Ciğeri 40 para yani 1 kuruş etmeyen adamlar iyi okusun:
Mustafa Kemal Atatürk gergin gördüğü İsmet İnönü’ye ne olduğunu sorar. İnönü Türk Hava Kurumu’nun Yönetim Kurulu toplantısından çıktıklarını söyler. “(THK Başkanı) Fuat Bey’i epey terlettim. İstifaya kalktı”, der.
Çünkü İnönü hesaplarda 40 paralık yani 1 kuruşluk hata olduğunu tespit etmiştir. Buna fena halde öfkelenir. Derhal bu 40 paranın nereye gittiğinin araştırılmasını emreder. Tüm gün bu 40 paranın hesabını sorgular. “Yurttaş bu parayı Türk Hava Kurumu yükselsin diye veriyor” der.
Atatürk ciddiyetle üzerine gidilmesi gerektiğini söyler. “40 paranın hesabı seni bu kadar yorup üzdü. Tam adamını bulup bunların başına getirmişim. Haklısın. Kırk para günün birinde kırk lira, kırk lira da dört yüz lira olur. Böyle kuruluşlara güveni sarsar. Biz cumhuriyeti kurarken böyle kırk paralara çok ihtiyacımız oldu. Peki ne yaptın sonunda?”
İnönü: “Memurları seferber ettim ve kırk paranın yanlışlıkla başka bir hesaba geçirildiğini bulup çıkarttım. Bundan sonra da bu gibi hataları asla affetmeyeceğimi söyledim. Bizim milletimiz gerçekten de elindekini avucundakini verir. Hiçbir ulus Türk ulusu kadar cömert değildir.
Türk Hava Kurumu’nun halktan toplanan paralarla uçaklar alıp askeriyeye hediye etmesinden duyulan memnuniyet büyüktür. Bu güzel havayı ne kırk para uğruna, ne de yüz para uğruna bozmaya kimsenin hakkı yoktur!”
Bugün buharlaşan milli serveti sorgulamayan, Atatürk ve İnönü düşmanlığı yapan ciğeri kırk para yani 1 kuruş etmeyenlere ithaf olunur.
Ulusal kahramanımız İsmet İnönü’nün aziz hatırasına saygıyla…
#ismetinönü
E. Albay Erdal Sarızeybek APO-PKK-DEM Raporunu yorumladı
ANAYASA'NIN BAŞLANGIÇ HÜKMÜ DEĞİŞTİRİLSİN
“Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda” diye başlayan..
-Anayasa’nın başlangıç bölümü, barış odaklı bir dille yeniden yazılmalıdır.
ANAYASA’NIN DEĞİŞMEZ HÜKÜMLERİ DEĞİŞTİRİLSİN
- Süreci taçlandıracak anayasal değişiklikler yapılmalıdır.
- Türkiye’nin çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı ve çok kimlikli toplumsal gerçekliği tanıyan yeni bir anayasal düzene ihtiyacı vardır.
TÜRK ULUS DEVLET KİMLİĞİ, TÜRKÇE EĞİTİM DEĞİŞSİN, YEREL YÖNETİMLERE ÖZERKLİK
- Anayasa’nın 42.(anadilindeeğitim), 66. (vatandaşlıktanımı) ve 127. (idari vesayet) maddeleri üzerinde düzenlemelere gidilmelidir.
- Yerel yönetimlerin mali ve idari özerkliği güçlendirilmelidir
TÜM DİLLERDE EĞİTİM, MEDRESELERE RESMİ STATÜ
- Kürtçe başta olmak üzere Türkiye’de konuşulan tüm dillerde anadili temelli ve çok dilli eğitim modelleri yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
- Kürtçe hutbelere izin verilmeli, medreselere resmî statü tanınmalıdır.
ÜNİVERSİTELER BARZANİ İLE AKADEMİK İŞ BİRLİĞİ YAPSIN
- İstanbul ve Diyarbakır başta olmak üzere uygun olan illerde Kürtçe dilinde eğitim veren üniversiteler açılmalıdır.
- Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki üniversiteler ile Türkiye’deki Kürtçe enstitüleri olan üniversiteler arasında akademik iş birliklerinin geliştirilmelidir.
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
- Zorunlu askerlik yasası kaldırılmalı; vicdani ret hakkı yasal bir statüye kavuşturulmalıdır.
TERÖRİSTBAŞI TAHLİYE EDİLSİN, TMK KALDIRILSIN
- Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalı, Umut Hakkı ilkesi uygulanmalıdır.
- Terörle Mücadele Yasası (TMK) kaldırılmalıdır.
KORUCULUK KALDIRILSIN, SİLAHLARI TOPLANSIN
- Koruculuk sistemi lağvedilmelidir ve korucuların ellerindeki silahlar toplanmalıdır.
MAHMUR PKK KAMPI TÜRKİYE’YE GELSİN
- Mahmur halkının geri dönüş hakkı güvence altına alınmalıdır.
BÜTÜN TERÖRİSTLERE ÖZGÜRLÜK, SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK HİZMETİ, KAMUDA GÖREV VE YASAL TEMİNAT
- Bu Yasa(Barış), çatışma sürecinin tarafı hâline getirilmiş tüm kesimleri kapsamalı; “suç işleyen-işlemeyen” gibi öznel ve ayrıştırıcı kategorilere dayanarak yeni dışlama alanları yaratmamalıdır.
Silah bırakan örgüt mensuplarının kamusal alana entegrasyonu amacıyla;
- Talepleri hâlinde sağlık hizmetlerinden yararlanmaları,
- İstihdama katılımlarının sağlanması,
- sosyal güvenlik haklarının teminat altına alınması,
- seyahat ve ifade özgürlükleri üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması,
- kimliklerinin kamusal alanda ifşa edilmemesi ve toplum içinde hedef hâline getirilmemeleri gibi hususlarda gerekli tüm koruyucu tedbirler alınmalıdır.
- Bu tedbirlerin, yasal düzenlemelere uygun biçimde çıkarılacak kararlar ve düzenleyici işlemler yoluyla etkin biçimde hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.
SÜRECE KATKIDA BULUNAN MEDYA-SİYASET-SİVİL TOPLUM- DİPLOMAT.. YASAL TEMİNAT
- Yasanın kapsamı, barış sürecinde rol alan medya, sivil toplum, siyaset ve diplomasi aktörlerinin de yasal güvence altına alınmasını içermelidir.
- Bu bağlamda, barış sürecine katkı sunan tüm kişi ve kurumların faaliyetleri, sonradan cezalandırma konusu yapılamayacak şekilde korunmalıdır.
TERÖR SUÇLARINDAN CEZALI KAMU PERSONELİ TÜM HAKLARIYLA GERİ İADE
- Hedeflenen tarihsel sonuca ulaşılabilmesi için örgüt yöneticiliği, örgüt üyeliği, örgüt propagandası gibi ceza hukuku başlıkları yeniden ele alınmalı;
- İdare hukuku bağlamında “örgüte irtibat ve/veya iltisak” gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılanların durumları da bu çerçevede düzenlenmelidir.
- Kendini fesheden örgütle irtibat ve/veya iltisak iddiası nedeniyle kamu görevinden uzaklaştırılanların, kalıcı barış ve demokratik entegrasyon hedefi doğrultusunda, gerekli yasal koşullar sağlanarak tüm haklarıyla birlikte görevlerine iadesinin önü açılmalıdır!
PKK terör örgütü ile pazarlık ederseniz olacağı budur. Kendisini devlet ile eşit görür. Terör eylemlerini, katliamları, yabancı servisler ile işbirliği yapmayı, narko-terörizmi ulusal kurtuluş savaşı olarak sunar, af falan istemiyoruz der. Türk Milleti bu yaşananları ibretle izliyor. @zaferpartisi
🔻Erhan Afyoncu:
“Cumhuriyeti ve Atatürk'ü kötülemek için ne söylenirse söylesin.
Yıkılmış bir imparatorluğun enkazı altından çıkarılmış büyük bir galibiyet ve muzafferiyettir..."
Lozan'da Lord Curzon bir ara İsmet Paşa'yı uyardı:
"Siz Yunanistan'ı yendiniz, İngiltere'yi değiL. Bunu unutmayın!"
İsmet Paşa;
"Hayır!" dedi..
“Yalnız Yunanı yenmedik, güneyde müttefikiniz Fransızları yendik, onun silahlandırdığı Ermenileri yendik, müttefikiniz İtalyanları Anadolu'dan uzaklaştırdık, sizin silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik, sizin İstanbul yönetimiyle birlikte azdırdığınız isyancıları yendik, silah ve para ile desteklediğiniz Kuva-yı İnzibatiye'yi yendik, en son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük, Mondros'u yendik, Sevr'i yendik, Üçlü Anlaşmanızı yendik... Bunların hepsinin arkasında siz vardınız, hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi. Biz asıl sizi yendik! Hırçınlığınızın, telaşınızın, durmaksızın entrika çevirmenizin nedeni bu! Bunu örtbas etmeye, kaybınızı gidermeye çalışıyorsunuz.
Biz sizi burada da yeneceğiz!..."
Büyük Atatürk’e, İsmet İnönü’ye, Anadolu Türk’ünün idam fermanı Sevr’i yırtıp atan Kuvayı Milliye kahramanlarımıza ve yüce milletimize minnet, aziz şehit ve gazilerimize tazimle…
Lozan Zaferimizin 102. yıl dönümü kutlu olsun.
#Lozan
#ATATÜRKTEBİRLEŞMEZAMANI
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Doğrudur, konuştum, asla susmadım,
Çünkü ben yanlışa imza basmadım,
Apo denen iti ben mi asmadım,
Değişen ben miyim, yoksa onlar mı?
Biz buradan inatla devam.
Türk Milleti, değerli bir evladını, sınır tanımaz bir aydınını, bir mücadele insanını, duygulu öykülerin coşkun yazarını kaybetti.
Hayatımın çeşitli dönemlerinde yolumun kesiştiği, kah kahkaha attığımız, kah birbirimize gönül koyduğumuz bu koca yürekli dava adamına Allah’tan rahmet, sevenlerine ve Türk Milleti’ne başsağlığı ve sabır dilerim…
Talat Paşa, Türk tarihinin yakın tarihteki en önemli liderlerinden, devlet adamlarından birisidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1926'da aldığı kararla Milli Şehidimizdir.
Şimdi, Talat Paşa'nın Milli Şehit olduğu kararını alan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Genel Kurulu'nda bir DEM’li Milletvekili, Talat Paşa'ya hakaret etti.
Bu kabul edilebilir değildir.
Lozan'ı reddeden Cumhuriyeti, kuruluşunu reddeden, Lozan yerine Sevr Anlaşması’nın gerçekleşmesini arzu eden, Türk tarihinin kahramanlarını katil gibi göstermeye hadsizce kalkan bu zihniyetin Türk milletinin, Türk devletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin dostu olduğunu düşünmek mümkün değildir.
İçinden geçtiğimiz sözde barış süreci dedikleri süreçte de bunlara güvenilmeyeceğini defaatle söyledik ve uyardık. Şimdi kustukları nefretle her vesileyle tekrar tekrar kendilerine güvenilmeyeceğini Türkiye'ye, tarihimize, kahramanlarımıza düşman olduklarını gösteriyorlar.
Ben burada sizinle bu konuşmayı yaparken İstanbul'da da Abide-i Hürriyet’te Talat Paşa'nın, Enver Paşa'nın mezarının başında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da benzer bir konuşma yapıyor.
Benim bugün burada olmamı, Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun da bugün orada olmasını, dün yapmış olduğumuz toplantı sırasında kararlaştırdık ve bundan sonra da Türk Milleti'ne yönelik, Türk Devleti'ne yönelik her hamlenin karşısında durmaya devam edeceğiz.
Nasıl oluyor da,
böyle bir "ADAM"ı sev(e)miyorsunuz???
Ağva'ya bağlı Çanaklı Köyü'nün kadınlarını bir araya toplayıp anadan doğma kalana kadar soydular..
Çırılçıplak halde kocalarının katledilişini izlemeye zorlanan kadınlar, sonrasında toplu tecavüze uğradılar..
Küpelerini almak için kulakları, bileziklerini almak için bilekleri, yüzüklerini almak için parmakları kesildi; acıyla kıvranarak can verdiler...
Ateşe verilen Hacı İsmail Köyü ve erkekleri iple bağlanıp yatırılarak kurbanlık koyun gibi kesilen Karadere Köyü'nün kadınlarına tecavüz ettiler..
İmranlar Köyü'nde, ırzlarına geçmek üzere bütün kadınları bir eve topladılar; kendilerini korumaya çalışanları lime lime doğradılar..
👇👇