NATO zirvesi ile ilgili:
1- Türkiye tüm dünyaya, parayla olmayacak bir PR yaptı.
2- Türkiye "hegemon güç" algısını pekiştirdi.
3- TSK disiplin ve kurumsallığını fiziki olarak tüm dünyaya gösterdi.
4- Açık ara en iyi tertip edilmiş NATO zirvesiydi.
5- Türkiye bir İmparatorluk bakiyesi olduğunu ve devletinin, binlerce yıllık derinliğine sahip çıktığını tüm dünyaya ilan etti.
6- Babam yaşasaydı, tüm Batıya gümbür gümbür mehteran dinleten iradeyi ayakta alkışlardı.
7- Türklerin büyük organizasyon yeteneği tüm dünya tarafından bir kere daha görüldü. Boşuna denmemişti; iki Türk bir araya gelirse devlet kurar...
8- Sayın Erdoğan'ın siyasi ligi, içerideki ve dışarıdaki siyasi rakipleri tarafından bir kere daha görüldü. Kendini rakip hissedenlerin morali bozuldu.
Organizasyonda emeği geçenlere, bir Türk vatandaşı olarak şükranlarımı sunuyor, ülkemle gurur duyuyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Reuters muhabirinin sorduğu "Türkiye'nin F-35'i alması için S-400 engeli var, bunu nasıl aşacaksınız?" sorusuna verdiği cevap:
"Bizi izlemeye devam edin"
Rüya bile bu manzara karşısında uyanıp gerçeği izlemeye başladı..
Süper güç olduğu iddia edilen ve kendisini Mesih illan ettiren başkan Trump’ı Türkiye’ye getirdik, geldiği anda mehter marşı ile karşıladık, tüm dünyaya Osmanlı ruhunun hala hayatta ve ayakta olduğunun mesajını verdik..
Yıllardır mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin “saray” diyerek küçümsemeye çalıştığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, bugün yalnızca büyük Türk milletine güven vermekle kalmadı; dünya diplomasisinin en önemli merkezi hâline geldi..
👉Dün ulaşılması güç görülen devlet adamlarını bugün Türkiye’de ağırlıyor; küresel gündemi belirleyen liderleri Ankara’da bir araya getiriyoruz...
👉Bu tablo, Türkiye’nin uluslararası alandaki ağırlığının ve devlet geleneğinin geldiği son noktayı göstermektedir..
👉Devletlerin büyüklüğü yalnızca ekonomik veya askerî güçle değil; kurduğu diplomatik etki, tarihi mirasına sahip çıkışı ve dünyaya verdiği mesajla da ölçülür..
👉Mehter marşının yankılandığı bu buluşmalar, birçok kişi açısından Türk devlet geleneğinin ve tarihî hafızasının sembolik bir yansıması olarak değerlendirilmektedir..
Bu vesileyle, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin uluslararası temsil gücüne katkı sağlayan çalışmalarını takdir ediyor, “Helal olsun.” diyoruz..
Çünkü mesele kişilerden önce, ay yıldızlı bayrağımızın itibarı; makamların ötesinde ise büyük Türk devletinin dünyadaki saygınlığıdır..
Ne mutlu, devletinin yükselişiyle gurur duyan büyük Türk milletine..
🇹🇷 🌍 👏👏
Erdoğan bugün,CHP’nin yeni devlet kurduğu ve kurucu parti algısını yıktı.
Bir devir kapandı.
Trump ilk kez yeniçeri ile karşılandı.
Bu ne demek biliyor musunuz ?
Dünyaya şunu ilan ettik ; “Türkiye cumhuriyeti devleti yeni bir devlet değildir ,Osmanlı imparatorluğu‘nun devamıdır ve köküdür.
Varolsun Osmanlı İmparatorluğu ve devamı Türkiye Cumhuriyeti Devleti…
Her ne kadar bir kaç yıldır enflasyon sıkıntısı yaşasak da,
Ülkemiz son 15 yılda inanılmaz derecede gelişti ve kalkındı.
Bunu kesinlikle inkar edemeyiz.
Çocukluğumu düşünüyorum, bir de şimdiki Türkiye’ye bakıyorum korkunç fark var.
Her alanda inanılmaz bir sıçrama yaşandı.
Alt-üst yapıdan tutun, sağlık ve eğitim imkanlarına, savunma alanından teknolojik atılımlara kadar en az 200 sene ileri gittik.
Bunun için gerçekten çok büyük bir liderlik , adanmışlık ve vizyon gerekiyor…
Teşekkürler Reis Varol @RTErdogan@burhanduran
Gazeteci Ahmet Hakan Coşkun,
“Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din, iman, Kur'an , Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz.
Alevilik de dokunulmaz.
Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada:
Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda, sınırsız mizah nutukları atıyoruz.
Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda: 'Böyle mizah olmaz' tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak
Bizim toplumumuzda 'sınırsız mizah özgürlüğü' masaldır ama 'sınırsız ikiyüzlülük' buz gibi gerçektir.”