İmamoğlu'nu sandıkta yenmek için 2019'da kaybettikleri seçimi bile iptal ettirdiler, hezimet yaşadılar.
2024'te tüm bakanları sahaya sürdüler yenmeyi yine beceremedikleri gibi daha büyük hezimet yaşadılar; toplamda üst üste üç kez hezimete uğradılar.
İmamoğlu'na 4. kez yenilmemek önce Mansur Yavaş'la arasını açmaya çalıştılar, beceremediler,
Saçma sapan davalarla İmamoğlu'nu içeri attılar, 30 yıl önceki diplomasını iptal etmeye kalktılar, Özel'i de kukla muhalefet yapmaya çalıştılar, yine beceremediler.
Şimdi de halkta hiçbir karşılığı olmayan kifayetsiz muhterislerin zavallı koltuk hırsından medet umup partiyi karıştırmaya çalışıyorlar ve yine beceremediler.
Partide karışıklık yok, koltukçu kuklalara göz açtırmayan devasa halk muhalefeti var.
Bu üç isim kenetlendiği sürece milyonlarca seçmen arkalarında durmaya devam edecek.
Yallah başka yönteme💁🏼♂️
Trabzon’dan Gümüşhane’ye, Tokat’tan Amasya’ya…
Köy köy, belde belde yaktığımız çoban ateşinin Anadolu’nun dört bir yanında gür bir aleve dönüştüğünü görüyoruz.
Mücadelemizin parolası yürüyüştür.
Pusulası millettir.
Hedefi 86 milyona doğrudur.
Bu yürüyüşü millet başlattı, millet tamamlayacak.
Kendimizi millete emanet ediyoruz.
3 Haziran 1963,
Nazım’ın son şiiri.
Vera ile şehirden uzak bir yere giderler. Nazım’ın aklı hep ölümdeydi. 3 Haziran 1963’te kapıda mektupları alırken, aniden yığılıp kalır. Hastaneye ulaştığında yaşamını kaybetmişti. Vera, Nazım’ın kimliğini almak için cüzdanını açar. Kendi fotoğrafını görür. Fotoğrafın arkasında şu dizeler vardır:
“Gelsene dedi bana,
Kalsana dedi bana,
Gülsene dedi bana,
Ölsene dedi bana,
Geldim,
Kaldım,
Güldüm,
Öldüm.”
Saygıyla...
Fotoğraf: Vera’nın Nazım’a son bakışı...
#nazimhikmet
@samiltayyar27 Özgür Özel muhteşem bir direniş gösteriyor. Aslında az bile yapıyor. Yerinde siz olsanız belkide kat be kat fazlasını yapardınız. Çok kıskandığınız belli. Aynı dirayet sizin partide yok. Olmayacak!