Yaşadığımız basit bir finansal usulsüzlük meselesi değil. Yıllardır biriken liyakatten uzak atamaların, yolsuzluklara ve usulsüzlüklere göz yummanın, adaletsizliklerin ve ekonomiyle inatlaşmanın toplu faturasıdır.
Bugün önümüze konulan tablo, tek bir kurumun ya da birkaç kişinin hatasıyla açıklanamaz. Sistem içinde yıllarca biriken yanlışların, görmezden gelinen uyarıların ve zamanında yapılmayan müdahalelerin sonucudur.
Ve ne yazık ki bu faturayı yalnızca yapanlar ödemeyecek.
Bedelini hep birlikte ödeyeceğiz!
İnsanoğlu yüzyıllar içinde böyle sorunlara karşı kuvvetler ayrılığını buldu, denetleme mekanizmaları geliştirdi. Hukukun üstünlüğü fikrine sarıldı, anayasayla hak ve özgürlükleri garanti altına aldı. Sonra işte bir grup İslamcı geldi, hepsini yıkıp başımıza padişah seçti.
Şamil Tayyar diyor ki, 'operasyonlar iyi yere gitmiyor herkesin mal varlığını dondurmaya teşebbüs etmeyin, bu adaletsiz olur, ülke çöker' diyor.
Milletin 10.000 liralık borcu için banka hesapları bloke ediliyor. Haciz geliyor Şamil Tayyar, haberin var mı?
Bunlar zengin olmadıkları için suçlu mu?
Ayrıca Tayyar,
'Bir komisyon kurulsun diyor.. '
Komisyonda kim olacak?
AK Partili bürokratlar!
Bence komisyonun başına Fatma Betül Sayan'ı getirin...
Daha adil olur. Değil mi Şamil Tayyar?
Soldaki, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş.
Hakkında somut bir delil bulunmamasına rağmen, ''iskan süreçlerinde usulsüzlük yaptığı'' gerekçesiyle şafak operasyonuyla gözaltına alındı ve cezaevine gönderildi.
Sağdaki ise AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya.
500 bin kişinin mağdur olduğu fon skandalında, kaynağı belirsiz 160 milyon liralık yatırımla 2 milyar lira gelir elde ettiği ortaya çıktı. Buna rağmen hakkında herhangi bir gözaltı veya tutuklama kararı çıkarılmadı.
AKP Yüzyılı.
İnanılmaz bir durum ve ruh halleri var. Halk o kadar umurlarında değil ki istifayı Erdoğan'dan istiyorlar. İstifayı Erdoğan için ediyorlar. Özrü Erdoğan'dan diliyorlar, teşekkürü Erdoğan'a ediyorlar. Halk sadece bir teferruat; hatta böcek. Daha AKP'den kimse çıkıp halktan özür dilemiş değil.
Yapılması gereken budur.
İktidar attığı anlamsız adımlarla kamuoyunun tepkisini test ediyor. Baskılar devam ettikçe onlarda çözümde el yükselteceklerdir.
Yoksa herkesin yaptıkları yanlarına kar kalacak gibi görünüyor. Siyasi maliyetini ise bir kişiyi, feda ederek şimdilik gidermeyi amaçlıyorlar..
SPK suçluluk telaşı içinde paniklemiş durumda, akşam getirdiği tedbiri gece kaldırıp sabah tekrar getiriyor. Sorunu yaratanlardan çözüm beklenemez! Derhal bunların yerine piyasayı rahatlatacak atamaların yapılması lazım. Bu işin şakası yok beyler!
Gerçekten yandaş kafası başka bir seviye. İnsanları göz göre göre soydular, milyarlar götürdükleri tezgah çökene kadar operasyon yapmadılar. Fatma Betül Sayan Kaya’yı bile muhalefet ortaya çıkardı. Finans hareketleri kayıtlı olduğu için inkar edemiyorlar. Her gün X’teki yüzlerce hesabı sansürlediler. Bir de ‘Tepki gösterdik, üzerini örtmedik’ diye kendilerini övüyorlar. Halkı aptal yerine koyuyorlar.
Kafası kesik tavuk gibi dolanıyor spk.
Ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor.
Liyakat olmayınca böyle oluyor.
Her gün bir önceki günün mevzuatını değiştirip gece yarısı yeni mevzuat yayınlıyor.
Yatırımcılar her sabah yeni bir karara uyanıyor.
Bu kadar iş bilmezlik, bu kadar beceriksizlik piyasaya iyice zarar veriyor.
Pes.
Regülatörün görevi piyasaya duyulan güveni korumaktır. Ancak yapılan açıklamalar ve atılan adımlar, tam tersine yatırımcının sermaye piyasalarına olan güvenini ortadan kaldırıyor!
SPK’nın açıklaması yatırımcıların korkusunu daha da büyütmektedir. Açıklamada, tasfiye sonunda yatırımcılara “fondaki katılma payı sahipliği oranında” ödeme yapılacağı belirtiliyor. Bunun anlamı açık: Fonun varlıkları eridiyse, alacaklar tahsil edilemiyorsa veya portföydeki varlıkların gerçek değeri düşükse, yatırımcıların eline geçecek tutar da belirsizleşiyor.
Diğer önemli konu, 16 Eylül saat 13.30’dan sonra ve 17 Eylül’de sistem açıkken TEFAS üzerinden satış emri veren yatırımcıların emirleri neden iptal edildi?
Vatandaş sisteme girdi. Sistemin açık olduğunu gördü. Satış emrini verdi. Kendisine sunulan işlem mekanizmasına güvenerek yasal hakkını kullanmaya çalıştı. Şimdi ise bu yatırımcılara, “Emriniz iptal edildi. Fon tasfiye edilecek. Tasfiye sonunda kasada ne kalırsa, o tutar üzerinden payınıza düşeni alacaksınız” deniliyor.
Bu kabul edilebilir değildir.
Kurumların zamanında müdahale etmemesinin, sistemsel veya operasyonel sorunların bedeli yatırımcıya ödetilemez.
Devletin görevi, yatırımcıyı kendi sistemine güvenmeye davet edip ardından o güvenin sonuçlarını vatandaşın sırtına yüklemek değildir.
Spk gece vakti basın duyurusu açıklamış.
Normalde resmi olabilmesi için kurul kararı alınarak bültende yayınlanması gerekir. Basın duyurusu kendi içerisinde bile çelişse de ne dediğine bakalım.
Bu hali ile basın duyurusu takas kesinliği ilkesine aykırı ifadeler içeriyor. Spk burada;
PBLK'daki talimatlar gerçekleşmemiş, takası tamamlanmamış emirlerdi; takas kesinliği tamamlanmış transferi korur, bekleyen emir iptal edilebilir; temerrüt gününde kimin sıraya girip kimin giremediği tesadüfe bağlı olduğu için eşit muamele ilkesi herkesi pay sahibi konumuna geri çeker; tezini savunmuş.
Bu basın duyurusu tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre içerisinde hak kaybına uğrayan yatırımcılar tarafından binlerce dava açılacaktır.
Yarın netleşecek tasfiye takvimi öncesi şunu söylemek isterim ki; PPF ler finansal piyasaların namusu olarak görülmelidir.
Yaşanan tüm süreç yatırımcı güveni ve yatırımcı psikolojisini derinden etkilemiştir.
Bu noktada önerim PPF fonlarının tasfiye sürecinden çıkarılıp Ziraat Portföy’e devredilerek payların yeniden işleme açılmasıdır.
Sadece tp2 ‘ de ki 224milyar tl lik varlık için tasfiye ile uğraşılmamış olur ve içerideki varlıklar zamana yayılarak çözülür.
Finansal piyasaların sağlığı için yatırımcı güvenini geri getirecek kararların acilen alınması gereklidir.
Hadi biz 500.000 yatırımcı aç gözlüyüz ve salağız, tamam. Ama bizim yaklaşık 1 trilyon lira (20 milyar dolar) paramızın çok büyük bir kısmını şanslı bir azınlığa dağıttınız. Peki bu saatten sonra borsaya, fonlara ve hatta vadeli mevduata para yatıracak vatandaşı nereden bulacaksınız? Aslında kendi ayağınıza sıktınız ve bunun sonucunu hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Sanmayın ki bu süreçten muvaffak çıkacaksınız
Çok düşündüm, durumu ve duygularımı ifade edecek bir cümle kuramadım.
Önce kriz nasıl yönetilir bilmiyorlar dedim.Sonra bu kadar saf olma diye kendi kulagimi çektim
Biliyorlar her şeyi biliyorlar.
Göz göre göre sebep oldukları soygunu değil,olası siyasi maliyetini yönetiyorlar
🔴 SPK'NIN DUYURUSUNA DAİR HUKUKİ TESPİT VE ÇAĞRI:
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) bu gece yayımladığı basın duyurusu, sermaye piyasalarının temeli olan güven ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmayan ciddi bir çelişki barındırmaktadır:
1️⃣ Metnin 2. Paragrafı:
"Sadece 16.09.2026 tarihi ve öncesinde iletilen talimatlar işlem valörlerinde PLATFORMUN OLAĞAN İŞLEYİŞİNE DAHİL EDİLMİŞTİR" denilerek işlemlerin geçerliliği ve hak ediş açıkça kabul edilmiştir.
2️⃣ Metnin Son Paragrafı (A/6 Çelişkisi):
Hemen ardından "temerrüt nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar da tasfiye kapsamındadır" ifadesi kullanılarak hak sahipleri arasında büyük bir infial ve kafa karışıklığı yaratılmıştır.
Hukuki Gerçek Şudur:
📌 16 Eylül 13:30 öncesi satış emri vermiş, MKK’da PBLK (bloke/kesinleşmiş alacak) tescili almış yatırımcılar fonun ortağı değil; FONUN ÖNCELİKLİ ALACAKLISIDIR (A/6 Hükmü).
📌 Kurucunun takasa para getirememesi (temerrüt), iyi niyetli tasarruf sahibine fatura edilemez; işlemler geriye dönük yok sayılamaz (SPKn Md. 78).
📌 Bu alacaklar tasfiye zararına ortak edilemez; kasada hazır bekleyen Devlet Tahvili (DİBS) ve Takasbank nakdinden İLK SIRADA ÖDENMEK ZORUNDADIR.
Regülatör kurumun gece yarısı çıkardığı muğlak metinlerle mağduriyet üretmesi kabul edilemez.
Salı günü yapılacak Külliye toplantısında; bu bürokratik karmaşaya son verilmesini, Anayasa'nın Mülkiyet Hakkı (Md. 35) zemininde 16 Eylül alacaklılarının ödeme takviminin ivedilikle ilan edilmesini bekliyoruz!
#TP2 #TEFAS #SPK #MKK #Fonzedeler #Bist100