Necip Hablemitoğlu 18 Aralık 2002'de öldürülmeden 4 gün önce Eskişehir'deki son konferansında bakın neler söylemiş:
"Bütün bu tarikatlar, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bu tarikatlar, bütün dünyada Amerika Birleşik Devletleri büyükelçiliklerinin koruması altında. Adeta cirit atıyorlar. Ve bundan Türkiye de nasibini fazlasıyla alıyor. Sadece bizim kendi tarikatlarımıza destek vermekle kalmıyorlar. Kendi tarikatlarını bu anlamda Türkiye'ye ve bütün dünya ülkelerine gönderiyorlar. Bakın Çin hükümeti tarikatı yasakladı. Ve Falun Gong tarikatının lider kadrosunun canını kurtaramayanları idam etti. Tarikatın lideri şu an Philadelphia'da. Buna karşılık bakıyorsunuz Moon Tarikatı, aynı şekilde bütün dünya için öngörülen tarikat, lideri yine aynı yerde. Türkiye için öngörülen Fethullahçılık. Fethullah Gülen yine aynı yerde.
Hatırlayacaksınız 1946 yılında barış gönüllüleri Türkiye'ye gelmeye başladığında, 10 binden fazla barış gönüllüsü, Türkiye'yi hallaç pamuğuna çeviriyorlar. Ve özellikle bir grubu yeşil kuşak teorisine en uygun grup olarak nitelendiriyorlar. Bu da Nurcular. Yine hatırlayacaksınız bu teoremi, komünizmin güneye inmesini önlemek amacıyla Türkiye dahil, İran dahil, Pakistan dahil, Afganistan, Suriye, Irak dahil olmak üzere; bütün İslam ülkelerinde şeriatçılığı güçlendirerek ulus devletler yerine tarikat yönetimlerini egemen kılarak, ateizme, komünizme karşı olan dinsel yapılanmayı güçlendirmeyi hedefliyor bu strateji. Türkiye'nin iş birlikçisi olarak da Said-i Nursi seçiliyor. Ve Said-i Nursi, bildiğiniz gibi Amerikalılara sonuna kadar hizmet ediyor. Aşağı yukarı 6 bin kişiyi, 6 bin Nur talebesini Türkiye'den götürüyorlar. Ve Amerika'da ilk Nur Cemaati kuruluyor. Elimde ilk Nur risalelerinin Amerika'daki yayın tarihine baktığımda, biri 1951 biri 1956. Yani o tarihlerden itibaren İngilizceye çevrilmiş risaleleri biz Amerika Birleşik Devletleri’nde görüyoruz.
Türkiye'de 4 bin 500 vakıf ve dernek var bunlara ait. Aşağı yukarı 1704 toplam okul var. Bunların 199'u Fethullah, 29'u Nakşibendilere ait. Mahmud Esad Coşan, Musa Topbaş gibi değişik Nakşibendi gruplarının da farklı okulları, farklı yurtları, farklı gazeteleri ve dergileri var. Bunların yanı sıra Cihat, Yöneliş, Darül Harp, Akabe, Vahdet, Selefi, Hizb ut Tahrir gibi, çok sayıda maalesef İslamiyet, resmen irticai tensip eden gruplar da yine faaliyetlerine devam ediyor."
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/mnEJoDC9jT..
Necip Hablemitoğlu Atatürk'e, bağımsız, laik Cumhuriyete sahip çıkıp gerici ve bölücü teröre karşı çıktı ve katledildi. Hep Hablemitoğlu gibi Atatürkçü ve laik Cumhuriyet sevdalısı aydınlar katledildi, ancak nedense hep Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları mağdur pozlarında...
Anısına saygıyla...
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
“Denizin içindeyiz!”
“Artık saz zamanıdır, şimdi söz zamanıdır!
Havalar çok çok acayip,
Havalar çok çok şizoid…
Havalar çok çok çok acayip, havaları çok çok acayip kılan günün çok acayip haberleriyse şöyle;”
“Deniz Göktaş tutuklandı!”
Gülmekten korkan iktidarlar olmuştur; gülmekten vazgeçen toplumlar ise hiç olmamıştır.
İfade özgürlüğü suç değildir.
Deniz Göktaş’ın yanındayız!
Kemal Kılıçdaroğlu’na beyaz güvercinleri getiren Çetin Yalvaç’ın; Kalaşnikofla poz verdiği ve Mhp Genel Merkezi önünde çektirdiği fotoğrafları ortaya çıktı.
AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu, bu videosundan ötürü gazeteci Timur Soykan hakkında hapis cezası talepli suç duyurusunda bulunmuş.
Bu yönteme başvurduğuna göre videoda anlattığı her şey doğru demektir.
Kayyum Kemal’e inat elden ele paylaşalım.
YSK yerel mahkemenin kendisini yok sayan kararını kabul ederek kendini feshetti!
Bundan sonra ilk iş olarak 2.5 milyon sahte oyun kabul edildiği referandumun iptali için dava açılmalı!
@eczozgurozel@herkesicinCHP
❌ Uber yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Airbnb yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok
Burası Yeni Türkiye;
Bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
🔘Bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
🔘Ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
🔘Sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
Başkanlık rejimi budur !
Dur hele sen daha dur....
İran’ın ekonomisini sabote ederek ayaklanma planladınız. Mossad ajanlarını kalabalığa dahil ederek silahlı çatışma kışkırtınız. Muhaliflere ve özellikle de Kürt örgütlerine silah dağıtarak büyük çatışma planladınız. Birinci gün 1000 kişinin öldürüldüğünü, ikinci gün 3000, beşinci gün 30 bin gibi abartılı sayılar vererek İran halkını özgürleştireceğinizi iddia ettiniz.
En sonunda “İran’ı haritadan sileriz” diyerek o çirkin suratınızdaki maskeyi çıkardınız.
Şimdi de amacınızın sadece petrol olduğunu itiraf ettiniz.
Size bir şey diyemem, siz çıkarlarınız neyi gerektiriyorsa onu takip ediyorsunuz.
Ama sizin demokrasi ve özgürlük getireceğinize inanan okumuş zavallı tiplere sadece acıyorum…
Dünya tarihi böylesine bir açıklamayı nadiren görmüştür.
Bugün Trump İran’ı tehdit ederek “Bu gece bir medeniyet yok olacak ve bir daha geri gelmeyecek” dedi.
Ayrıca kendisine “İran’daki köprülerin ve enerji altyapısının vurulması savaş suçu olmaz mı?” sorusu yöneltildiğinde verdiği ‘’Onlar hayvan’’ cevabı sıradan bir siyasi sertlik değil, savaşın doğasını değiştiren bir zihniyetin dışa vurumudur. Zira karşı tarafı “insan” olarak görmeyen bir anlayış, sivil-asker ayrımını da ortadan kaldırır ve altyapı hedeflerini meşrulaştırır.
Bu yaklaşım aynı zamanda uluslararası hukukun caydırıcılığının zayıfladığını, savaşın giderek kuralsızlaştığını ve psikolojik eşiğin aşıldığını gösterir. Bu noktadan sonra mesele sadece askeri değil, doğrudan toplumları hedef alan bir yıpratma ve çökertme stratejisine dönüşmektedir.
Aynı Trump birkaç gün önce de Hürmüz Boğazı için bir devlet başkanına yakışmayacak sinkaflı ve küfürlü ifadeler kullanmıştı.
Bu dil bir süper gücün liderine değil, akıl ve denge kaybı yaşayan despotlara aittir.
5000 nükleer savaş başlığının kontrolüne sahip Trump neden bu dengesizlik sınırına geldi?
-Düşen F 15 uçağının pilotunu kurtarma operasyonu pekçok kaynağa göre aslında zenginleştirilmiş uranyuma el koyma harekatıydı. Ancak sonuçları itibari ile 1980 yılında yaşanan rehine kurtarma operasyonu (kartal pençesi) operasyonundan çok daha pahalıya ve dünya sahnesinde büyük prestij kaybına neden oldu. Sadece ABD tarihinde değil, dünya tarihinde bir kişiyi kurtarmak için neredeyse 10 hava aracının ve kabaca 400 milyon $’ın harcandığı bir operasyona dönüştü. 1980 yılında yaşanan başarısız harekat başkan Jimmy Carter’ın seçimleri kaybetmesine neden olmuştu. Trump’ın İsrail adına giriştiği bu savaş da şüphesiz Kasım ara seçimlerinde ciddi zaafiyetine neden olacaktır. Trump bu paniği yaşamaktadır.
-Trump‘ın bakanları üst üste ciddi gafl ve hatalar yapmaktadır. Başta savaş Bakanı olmak üzere pekçok sorumluya kongrenin ve halkın güveni kalmamıştır. Trump sürekli bakan azlederken Hegseth general/amiral tasfiye ediyor. Bu ancak çok ciddi çöküş ve krizlerde yaşanır.
-Amerikan kamuoyunda bu savaşın İsrail’in çıkarları için yapıldığı, aynı zamanda Epstein dosyalarının karartılmasına yönelik olduğu inancı her geçen gün katlanmaktadır.
-ABD’de aklı başında olan devlet adamları ve askerler İsrail uğruna İran’la savaşmanın sonuçlarının gelecekte asıl jeopolitik rakip olan Çin ile hesaplaşmayı ABD aleyhinde etkileyeceğini bilmektedirler. Trump‘ın bu gerçeğe rağmen bir yandan ABD’nin askeri güç gerilemesine neden olması, diğer yandan da Asya Pasifik’tedeki müttefiklerinin korunmasına tahsis ettiği silahları bölgeye çekmesi büyük rahatsızlık yaratmaktadır.
-Trump ABD gücünün çöküşünü ve dolayısıyla doların hakimiyetinini gerilemesini hızlandıran bir başkan olarak tarihteki yerini almıştır. İran Savaşı bitirilmez ise ş��phe yok ki Amerikan ekonomisi çok hızlı bir gerileme dönemine girecektir.
-Bu savaş küresel bütün ekonomik dengeleri alt üst etmektedir. Avrupa Rusya ile olan kopuş nedeni ile enerji güvenliğinde büyük bir krize sürüklenmektedir. Benzer kriz Asya Pasifik havzada ABD'nin Güney Kore ve Avustralya gibi müttefiklerinde daha da ağır yaşanmaktadır. Bu devletlerin Körfez'deki kukla devletler gibi ABD etki alanından gelecek dönemde uzaklaşma olasılığını ivmelendirecektir. Bu devletler ABD'nin zaten azalan ekonomik gücünün yanında askeri gücünün de gerilediğini görmektedirler. Hürmüz'ün kapanmasından sonra Bab el Mendeb Boğazı da kapanırsa ve ABD bu gelişmeye de mani olamazsa 1,2 trilyon dolarlık Amerikan savunma bütçesinin hiç bir anlamı kalmayacaktır.
Sonuçta, Trump, sadece bir savaşı değil, ABD’nin 250 yılda elde ettiği küresel konumunu hızla aşağıya çekiyor. Bu gidiş, doların hakimiyetinden askeri caydırıcılığa kadar geniş bir alanda erozyon anlamına gelir.
İran gibi 2500 yıllık bir medeniyete evsahipliği yapan bir Coğrafyayı ve medeniyeti ortadan kaldırmakla tehdit etmek orta çağda bile örneği görülmeyen bir akıl tutulmasıdır. Bu söylem, gelecekte Holocaust gibi insanlık suçlarını hatırlatan bir zihniyetin kapısını aralar. Trump’ın bu kararına İsrail ve ABD’de Armagedon’na inanan eskatolojik grupların dışında onaylayacak insanların olduğuna inanmak istemeyiz.
Bu dil geri dönüşü kolay bir dil değildir. Söylendiği anda hem lideri hem de temsil ettiği milleti bağlar. ABD, 1945 sonrası kurduğu düzenle dünyanın ulaşmak istediği bir “yıldız ülke”ydi. Bugün ise Trump yönetimiyle birlikte, hızla uzaklaşılan ve tepki çeken hukuksuz, değersiz, ahlaki normu olmayan çöken bir güce dönüştü.
Kanaatimizce bu demokrasi değildir. Bu, halkın çıkarlarına rağmen hareket eden oligarşik bir yapının bütün bir milleti geleceğe dönük olarak lekeleme riskidir.
Eminiz ki Amerikan halkı bu süreçten ders çıkaracaktır.
Ancak bugün gelinen noktada, İsrail ve Trump yönetimi dışında dünyanın büyük bölümünün İran’a daha yakın bir pozisyonda durduğunu görmek zor değildir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir. Temennim, Siyonist-emperyalist kumpasların karanlık dehlizlerine düşmeden, kardeşlik şuurunun ikmaliyle derlenip toparlanmak, görüş açımızı kapatan kabus bulutlarını imanımızın itibar ve haysiyetiyle dağıtmaktır.”
—
Bahçeli’nin iktidar/devlet içindeki “İran füze attı, yanıt verelim”cilere uyarısı diye okunabilir…
Herkese günaydın,
- Ekrem İmamoğlu 276
- Av. Mehmet Pehlivan 184
- Selahattin Demirtaş 3332
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1337
- Av. Selçuk Kozağaçlı 2958
- Fatih Altaylı 182
- Aykut Erdoğdu 204
- Mehmet Murat Çalık 276
- Osman Kavala 2973
- Zeydan Karalar 164
- Tayfun Kahraman 1337
- CHP İstanbul İl Binası 104
- Leman Dergisinin Camlarını Kıranlara Tepki Gösteren Akademisyen Aslı Aydemir 169
- Av. Atilla Özen 95
- Figen Yüksekdağ 3332
- Tunç Soyer 179
- Muhittin Böcek 168
- Mine Özerden 1337
- Çiğdem Mater 1337
- Mabel Matiz’in “Perperişan” şarkısı 93
- İzmir’de Zenne ile Dans Eden Tesettürlü Kadın 85
- Tele1 Televizyon Kanalı 59
- Merdan Yanardağ 57
-Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katıldığı Mesleki Eğitim Çalıştayı’nda MESEM projesini protesto eden 16 öğrenci 17
- Sokak ropörtajında Recebo ile biten siyasal göndermeli mani söyleyen Halil Kürklü ve yayınlayan muhabir Hasan Köksoy (Kendine Muhabir) 15
- Sarıklı ve sakallı kişileri canavar olarak tasvir eden heykel ve üzerinde inkılap yazan kanlı kılıç çalışmasını sergileyen Murat Katfar 15
- Arif Kocabıyık (İlave TV) 14
- Av. Naim Eminoğlu 9
- Enver Aysever 9
Gündür hapiste.
Gürsel bey il başkanlığına bugün gideceğinizi duydum. Yollar biraz sıkıntılı "sevgili abim". O yüzden sana yardım edeyim dedim. Tem otoyolu kapalı ama utanmazlık caddesi açık. Caddenin sonunda yol ikiye bölünüyor. Sağ tarafı tercih et. Yazıklar olsun marketinin yanından merdivenleri çık, Benden bi cacık olmaz lokantasını geç. Demokrasi meydanını arkanda bırak hiç arkana bakma hatta. Bu yol yol değil sokağını bitirince tam karşında toma'ları göreceksin. "Ben iktidar tarafından muhalefet partisine atanan Kayyum'um. Bugün aslanlarla gelecektim ama kafesin kapısını biri açık bırakmış. O yüzden yalnız kaldım. Binaya kadar bana eşlik eder misiniz?" de. Koltuğa otururken de dikkat et. Raptiye maptiye koymuş olabilirler, hatta senden önce biri oturmuş olabilir. Aman ha.
“Ananı da al git”ten geldik, şimdi halk meydanlarda halka sesleniyor…
Demokrasi, sen ne güzel şeysin; susturulanların konuştuğu, dışlananların söz aldığı yerdesin. #yozgat