Bugün el-Lâlekâî’den yaptığım nakiller hakkında bazı kifayetsiz muhterisler ukalalık etmiş.
Sosyal medyanın azizlikleri bunlar. Herkes herşeyi söylüyor. Cevap vermezseniz karşı taraf “haklı” oluyor ve size yönelttiği itham üzerinizde kalıyor. Keşke böyle olmasaydı…
O paylaşımımda sözü çok uzatmamak için el-Lalekâî’ye atfen iki örnek zikretmiştim.
Onların dayanaklarını aktarayım.
Ne demiştim:
1- “Hocasının ağzından İmam Ebû Hanîfe’ye “müşrik” diyen…”
Şerhu Usûli İ’tikadi Ehli’s-Sünne’deki (I, 343) ifade:
اخبرنا محمد بن عبيد الله بن حجاج، اخبرنا محمد بن عبد الله بن ابراهيم، حدثنا محمد بن يونس، قال: حدثنا ضرار بن صرد، قال: حدثني سليم المقري، قال: حدثنا سفيان الثوري، قال: قال لي حماد بن ابي سليمان: "ابلغ عني ابا حنيفه المشرك اني بريء منه حتي يرجع عن قوله في القرآن."
2- Allah Teala’nın semada olduğunu Ehl-i Sünnet akidesi olarak propaganda eden…”
Şerhu Usûli İ’tikadi Ehli’s-Sünne’deki (I, 470) ifade:
ما روي في قوله تعالي الرحمن علي العرش استوي وان الله علي عرشه في السماء
başlığı altında birkaç ayet zikrettikten sonra:
فدلت هذه الآيات انه تعالي في السماء وعلمه بكل مكان من ارضه وسمائه
Mesele budur.
Herkes haddini bilsin!..
İbn Haldun şöyle der: "Mağlup olan toplumlar, galip olan toplumların
- Kıyafet,
- Yaşayış tarzı,
- İnanç,
- Örf ve âdetlerinde
- Ve bütün diğer hâllerinde taklit etmeye daima meyillidir.
Bunun sebebi şudur: İnsan nefsi, kendisine boyun eğdiği kimsenin üstün ve mükemmel olduğuna inanır. Bu ya gerçekten onu üstün gördüğü içindir ya da mağlubiyetinin tabiî bir üstünlükten değil, galibin kemalinden kaynaklandığını zannettiği içindir.
Bu kanaat yerleşince, galibin bütün davranışlarını benimser ve ona benzemeye çalışır. İşte taklit budur.
Hatta bazen galibin üstünlüğünün güç ve asabiyetten değil, sadece âdet ve yaşayış tarzından kaynaklandığını sanır; bu yüzden de onu bu konularda da taklit eder.
Bu sebeple mağlup olanların; elbiselerinde, bineklerinde, silahlarında, bunları kullanış şekillerinde ve hatta hayatlarının diğer bütün yönlerinde galibe benzemeye çalıştığını görürsün.
Çocukların babalarını sürekli taklit etmeleri de böyledir. Çünkü onlar babalarının mükemmel olduğuna inanırlar.
Her memlekette halkın çoğunluğunun, kendilerine hâkim olan devletin askerî kıyafetini ve yaşayış tarzını benimsemeleri de bundandır. Çünkü galip olan onlardır.
Hatta bir ümmet, komşu bir ümmetin hâkimiyeti altına girerse, onlara benzemesi ve onları taklit etmesi büyük ölçüde yaygınlaşır.
Nitekim bu devirde Endülüs'te Hristiyan komşularıyla yaşanan durum böyledir. Müslümanların birçoğunun onların kıyafetlerini, alametlerini, âdetlerini ve yaşayışlarını, hatta evlerini ve binalarını bile onlara benzetmeye çalıştıklarını görürsün. Basiret sahibi kimse bunda istilânın (İşgal) belirtilerini fark eder.
||el-Mukaddime||
@MTVARIZ1@maesef Ya Allah'ım kafayı yiyeceğim yaa. Kardeşim bu din senin babanın ahırı değil istediğin gibi eşeklik yapamazsın burada. Eşeklik yapmak isteyen gitsin kendi babasının çiftliğinde yapsın. Ben açığım ben gavurun diyene bir şey diyor muyuz? Ama bu dini temsil kisvesiyle ya-pa-maz-sın!
@shbasaeva Ya biri niye başkasının annesiyle yaşamak istesin. Allah mecbur etmesin insan mecbur kalırsa tek göz evde bile kalır ama herkesin bir düzeni bir hayatı var.
Şu kasideler falan acayip hoşuma gidiyor ya. Zaten hadis meclislerinin bereketi çok başka. Bir de böyle kaside falan söylenince insan pamuk gibi oluyor. 🤗🤗
İnternetteki okuma listeleri karşısında #NeOkuyayım diye düşünürken ömür sermayen tükeniyor kardeşim. Gel İFAM'a bu kararsızlıktan kurtul.
Ehl-i bid'ate karşı omuz omuza verelim.