16 yaşındaki Yiğit Mehmet Kesme, tamir etmeye çalıştığı traktörün hidrolik aksamına sıkışarak hayatını kaybetti. Meslek lisesi öğrencisiydi, oto sanayide staj yapıyordu, çalışırken öldü... İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verisine göre bu yıl hayatını kaybeden 34.çocuk işçi...
"Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
#DoğuşGrubu#NTV#NTVRadyo
Öğretmen Fatma Nur Çelik 2 Mart’ta katledildi..
Bugün Kahramanmaraş'ta
1 öğretmen ile *8* çocuk katledildi..
Dün Şanlıurfa'da bugün Kahramanmaraş'ta saldırı..
Nereye kadar yas tutacak bu ülke!
Nasıl çıkacağız bu karanlıktan!
Giden canların hesabını kim verecek...
#OkullardaŞiddetHayır
Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve biri öğretmen, sekizi öğrenci olmak üzere dokuz kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda öğrencinin yaralandığı bu acı olayı derin bir üzüntüyle öğrendik.
Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; ailelerin ve tüm eğitim kurumlarının acısını paylaşıyoruz.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, çocukların ve öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim görmesinin en temel hak olduğunu yineliyoruz.
Yaşanan bu acı olayın bir daha tekrarlanmamasını dileriz.
#EğitimdeŞiddeteHayır
Tarım ve gıda tarihi, hayvancılık pratikleri, göç, kültürel alışveriş, zanaat örnekleri, toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü, mutfakta belleğin işleyişi, ticaret… kısacası, bu atlas bir tepsi baklava üzerinden bir üretim-tüketim örüntüsü ve gıda antropolojisi anlatısı sunacak.
YAPMAYIN!
Dört hafta önce suyla ilgili en önemli gündemimiz barajların kuruması ve su kesintileriydi. Birkaç gündür taşkınlar, dolu savaktan salınan sözde "BOŞA AKAN" sular!
Lütfen yapmayın!
Sular boşa akmaz! Su, görselden de anlaşılacağı üzere hava küre (atmosfer), su küre (hidrosfer), taş küre (litosfer) ve canlı küre (biyosfer) arasında sürekli bir döngüye tabidir. Suyla ilgili kuraklık dahil yaşadığımız bütün sorunlar bu döngüyü bozmaktan kaynaklanıyor.
Yaşadığımız kuraklığı, denizlere ulaşamayan, baraj ve göletlerde tuttuğumuz sulardan bağımsız düşünemeyiz. Nehirler yer kürenin dolaşım sistemi gibidir. Denizler ise kalptir. Nehirler yeryüzünden topladıkları besinleri denizlere taşımazsa, denize ulaşmazsa su döngüsü bozulur. Denizdeki besin zinciri sekteye uğrar. Biyosfer, insandan, ihtiyacı olan tarımdan ibaret değildir. Bütün tatlısular tarımsal sulama, sanayi ve insan kullanımı için olamaz.
Bu kadar bencillik fazla!
Su yönetimi, suları barajlarda biriktirip insanın bencil ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Suyu ekosistem ihtiyaçlarını da dikkate alarak bütünsel şekilde yönetmek zorundayız. "Suyu yanlış yönetirseniz, azı kadar fazlası da zarardır. Bakın ovaları su bastı." benzeri açıklamalar yanlıştır. Nehir yatağını tarla yaparsan aradan bin yıl geçse bile birgün su basar. Ayrıca baskınlar toprak için bir çeşit doğal gübreleme işlevi görür.
Lütfen dereleri, çayları, nehirleri, ırmakları rahat bırakın! Sadece yatağından uzak durun. Yatağını işgal ettiyseniz ekip biçtiğinizi kâr sayın ve suya saygı duyun.
Ne güzel yağış gelmiş, baraj dolmuş, aç gözlülükle barajdan taşan suya da göz koymayalım. Bizim dışımızda da dünyada canlar, canlılar var. Hatta suyun da nehirlerin de hakkı var.
MARMARA DENİZİ DENİZKESTANESİ AVCILIĞINA AÇILDI!
⚠️Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 tarihleri arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karardan vazgeçilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığı küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edecektir.
🚩Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. TKB Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü 13.02.2026 tarihinde Marmara Denizi’ni 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizkestanesi avcılığına açtı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir.
🚩Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu yoktur. Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir.
🚩Denizkestanesi popülasyonu deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biridir. Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir (Lütfen görsele bakınız).
⚠️Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık vardır. Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı %90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir.
Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur. Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmamış, görüş alınmamıştır. Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar.
Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir.
⚠️Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır.
Şanlıurfa'da bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışan 15 yaşındaki çocuk, elleri bağlanıp makatına yüksek basınçlı hava kompresörüyle hava sıkılması sonucu ağır yaralandı. Olaya karışan şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu çocuğun çalıştığı işyerini denetleyen var mı @csgbakanligi@iloankara bu çocuk öğrenci mi Mesem’li mi @tcmeb peki bu işkenceyi yapan neden serbest @adalet_bakanlik #MuhammedKİçinAdalet #ÇocuktanİşçiOlmaz
Cennet parçası kiraz kokulu bir yaylayken cehenneme çevirdikleri Bursa Yenişehir #Kirazlıyayla Köyü mevkilerimizi maden sahasını büyütüp daha da beter etmek için #ÇED süreci başlattılar.
Bu yıkıma engel olmak için 2020 yılından beri elinden gelen her şeyi yapan köylüler sözde “halk katılım” toplantısını protesto ederek katılmadılar.
İznik Gölü’nü besleyen dağlarımızı böyle yıkmaya devam ediyorlar. Maden yağması varsa orman yok. Orman yoksa su da yok.
#KirazlıyaylayıSavun
#KuzeyOrmanlarıYıkımınaSon
Türkiye kirlilik soluyor: 10 ölümün biri havadan
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı ‘Kara Rapor’a göre, 2024 yılında 62 bin kişi hava kirliliği nedeniyle yaşamını yitirdi
https://t.co/bZpxqg9K0x
Spanish Prime Minister Pedro Sánchez:
“Spain stands on the right side of history.”
“What is happening in Gaza is a genocide.”
“Repeat with me, ladies and gentlemen, it is a genocide.”
🇪🇸 🇵🇸
KÖYLÜLERİMİZİ SERBEST BIRAKIN!
Milas ilçe jandarma karakolunun önünde gözaltına alınan köylülerimizi bekliyoruz. Bir suçlu varsa zeytinlerimizi talan eden şirkettir. Gözaltına alınan muhtarımız ve köylülerimizi serbest bırakın!
BİLİNSİN: Asla vazgeçmeyeceğiz!
#ZeytinimeDokunma