi ve zorla kaybedilmesi karanlıkta bırakıldı.
#CumartesiAnneleri1113Hafta