Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.
“Mutlak butlan” söylemleriyle partimizi karıştırmaya çalışanlara da, içeriden fitne yayanlara da boyun eğmeyeceğiz.
CHP’nin iradesi masa başı hesaplarla değil, halkın gücüyle şekillenir.
Geri dönüş yok.
Türkiye’nin birinci partisi CHP Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde, gençliğin enerjisiyle iktidar yürüyüşünü sürdürüyor.
Kararlıyız, kazanacağız. 🇹🇷
Dün İstanbul, Şanlıurfa ve bugün Kahramanmaraş…
Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğretmenimizin ve öğrencilerimizin hayatını kaybettiği, çok sayıda insanımızın yaralandığı saldırı hepimizi derinden sarstı.
Milletimizin hiçbir evladının canı günlük siyasi tartışmanın konusu olamaz. Mevzubahis olan, ülkemizde her gün okula giden milyonlarca öğrencinin ve okulda onları hayata hazırlayan öğretmenlerinin can güvenliğidir.
Fatma öğretmen hayattayken, “Okullarda can güvenliğimiz yok” diye haykırmıştı.
Bu mesele, büyüyen ve derinleşen bir güvenlik zaafiyetine dönüşmüştür.
Türkiye’nin en acil gündemlerinden biri ideolojik aşılama değil, okul güvenliği olmalıdır.
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.
Tarifi çok zor bir acı yaşayan ailelerimize sabır diliyorum...
Hepimizin başı sağolsun...
Önce İstanbul’da, Fatma öğretmenimizi öğrencisinin saldırısıyla kaybettik.
Dün Şanlıurfa’da bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda 16 canımız yaralandı.
Bugün de Kahramanmaraş’tan gelen haberle yüreğimize bir ateş daha düştü.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz.
Olayı duyar duymaz, partimizden 4 kişilik bir heyeti Kahramanmaraş’a görevlendirdik. Arkadaşlarımız hem acıyı paylaşacak hem ailelerin ihtiyaçlarıyla ilgilenecek hem de olayın tüm yönlerini yerinde inceleyecekler.
Fatma öğretmen hayattayken, “Okullarda can güvenliğimiz yok” diye haykırmıştı.
Ne yazık ki o feryat duyulmadı.
Ne etkili bir tedbir alındı ne caydırıcı bir önlem geliştirildi.
Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki okullardaki şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz. Bu mesele, büyüyen ve derinleşen bir güvenlik zaafiyetine dönüşmüştür.
Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerimizin can güvenliğini sağlamak devletin en temel görevidir.
Türkiye’nin en acil gündemlerinden biri artık okul güvenliği olmalıdır.
Okullarda giriş çıkış denetimlerinin eksiksiz sağlanması, güvenlik personeli sayısının artırılması, kamera sistemlerinin güçlendirilmesi, okul çevrelerinde kolluk devriyelerinin sıklaştırılması ve acil kriz planlarının hazırda tutulması artık zorunluluktur.
Diğer tedbirlerle birlikte, daha önce önerdiğimiz gibi, ataması yapılmamış uzman çavuşlarımız arasından 65 bin güvenlik görevlisi derhal okullarımıza atanmalıdır.
Okulların güvenliği devletimize emanettir.
Bu konuda artık hiçbir ihmal, hiçbir eksiklik mazur görülemez.