Devletimiz bir İstanbulludan ortalama 35 bin TL vergi alıyor.
Karşılığında o İstanbullu için sadece 4.214 TL harcama yapıyor.
Bir Şırnaklının 796 TL vergi alıyor.
O şırnaklı için ortalama 13.600 TL harcıyor.
Yani kim sömürülüyor? Devlet kime bahmıyor? @DEMGenelMerkezi
Yeni Parti’de Çerçeve Yasa’ya 35 milletvekili kabul, 54’ü ret dedi, ikisi katılmadı.
Özel, kendisi ve yönetiminin evet diyeceğini açıklamasına rağmen MYK üyesi Gizem Özcan ile bir gün önce kabul oyu vereceklerini belirten Nurhayat Altaca Kayışoğlu hayır dedi.
Dünün sürprizi Veli Ağbaba oldu.
Özel’in en yakın arkadaşı ret oyu verdi.
CHP’ye gelince…
29’u kabul, 2’si ret dedi, 14’ü katılmadı.
Kılıçdaroğlu bir gün önce evet diyeceklerini açıkladığı için ret oyu verecek milletvekilleri oylamaya gelmemiş görünüyor.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
🔥📣 YENİ TAG 📣🔥
🚨 #KademeKararlı 🚨
Bu mesele artık bir beklenti değil,
net bir hak talebidir.
Bir gün farkla yıllarca bekletilen milyonlar; aynı emeğin karşılığını istiyor.
Bu adaletsizlik; geçici değil, kalıcı bir sorun haline gelmiştir.
📢 Ve artık açık:
Kademeli emeklilik bekleyenler çekilmeyecek,
bu mücadele yarım kalmayacak.
🔥 Görmezden gelinemez
🔥 Oyalanamaz
🔥 Yok sayılamaz
✊ Çünkü biz kararlıyız:
#KademeKararlı
Emeklilikte Adalet Derneği
@EmadDernegi
#KademeKararlı
SON DAKİKA - Serdal Adalı: "MHK Başkanı ve yardımcısının biraz utanmaları varsa bu akşam istifa ederler. Türk futbolunun yakasından düşün. Yeter artık!"
EYT sonrası 1999 öncesi SGK girişi olanlar emekli oldu, 2000 sonrası olanlar 17-20 yıl bekliyor. Aynı iş yerinde çalışıp aynı primi ödeyenler arasında oluşan bu adaletsizliği Kademeli Emeklilik sistemi ile gidermenizi bekliyoruz
@EmadDernegi#ArtıkKademeZamanı
📌Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinde bir günle bile kapsam dışı kalanların emekli olabilmek için yıllarca çalışmak ve beklemek zorunda olması büyük bir adaletsizliktir.
📌Adalet için, denge için, hakkaniyet için Kademeli Emeklilik bir an önce hayata geçirilmelidir.
#Kademe43tenBaşlar
@EmadDernegi
7 Köprü parasına 1 Köprü!
Yaparsa AKP yapar!
AKP’nin Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan Osmangazi Köprüsünde nasıl bir soygun mekanizması kurduğunu tespit ettik.
Köprünün maliyeti: 1 Milyar 480 Milyon Dolar
Peki bugüne kadar Hazinenin şirkete ödediği garanti tutarı ne kadar? ⬇️
🔴2016 yılı: 243 Milyon Dolar
🔴2017 yılı: 482 Milyon Dolar
🔴2018 yılı: 480 Milyon Dolar
🔴2019 yılı: 498 Milyon Dolar
🔴2020 yılı: 503 Milyon Dolar
🔴2021 yılı: 502 Milyon Dolar
🔴2022 yılı: 593 Milyon Dolar
🔴2023 yılı: 640 Milyon Dolar
🔴2024 yılı: 569 Milyon Dolar
🔴2025 yılı: 505 Milyon Dolar
5 Milyar 15 Milyon Dolar❗️
Peki bugünden (2026) köprünün kamuya devredileceği tarihe kadar (2035-Kasım) ödenecek garanti tutarı ne kadar? ⬇️
En az 5 Milyar 314 Milyon Dolar❗️
Sonuç⬇️
Osmangazi köprüsünün açıldığı 2016’dan, kamuya devredileceği 2035 yılına kadar;
❗️Hazinenin şirkete ödemiş olacağı toplam garanti tutarı: 10 Milyar 329 Milyon Dolar
❗️Köprünün maliyeti: 1 Milyar 480 Milyon Dolar
❗️Fark: 8 Milyar 849 Milyon Dolar
Bu fark tutarıyla, 6 adet Osmangazi Köprüsü daha yapmak mümkündü❗️
Bunun adı soygundur❗️
Bu soygun düzeninde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş sayısı tutsa da, tutmasa da şirkete dehşet verici tutarda garanti ödemesi yapılıyor.
Peki neden?⬇️
Savcılık, basın açıklamasında Ekrem İmamoğlu için aynen şöyle dedi:
Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütü…
Yani daha dava açılmadan, mahkeme kararı olmadan, İmamoğlu’nu suçlu ilan etti.
Bu açıkça masumiyet karinesinin ihlalidir.
Savcı delil toplar, suç isnat eder ama kararı mahkeme verir.
Yargı, siyasi hesapların değil, hukukun ve anayasanın hizmetinde olmalıdır
Türkiye’de emeklilik sistemi, yıllardır sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan derin bir eşitsizlik üretmektedir. Aynı yıl hatta aynı ay içerisinde sigortalı olan vatandaşlar arasında, yalnızca bir gün sigorta girişi erken ya da geç olmanın 17-20 yıla varan emeklilik farkına yol açtığı ağır bir adaletsizlik yaşanmaktadır.
İnsanlar ödedikleri primin ve verdikleri emeğin karşılığını adil bir şekilde alamaz hale gelmiştir. Yıllarca çalışan, prim ödeyen yurttaşlar, insanca yaşayabilecekleri bir emeklilik hakkını değil; yaşlandıkça yoksullaşan ve emekli olamadan hayatını kaybetme kaygısı taşıyan bir hayatı dayatan sistemin mağduru olmuştur.
Emeklilik bir lütuf değil, alın terinin, helal kazancın ve ödenen primin karşılığıdır. Üstelik bu hak, insan onuruna yaraşır bir maaş ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir gelir düzeyiyle birlikte sağlanmalıdır
Zafer Partisi olarak biz, emeklilikte adaletin, hakkaniyetin ve insanca yaşam hakkının yanında durmaya, bu adaletsizliği her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Kademeli emeklilik talebi, toplum vicdanının ve sosyal hukuk devletinin gereğidir. Bu talep artık görmezden gelinmemeli, gecikmeden değerlendirmeye alınmalıdır.
@zaferpartisi
#KademeSusmayacak
#KademeliEmeklilik