Öğretmen/MEB Eğitim Yöneticisi K.Maraş/İskenderun/İstanbul F.Ü Sınıf Ögretmenligi/Y.T.Ü Eğitim Yönetimi ve Denetimi /A.Ü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi
İLAVE EK ÖDEMELERİN EMEKLİLİĞE YANSITILMASI,
ZORUNLU HİZMET TAZMİNATI..
Öğretmenlerimiz İl içi atama,iller arası atama,mazeret tayinleri haklarını her dönem kullanmaya çalışıyorlar.Ama sadece müracaat edebiliyorlar.
Çünkü il içinde de,iller arası müracaatlarında da mazeret tayin durumlarında da maalesef yeterince okul açılmıyor.Normlar dolu..
Sebebine gelince hiç bir meslektaşımız 65’ten önce emekli olamıyor.Emekli maaş bağlanma oranı %45 seviyelerinde.
Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsa emekli maaş bağlanma oranı %75-80 civarında olacaktır.Dolayısıyla bir çok meslektaşımız emekli olacak,müracatlarda normlar açılacak kısmen tayinler gerçekleşecektir.
Diğer bir durum zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan meslektaşlarımıza,90’lı yılların başına kadar uygulanan,zorunlu hizmet tazminatı gelse,tayin müracatlarında ki yoğunluk azalacaktır.
Biz Türk Eğitim-Sen olarak çözüm önerilerimizi
muhataplarımıza hükümet yetkililerine sunuyoruz ve ısrarla takip ediyoruz.
Türk Eğitim-Sen çalışan,üreten,yol gösteren sendikal anlayışla mücadelesine devam edecektir.
Sorunlar çözüm bekliyor…
Kamuda yaklaşık 4 milyon memur görev yapıyor.
Hizmetlisinden genel müdürüne kadar devletin vatandaşa görünen yüzü onlar…
Ancak yıllardır çözüm bekleyen önemli sorunlar hâlâ masada duruyor.
📌 Yaklaşık 110 bin Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanının Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmesi artık daha fazla ertelenmemelidir. Bu konu yıllardır konuşuluyor, sözler veriliyor; artık icraat zamanı gelmiştir.
📌 3600 ek gösterge konusunda da adalet tam anlamıyla sağlanmış değildir. Birinci dereceye yükseldiği halde 3600 ek göstergeden yararlanamayan binlerce kamu çalışanı hak ettiği düzenlemeyi beklemektedir.
Türk Eğitim-Sen olarak bu haklı taleplerin takipçisi olmaya, konuyu her platformda gündemde tutmaya devam edeceğiz.
Vatandaş ile devlet arasında köprü olan, kamu hizmetinin yükünü omuzlayan hizmetlisiyle, memuruyla, teknikeriyle, şefiyle, öğretmeniyle, müdürüyle ve akademisyeniyle tüm kamu çalışanlarının haklı mücadelesinde yanlarındayız.
Hak, hak sahibine teslim edilinceye kadar mücadelemiz sürecektir.
Çünkü biz inanıyoruz ki; güçlü devlet , mutlu ve huzurlu kamu çalışanlarıyla mümkündür.
Türk Eğitim-Sen; sadece bir sendika değil, kamu çalışanlarının güven kapısı ve hak mücadelesinin güçlü sesidir.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ
Mesleki eğitimden yükselen bu büyük başarı hepimiz için ayrı bir gurur vesilesidir. YKS 2026’da Türkiye birinciliği elde eden Şişli Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencimiz İlker Uyanıker’i yürekten tebrik ediyor; kıymetli ailesine, öğretmenlerine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Öğrencimizin elde ettiği başarı, mesleki eğitimin ülkemizin geleceğine yön veren güçlü bir eğitim modeli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu anlamlı başarıda emeği bulunan okul yöneticilerimizi, öğretmenlerimizi ve tüm eğitim paydaşlarımızı gönülden kutluyorum.
İstanbul eğitim ailesi olarak bu gururu hep birlikte yaşıyoruz.
Tebrikler!
ÖNCE İYİ İNSAN...
Sevgili Gençler,
Uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından YKS sonuçları açıklandı. İstanbul’dan Türkiye birinciliği elde eden 10 öğrencimiz başta olmak üzere dereceye giren tüm öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Sınava giren her bir öğrencimizin gösterdiği emek ve gayret bizim için çok kıymetli.
Şimdi yeni bir yolculuğun eşiğindesiniz. Tercih sürecinde ilgi alanlarınızı, hayallerinizi ve güçlü yönlerinizi dikkate alarak en doğru kararı vereceğinize inanıyorum.
Unutmayın, her biriniz bu ülkenin geleceğine değer katacak büyük bir potansiyele sahipsiniz.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun.
Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti…
Bizim için bu üç büyük devlet, aynı kökten beslenen,aynı dil,aynı din,aynı medeniyet yürüyüşünün birbirini tamamlayan halkalarıdır.
Alparslan, bu millete Anadolu’nun kapılarını açan iradenin simgesi Sultan Alparslan’dır..
Osman Gazi, cihan devleti kurma ülküsünün öncüsü,
Osmanlı İmparatorluğu’nun temelini atan kudretli beyimizdir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise milletimizin bağımsızlığını yeniden tescil ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran büyük devlet adamıdır.
Tarihimizi ayrıştırarak değil, bütünlüğü içinde değerlendiririz. Büyük Hun Devletinden başlayarak Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Türkiye Cumhuriyeti de bizim devletimizdir.
Kökü mazide, gözü istikbalde olan bir millet olarak; geçmişimize sahip çıkar, bugünümüzü güçlendirir ve geleceğimizi inşa ederiz.
Mete Han,Sultan Alparslan, Osman Gazi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortak tarihimizin ve milletimizin değerleridir. Güçlü Türkiye, güçlü tarih şuuruyla mümkündür.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Vatan sevgisini meslek aşkıyla birleştirerek görev yaptığı her yerde iz bırakan şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz’ı şehadetinin yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
Öğretmenlik idealini fedakârlıkla temsil eden Necmettin Öğretmen, eğitim camiamızın gönlünde daima yaşayacaktır.
Ruhu şad, mekânın cennet olsun NECMETTİN ÖĞRETMENİM!
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hûda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”
ŞEHİTLERİMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA…
Sendikacılığı ve sendikal zemini kirlettiniz,biz temizleyeceğiz..
Sendikal mücadele; vizyon, ilke, emek ve samimiyet ister.
Eğitim çalışanlarının gerçek sorunlarına çözüm üretmek yerine algı, iftira ve karalama siyasetiyle yol almaya çalışanlar, sendikal mücadeleye zarar vermektedir.16 yıldır kamu çalışanları ekonomik olarak geriye gitmiştir.
Türk Eğitim-Sen’e yönelik düşmanlık ve karalama kampanyaları hiç kimseyi hedeflerine ulaştırmaz. Yalanlarla, iftiralarla ve polemiklerle kirletilen sendikal zemin, en çok eğitim çalışanlarına zarar verir.
Biz, dün olduğu gibi bugün de ahlaklı, ilkeli ve dürüst sendikacılığı savunmaya devam edeceğiz.
Kimsenin seviyesiz tartışmalarına ve kirli söylemlerine ortak olmayacağız. Bizi kendi oluşturdukları bataklığa çekemeyecekler.
Bizim yolumuz; hak, hukuk, emek ve güven yoludur.
Tekraren ve bir daha söylüyoruz..Ahlaklı sendikacılık yapmaya devam edeceğiz.
Türk Eğitim-Sen, ilkeleriyle var olmaya ve eğitim çalışanlarının sesi olmaya devam edecektir.
13,52’LİK ARTIŞ MEMURA REFAH DEĞİL ALIM GÜCÜNDE DÜŞÜŞ GETİRİYOR
TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte kamu görevlileri ve emeklilerinin yılın ilk altı ayında bir kez daha alım gücü kaybettiği resmen tescillenmiştir.
Haziran ayında enflasyon %0,99, altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık kamu görevlileri ve emeklilerine ocak ayında yalnızca %11 oranında maaş artışı yapılmış, maaşlar bu dönemde de enflasyon karşısında %6,09 oranında erimiştir. Şimdi bu kaybın üzerine %7'lik ikinci dönem artışı eklenecektir.
Buna göre;
Bekâr (15/1) en düşük dereceli memur maaşı 56 bin 731 liradan 64 bin 367 liraya,
Ortalama memur maaşı ise 68 bin 460 liradan 77 bin 715 liraya yükselecektir.
En düşük dereceli memurun maaşındaki artış 7 bin 636 lira, ortalama memurun maaşındaki artış ise 9 bin 255 lira olmuştur.
Bu rakamlara memurun evli olup eşinin çalışmaması durumunda 3 bin 581 TL eş yardımı ve çocukları için 394 TL ile 788 TL arasında çocuk parası eklenmektedir.
Ancak bu rakamlar refah seviyesinin yükseldiğini değil alım gücünün erdiğinin göstergesidir. Bu zamlar ve maaş seviyesiyle kamu çalışanlarımızın altı ay boyunca geçimini sağlaması mümkün değildir.
Yapılan bu artışların gerçek anlamda bir refah sağlaması için bütünüyle enflasyona dayalı sistemden vazgeçilmedikçe bu erime her dönem sürecektir. Gerçek zam; enflasyonun üzerinde yapılan, çalışanı büyüyen ekonomiden pay sahibi yapan artıştır.
Ne yazık ki mevcut sistem kamu görevlilerini her altı ayda bir aynı kısır döngünün içine mahkûm etmektedir. Önce maaşlar enflasyon karşısında erimekte, ardından oluşan kayıp "zam" olarak sunulmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece kamu çalışanlarının alım gücünün korunması mümkün değildir.
Üstelik açıklanan resmi enflasyon ile vatandaşın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki fark her geçen gün daha da hissedilmektedir. Kira fiyatları, gıda harcamaları, enerji giderleri, eğitim masrafları ve ulaşım maliyetleri ortadayken kamu çalışanlarına yapılan toplamdaki %13,5’lik artış hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Türkiye ekonomisi büyüyor.
Milli gelir artıyor.
Vergi gelirleri rekor seviyelere ulaşıyor.
İhracat yükseliyor.
Ancak bu büyümenin yükünü omuzlayan kamu görevlileri ve emeklileri, ortaya çıkan refahtan hak ettikleri payı alamıyor.
Çağrımızı yineliyoruz:
Kamu görevlileri ve emeklileri artık sadece enflasyon kadar artış istemiyor.
İnsanca yaşayacak ücret istiyor.
Büyüyen Türkiye'den hak ettiği payı istiyor.
Alın terinin karşılığını eksiksiz istiyor.
Bu nedenle;
• Temmuz ayında maaşlara ilave zam yapılmalıdır.
• Kamu görevlileri ve emeklilerine mutlaka refah payı verilmelidir.
• Maaşların aylarca enflasyon karşısında erimesine son verecek eşel mobil sistemi hayata geçirilmelidir.
• Toplu sözleşme sistemi yeniden düzenlenmeli; gerçekleşen enflasyonun peşinden koşan değil, enflasyonu öngören ve çalışanı koruyan bir ücret politikası oluşturulmalıdır.
• Özellikle son yıllarda görev aylıkları ile emekli aylıkları arasındaki makas kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması milyonlarca kamu görevlisini emeklilikten korkar hâle getirmiştir. Bu adaletsizlik de vakit geçirilmeden giderilmelidir.
Kamu görevlileri enflasyonun gerisinden gelen maaş artışlarını değil, enflasyonun önünde giden bir ücret politikası istemektedir.Çünkü refah, enflasyon farkıyla değil; hakça bölüşülen büyümeyle sağlanır.
Mücadelemiz; kamu görevlilerimizi ve emeklilerimizin maaşlarınınher altı ayda bir erimesine yol açan bu ücret anlayışı değişinceye, ek zam, refah payı ve eşel mobil sistemi hayata geçinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir.
Yarın; hayallerine giden yolda emeklerini bilgiyle, azimlerini umutla buluşturan evlatlarımız önemli bir eşiği aşacak.
LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, emek veren öğretmenlerimize ve kıymetli velilerimize fedakârlıkları için teşekkür ediyorum.
Allah zihin açıklığı versin.
Bilgi, önce dinlemeyi; hikmet, önce anlamayı öğretir. Aynı çatının altında bizleri bir arada tutan şey; nezaket, saygı ve ortak değerlerdir.
Kalemlerimizin sözden, sözlerimizin irfandan beslendiği bereketli bir hafta olması dileğiyle...
İyi dersler İSTANBUL!
Bayrağımız…
Türk milletin kalbidir.
Aynı inançla,
aynı umutla yürüyen bir milletiz biz.
Okullarımız; umudun yeşerdiği,
güvenin büyüdüğü yerdir...👏🇹🇷🇹🇷🇹🇷
@MucahitYentur
Bayrağımız…
Türk milletin kalbidir.
Aynı inançla,
aynı umutla yürüyen bir milletiz biz.
Okullarımız; umudun yeşerdiği,
güvenin büyüdüğü yerdir.
Bu yolun sessiz kahramanları…
fedakârca emek veren öğretmenlerimizdir.
Her birine yürekten teşekkür ediyoruz.
Ve sevgili öğrencilerimiz…
sizler bu ülkenin yarınlarısınız.
Gülüşünüz umut,
adımlarınız gelecektir.
Kıymetli velilerimiz…
gösterdiğiniz destek ve güvenle
bu yolculuğun en güçlü paydaşlarından birisiniz.
Biz birlikteyiz.
Biz güçlüyüz.
Eğitim…
her şartta yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
#EğitimleTekYürek
Yıllardır eğitime emek veren, öğrenciyi merkeze alan yaklaşımı, nezaketi, samimiyeti ve yapıcı liderliğiyle tanıdığımız İl Millî Eğitim Müdürümüz @MucahitYentur'ün eğitim adına ortaya koyduğu gayrete şahidiz.
Eğitime gönül verenlerin yanında olmaya devam edeceğiz.
@tcmeb
Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in teşrifleriyle gerçekleştirilen Geleceğin Yazarları İl Kitap Fuarı'nda, öğrencilerimizin hayallerinin satırlara, satırların kitaplara dönüştüğüne hep birlikte tanıklık ettik.
Her kitabın arkasında emek, hayal, sabır ve umut vardır.
Kalem tutan her evladımızı gönülden tebrik ediyorum.
Bir şehir düşünün;
Binlerce öğrencisi yazıyor, üretiyor, kitaplaştırıyor...
Bugün İstanbul'umuzda 41 bini aşkın öğrencimizin kaleminden doğan eserler, binlerce okurla buluştu.
Kelimelerle kurulan her cümle, medeniyet yolculuğumuza bırakılmış kıymetli bir iz olarak kalacak...
Emeği geçen tüm öğretmenlerimize, yöneticilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum.
Medeniyetler önce kalemle yükselir.
Bugün Geleceğin Yazarları İl Kitap Fuarı'nda, öğrencilerimizin hayallerinin kitaba dönüştüğü büyük bir kültür şölenine tanıklık ettik.
41 bin 454 öğrencimizin emeğiyle hayat bulan 3 bin 2 eser, gençlerimizin söz söyleme iradesinin ve üretme azminin en güzel göstergesidir.
Kaleme değer veren her çocuğumuz, yarının hikâyesini yazıyor...