Güzel Sakarya’daydık.
Gözünün içine baka baka konuştuğumuz, derdini açıkça söyleyen, memleketine sahip çıkan milletimizle buluştuk.
Bu mücadele bir kişinin değil, milletin mücadelesidir.
Millet ne diyorsa o olacak!
Bu ülkenin yediden yetmişe her bir vatandaşı, olanı biteni bütün çıplaklığıyla görüyor. Kimse bu yalanlara, iftiralara, fitnelere, kumpaslara pabuç bırakmaz. Sen bu ülkenin köylüsünü, çiftçisini ne zannettin?
Bak da biraz feraset ve basiret öğren şu sözlerden:
“Turp ile şalgam ile devlet idare edilmez. Adalet ile hukuk ile idare edilir.”
“Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına milletimizi ayrıştıran ve birliğimizi bozan bu manzara ile değil; içeride terörsüz Türkiye ümidi, dışarıda ise ülkemizin birliğini tehdit eden odaklara karşı mücadele azmi ve gayretiyle girmemiz bir tercih değil açık bir zarurettir.”
Aziz Milletim;
Aşağıda sıralanmış olan davalar kendi koltuk hırsı için; rakibini devre dışı bırakmak, siyasi yasak getirmek ve millet iradesini gasp etmek için bir avuç hakkaniyetsiz insan tarafından uydurulmuş davalardır:
📌Ordu Havalimanı VIP davası,
📌Seçim iptal etme davası,
📌Büyükçekmece davası,
📌"Ahmak" davası,
📌"İBB'de 550 terörist var" davası,
📌Başsavcıya hakaret davası,
📌Hakkımda usulsüz rapor yazmış bilirkişiye suç duyurusunda bulunmama rağmen benim aleyhime açılan "bilirkişi" davası,
📌Diploma iptali,
📌Boş iddialar, yalan ifadeler ve gizli tanık marifetiyle oluşturulmuş yolsuzluk davası,
📌Uydurma bağlantı iddiaları ile oluşturulmuş terör davası ve kayyum girişimi,
Ve daha nice mesnetsiz soruşturmalar...
Bütün bu davaların asıl savcısı olan kişiye sesleniyorum;
Seni mertçe yarışa çağırıyorum.
Korkma gel yarışalım.
Sandıkta bu aziz millet kararını versin.
Millet cesaretli ve mert olanı sever.
Var mısın?
Milletimiz büyüktür diyerek sizi selamlıyorum.
Ramazan ayının merhameti, bereketi, adalet, birliktelik ruhu, insanın insanı hissetme anlayışı üzerinizde olsun.
Sosyal devlet olmak adına, adalet adına üzerimizdeki kötülüklerin bittiği, iyi günlerin geleceğini müjdeleyerek; ülkemize, milletimize, emeklisine, gençlerine, emekçisine, iş dünyasına zulüm ve zor günler yaşatan her kim varsa; içten dualarımla bir an önce bu kötü, bir avuç insanı milletçe göndereceğimiz günleri, sandığı, seçimi iple çektiğimi bilmenizi istiyorum.
Akşam İstanbul Saraçhane’de milletimizin, yüzbinlerin sesinden “Yiğidim Aslanım” şarkısını dinledim. Çok teşekkürler…
Halk TV’de 00.30’da benimle ilgili hazırlanan belgeseli izledim. Teşekkürler Halk TV.
Buradan bir uyarıda bulunmak isterim. Bir süre, dün akşam ilk kez hepimizin vergileri ile yayın yapan TRT başta olmak üzere, iktidar yalakası kanallara ilk kez hayatımda bu kadar bakma fırsatı buldum. Tam bir rezalet, yalan, iftira; namusa, haysiyete dil uzatma. Koca insanlar utanmadan, nasıl bu denli kötü olabilir? Hepsinin, tüm bu yalancıların, yalakaların, Ramazan ayında kul hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getireceğim ve ömrüm var oldukça hukuki haklarımı arayacağım. And olsun!
Bütün bu sorunları çözeceğiz. Bu atmosferi yaratan, bize yaşatan tek kişi var. Ankara’da kapalı kapılar ardından Türkiye’yi yönetmek değil koltuğunu korumak için Ramazan’da kul hakkı yemek dahil her yolu mübah gören tek kişiyi milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Başaracağız. Akşam herkesi Saraçhane iftar sofrasında Sn. Genel Başkanım Özgür Özel ile oruç açmaya davet ediyorum. Ben de sizi izlerken iftar sofrasında olacağım, dua edeceğim.
Ekrem İmamoğlu
25 MART 2025 SALI, SİLİVRİ
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Bolu’daki faciada 78 canımızı yitirdik. 10 vatandaşımız hala hastanelerde tedavi görüyor. Yastayız, acımızı yaşıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi, sorumlular kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun; hakkaniyetli ve şeffaf bir soruşturmanın işletilmesinden ve sorumluların en ağır cezaları almasından taraftır. Bu kapsamda üzerimize düşen tüm katkıyı vermeye hazırız.
En başından beri bu faciayı siyasi tartışmalardan uzak tutmaya çalıştık.
Ancak maalesef aynı yaklaşımı iktidardan göremedik.
Önce, facianın gerçek boyutlarının kamuoyu ile paylaşılması için 6 saat boyunca AK Parti Ankara İl Kongresindeki konuşmaların tamamlanması beklendi.
Ardından turizm alanlarındaki ruhsatlandırma ve belgelendirme sorumluluğu tüm mevzuata göre açıkça kendisinde olan Kültür ve Turizm Bakanı, Bolu Belediyemizi hedef gösterdi.
Sonra Adalet Bakanı, soruşturma ile ilgili bilgi verirken CHP’li belediyenin itfaiye sorumlularını özel olarak işaret ederek bu sorumsuz tavrı sürdürdü.
Beştepe’nin iletişim merkezleri harekete geçirilerek sorumlular gizlenmeye çalışıldı. Devletin Anadolu Ajansı, otelin dışındaki 70 metrekarelik bir kafeye verilen belgeyi dördüncü kattaki restorana verilmiş gibi göstererek algı yönetimi kampanyasına alet edildi.
Uzaktan kumandalı sözde gazeteciler, yorumcular, uzmanlar, Kültür ve Turizm Bakanlığını sorumluluk dışında tutmak için seferber oldu.
Şimdi, gerçek sorumluların ortaya çıkması ve benzer bir acının tekrar yaşanmaması için cevaplanması gereken sorular var.
1. Sömestr tatilinde tam kapasite çalışan kış turizmi bölgesinde neden yangına müdahale edecek bir itfaiye teşkilatı kurulmamıştır?
2. Söz konusu otel, 2007 yılında, Adalet ve Kalkınma Partili belediyeden aldığı yangın yeterlilik belgesi ile bugüne kadar nasıl faaliyetini sürdürmüştür? Bakanlığın denetimleri sırasında neden yeni bir belge istenmemiştir? 18 yıl yeni bir yeterlilik belgesi almayan otelin ruhsatı, tek yetkili olan Bakanlık tarafından neden iptal edilmemiştir?
3. Mevzuata göre otellerin, 30 Nisan 2024 tarihine kadar Bakanlığa teslim etmesi gereken yangın yeterlilik belgelerinin süresine neden istisna getirilerek süre uzatımı yapılmıştır?
4. 2007 yılından sonra ilk kez Aralık 2024’te Bolu Belediyemizden denetim talep edilmiş, Belediyemiz otele uygunluk belgesi vermemiştir. Belediyemizin vermediği uygunluk belgesi hangi kurumdan alınmıştır? Alınmamışsa Bakanlık bu otelin ruhsatını neden iptal etmemiştir?
5. Kültür ve Turizm Bakanı, otelin 2021 ve 2024 yılında denetimden geçtiğini, yangın yeterlilik belgesinin mevcut olduğunu söylemiştir. Bu belgeleri Belediye vermediğine göre hangi kurum vermiştir? Hiçbir kurum vermediyse 2007 tarihli belgenin yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Bakanlık 18 yıl önceki belgeyi nasıl yeterli görmüş, bu otele nasıl denetim onayı vermiştir?
Bu sorulara verilecek yanıtlar; sistemsizliğin, yetki karmaşasının ve denetimsizliğin bizi nasıl bir faciaya götürdüğünü ortaya çıkaracaktır. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyor, yaşanan faciadan siyasi rant devşirmeye çalışanları milletin vicdanına havale ediyorum.
Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ’ın yaptığı konuşma sebebiyle soruşturma açılması ve hızla gözaltına alınması kabul edilebilir değildir. Siyaset konuşmak, eleştirmek için vardır ve demokrasilerde siyasi hesaplaşma sandıkta olur. Yargı, siyasetin aparatı olamaz.
Zafer Partisi Genel Başkanı @umitozdag'ı ifadeye çağırmak yerine yemek yediği restoranda apar topar gözaltına almak muhalif siyasetçileri itibarsızlaştırma girişimlerinin devamıdır...
Bunu kabul etmek, buna sessiz kalmak, bunu sineye çekmek mümkün değildir.
Aralarındaki çelişki ne olursa olsun bir siyasi partinin genel başkanının itibarı diğer siyasi partilerin genel başkanlarına emanettir. Bu erdemden nasibini almayanların attıkları her adım siyasi tarihimize kara leke olarak geçmektedir.
Yaşananlar önceki dönem milletvekili olması nedeniyle Meclis Başkanı @NumanKurtulmus'a da sorumluluk yüklemektedir.
Tayyip Erdoğan'a bir kez daha sesleniyorum: Siyasi rakipleriyle mücadelede taşeronlarını aradan çeksin ve bir an önce milletin önüne sandığı getirsin.
İstanbul'a getirildiğini öğrendiğimiz Sn. Genel Başkanı ziyaret etmek ve sürece eşlik etmek üzere Grup Başkanvekilimiz Ali Mahir Başarır ve Genel Başkan Yardımcımız Özgür Karabat tarafımdan görevlendirilmiştir.