BİR HUKUKİ BAŞARI DAHA 👏👏👏
Gelir Uzmanlarının daha alt kadrolarda çalıştırılması hususunda sendikamızın verdiği hukuki mücadelenin örneği maalesef yok. Keşke olsa !!!
Gelir Uzmanlarına yapılan veznedar görevlendirmelerinde 15 dava kazandık. 6 davadan da karar bekliyoruz
Şimdi de icra memurluğu görevlendirmelerinde de üyelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.
Kariyer Büro Sendikası üyeleri yalnız değildir, her türlü hukuki destek için avukatlarımıza rahatlıkla ulaşabilirsiniz @AvaruzCinar 0505 398 9357
İyi ki varsın @KariyerBuroSEN
Sendikal rekabette çalışan, üreten ve üyelerinin yanında olanların bir adım öne çıktığı görülüyor. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Kariyer Büro Sendikasını tebrik ederim.
📌 Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül ve Ankara Şube Başkan Yardımcısı Neslihan Akgül’ü, Gazetemizin “657’liler Ailesi” köşesi yazarı Ahmet Ünlü ile birlikte ağırladık.
Gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmede, kariyer meslek mensuplarının talepleri, çalışma hayatında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
@aktulgalibey@KariyerBuroSEN
Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül ile Ankara Şube Başkan Yardımcısı Neslihan Akgül'ü Yeni Şafak Gazetemizin Ankara Temsilciliğinde misafir ettik.
Görüşmede Taşra Teşkilatında görev yapan Kariyer Meslek mensuplarının sorunlarını detaylı bir şekilde müzakere etme imkanı bulduk. Arkadaşlarımızın tutkulu bir şekilde meslektaşlarının sorunlarını en ince detayına kadar gündeme getirmeleri takdire şayandı.
Ben de kendilerine endişelerimi ve kariyer mesleklerin genelindeki sorunları belirterek elimden gelen her türlü desteği vereceğimi belirttim.
Faydalı bir görüşme oldu. Kariyer Büro Sendikasına başarılar diliyorum. @aktulgalibey@KariyerBuroSEN
HUKUKİ MÜCADELEYE NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Sendikaların Anayasadan ve yasalardan aldıkları 2 önemli gücü bulunmaktadır.
📌EYLEM GÜCÜ
📌Üyeleri adına her türlü idari işlem için dava tarafı olabilmesi yani HUKUKİ GÜCÜ
Sendikamız kurulduğu günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla yaklaşık 50 davanın tarafı olmuştur.
İlk dava açan olmak gibi bir gayretimiz de yok.
Her şeye dava açmak gibi bir gayretimiz de yok.
Sendikamız bu hukuki başarısını, üye sayısını artırmak için değil, tespit edilen ancak idareyle yapılan görüşmeler neticesinde çözüme ulaşmayacağına emin olduğu konularda, üyelerimizin menfaatlerini korumak için kullanmaktadır.
Açılan davalardaki başarımız da her konunun ne kadar ciddiyetle ve emekle ortaya çıktığını net bir şekilde göstermektedir.
Muhasebe Uzmanlarımızın, SGK Denetmenlerimizin, bizlere güvenip üye olan bütün meslek mensuplarımızın, meslekleriyle ilgili yapısal sorunların çözümü için taraf olduğumuz davalar bulunmakla birlikte açılan davaların büyük kısmı Gelir Uzmanlarının görevlendirme sorunları, bireysel işlemler ve meslek mensuplarının genelini ilgilendiren mevzuat düzenlemeleridir.
Dava sayılarını şekillendiren şey, yapısal sorunların varlığıdır. Yapısal sorunlara en fazla maruz kalan mesleklerimizin başında da maalesef gelir uzmanlığı gelmektedir.
Gelir Uzmanlığı kanunda sayılan kariyer mesleklerden bir tanesi olmasına rağmen, personel politikası yüzünden itibarı zayıflamış, kariyer mesleğe yakışır bir yapılanma içerisinde değil de memuriyet yapılanması içerisinde eritilmiş bir meslek haline gelmiştir.
Bu nedenle, Gelir Uzmanlarının görev tanımlarının ve hiyerarşik durumunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmemesi, idarenin bu sorunların çözümü noktasında istediğimiz adımları atmaması, düzenleyici işlemler için yargıya başvurmayı zorunlu kılmıştır.
Devlet Memurları açısından üst norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte, kariyer mesleklerle görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında ast-üst ilişkisi kurulmaması gerektiğinin çerçevesi çizilmiştir. Bunun temel nedeni, Anayasaya dayanan SINIFLANDIRMA, KARİYER ve LİYAKAT ilkeleridir.
Hiçbir kadro yasaların ve yasalara uygun mevzuatların çizdiği çerçeve dışında sınıflandırılmamalı, idarenin takdir yetkisine göre değerlenip, değer kaybetmemelidir. Şüphesiz idarenin takdir yetkisi sınırsız değil, yargı denetimine tabiidir.
Diğer kariyer uzmanlar gibi Gelir uzmanlarının da elbette sorumlu olduğu amirler olacaktır, ancak her hatalı düzenlemeye itiraz ettiğimizde, dava açtığımızda ‘‘Gelir Uzmanları Amir Beğenmiyor’’ yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bazı hatalar çok uzun süredir yapılıyor diye meşruiyet kazanmaz.
Kazanılan davaların, içeriğinin; hukuki kısmının değil de sistemi zora soktuğunun üst perdeden tartışılması hukuk devleti anlayışı ile de hakkaniyetle de uyuşmaz. Hatalı da olsa, ‘‘alıştığımız bir sistem var’’ dayatması neticesinde meslektaşlarımızın rahatsızlığının yok sayılması ne kadar vicdanidir?
Kariyer mesleğe yakışır yapılanma nasıl olması gerekiyorsa öyle bir hiyerarşik yapılanma istemek Gelir Uzmanlarının en doğal hakkıdır.
Diğer kariyer mesleklerde nasılsa öyle ihdas edilen ve görev yapan Gelir Uzmanlarına "ne yapalım artık memur alımı yapılmıyor" bahanesiyle; veznedarlık, icra memurluğu, yoklama memurluğu, …vb görevlendirmeler yapılması, bu hatalı sistemin devam etmesini sağlayan en önemli nedenlerden bir tanesidir.
Ezilen kendisi olmayınca, haksızlığı olduğundan küçük göstermek beraber çalışan bütün kadroların da itibarını zamanla zedelemiştir.
Nitekim var olan tabloda Gelir Uzmanı ne kadar kıymetliyse amirleri de doğal olarak o kadar kıymetli, teşkilatın en büyük parçası olan Gelir Uzmanlarının itibarı ne kadar zayıflamışsa amirlerinin de itibari o derece zayıflamıştır. BUNU GÖREMEMEK, GÖRMEK İSTEMEMEK ASIL SORUNDUR.
Bazı görevler için özelleşmiş bu kadrolara alım yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Ne Gelir İdaresi Başkanlığı yeni yapılanan bir kurumdur ne de Gelir Uzmanlığı yeni ihdas edilen bir meslektir. (1993) On yıllardır devam eden bu sistemsizlik, çaresizliğin değil bakış açısının eseridir. Pek hala GİB, veznedar, icra memuru, sekreter, yoklama memuru, memur, VHKİ istihdam edebilir. Önünde yasal bir engel yoktur.
İdarenin bu tercihinin bedelini sadece Gelir Uzmanları çeksin diyebilen herkesin de bu sorunda bir parça payı vardır. Gelir Uzmanlarına yapılan bu haksızlığa ses çıkarmadıkları için zamanla bir virüs gibi yayılan bu haksızlık birlikte çalışan bütün kadroları sarmış ve rahatsızlığı tahammül edilemeyecek seviyelere getirmiştir.
Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında görev yapan bütün kadroların itibarlarının zayıfladığından şikayet edilir hale gelinmiş, özlük hakları da zayıflayan itibarların etkisiyle dayanılması güç bir noktada sıkışmıştır.
Gelir Uzmanları, Avukatlar arasından seçilen, eski adıyla Koordinatör Avukata karşı sorumlu tutulamaz dediğimizde ve yargı bu durumu hukuka aykırı bulduğunda, aslında avukatların itibarı ile ilgili bir tasarruf ortaya koyulmuyor. Avukatlık ciddi eğitim gerektiren ve çok önemli bir meslektir. Gelir Uzmanlığı da … Gelir Uzmanlarının avukatın ya da başka bir kadronun kalem memuru gibi değerlendirilmesi kabul edilebilir mi? Kaldı ki Gelir Uzmanlığı GİB’in en önemli personel kaynağıdır. Bir tek Gelir Uzmanlarını çıkardığınızda GİB çalışamaz hale gelir. Bu GİB’in merkez teşkilatı için de geçerlidir.
Aynı Avukatlarda olduğu gibi Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğünü kadrolarını da ŞEFLİK kadrosunu da değersiz görmüyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra teşkilatının personel yapısının kariyer mesleğe göre değil de düz memuriyete göre yapılanması nedeniyle, Gelir Uzmanlarına yapılan haksızlığın idarecilerin, takdir yetkisine ve vicdanına bırakılmasına İTİRAZ EDİYORUZ.
Gelir Uzmanlarına diretilen şey şudur; ‘‘kariyer meslek gibi zorlu koşullardan geçeceksiniz ancak düz memur gibi değerlendirildiğinizde sesinizi çıkarmayacaksınız’’
📌Özlük meselesi de bu konunun mütemmim cüzüdür. Vergi Dairesi Müdürlerinin özlüğü şube müdürü özlüğüne sıkışmış, bu durumda Gelir Uzmanlarının kariyer meslek olarak özlük haklarının diğer kariyer mesleklerle denk olmasına engel olur hale gelmiştir.
Kimse kusura bakmasın, Gelir Uzmanlarının özlük haklarına engel olan hiçbir hususa da Gelir Uzmanları sabretmek zorunda değildir.
Herkesin söylediği ancak davranışlarından hissedemediğimiz gerçek; ‘‘AYNI GEMİDEYİZ’’ ifadesidir. Aynı gemideyiz ancak ‘‘benim rahatım bozulacağına sen haksızlığa uğramaya devam et’’, ‘‘ben hakkımı almadan senin hak alma hayalini kurmana da izin veremem’’ bakış açısı artık vicdanlara ağır gelmektedir. Bir haksızlık uzun süre yaşandı diye haklı hale gelmez.
AYNI GEMİDE OLANLAR GEMİ BATMADAN DOĞRU İSTİKAMETE NASIL ULAŞACAKLAR?
📌Önce gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Şube Müdürlüğü statüsünden kurtulmadıkça müdürlerin ve yardımcılarının özlük sorunu çözülemez.
Bu statüde iken Gelir Uzmanlarına amirlik yapması da onları değerli kılmaz Gelir Uzmanlığını değersiz kılar ve bu sarmal döngü devam eder durur. Bunu yıllardır görüyoruz.
📌Bu döngüyü sona erdirecek çözüm yolu, idarecilerin kariyer bir unvana amirlik yapacak bir statüye sahip olacakları yeni bir unvan elde etmeleridir. Ancak tek başlarına yani sadece onlar özelinde yapılacak bir düzenleme ile bunu elde etmeleri hukuken mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, sınıflandırma, kariyer ve liyakat temel ilkeleri gerekçesiyle bu geçişi hukuka aykırı bulmuştur.(Bkz. İŞKUR İl Müdürünün istihdam uzmanlığa atanması ile ilgili karar)
Bu sorunun yeni bir teşkilat yapısı içerisinde yeni unvanlarla çözülmekten başka çaresi kalmadı.
Bu gerçeğe göre değil de yirmi yıl önceki gerçeklere göre hareket edilirse Vergi dairesi Müdürleri sadece kendi sorunlarını çözememekle kalmayacak, Gelir Uzmanlarının da işini zorlaştırmaya devam edeceklerdir.
Ancak Gelir Uzmanları için tek yol bu değildir. Aylardır ülkemizin en önemli hukukçularıyla tartıştığımız ve bir iki ay içerisinde açacağımız Merkez Taşra ayrımına ilişkin davamızdan da ümitliyiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde seçim öncesinde siyasetin bir kararı ile daha önce denk olunan diğer kariyer mesleklerle denk özlük haklarına sahip olabileceğimizden de ümitliyiz.
Aynı gemideysek tek yol ‘‘BAŞUZMANLIK MODELİ’’
Birlikte başka bir çıkış yolu var ancak biz bilmiyorsak dinlemeye de hazırız. Acı gerçek, zamanın daraldığıdır.
Ezcümle, Gelir Uzmanlığı, Muhasebe Uzmanlığı, SGK Denetmenliği, Muhasebe Denetmenliği, İl Planlama Uzmanlığı, İl Göç Uzmanlığı, Vergi İstihbarat Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı, Milli Emlak Denetmenliği, Ticaret Denetmenliği ... kanunda sayılan kariyer mesleklerdir ve kariyer mesleğe uygun çalışma koşullarına ulaşana kadar Kariyer Büro Sendikası mücadele etmeye devam edecektir.
Birlikte mücadele etmeye de
Tek başına mücadele etmeye de
Haklı olduğumuz konularda herkesle mücadele etmeye de HAZIRIZ.
Kamu gelirlerinin güvence altına alınması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi ve vergi adaletinin sağlanması amacıyla sahada görev yapan gelir uzmanları ve diğer denetim elemanları, yetkilerini kanundan almakta ve sorumluluklarını hukuki çerçevede yerine getirmektedir.
Antalya’da denetim görevi ifa edilirken Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen fiziki saldırıyı lanetliyorum.
Bu saldırı cüreti aynı zamanda kamu düzenine yönelik bir tehdittir ve gün geçtikçe artmaktadır.
Arkadaşlarımız yalnız değil, biz yalnız değiliz. Devletine milletine hizmet eden kocaman bir aileyiz.
#GelirUzmanınaSaygı
@KariyerBuroSEN
KAMUOYUNA DUYURU
20/08/2011 günlü, 28031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir İdaresi Başkanlığı Hukuk Müşavirliği Görevleri ile Avukatların Mesleğe Alınmaları, Davaların Takip Usulü ve Çalışmaları Hakkında Yönetmeliğin; 25/06/2025 günlü, 32937 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik ile yeniden düzenlenen 24. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “diğer personel” ibaresi, Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları yönünden kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bir astlık-üstlük ilişkisi doğurması nedeniyle Sendikamız tarafından yargıya taşınmıştır.
Danıştay 2. Dairesi, söz konusu dava kapsamında yaptığı değerlendirmede; kariyer meslek mensubu olan Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcılarının “diğer personel” kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, B grubu avukat kadrosunda görev yapan bir personelin müdür olarak görevlendirildiği durumlarda bu kişilere karşı sorumlu tutulduğunu, bu durumun ise taraflar arasında hukuken sorunlu bir hiyerarşik ilişki doğurduğunu açıkça tespit etmiştir.
Mahkeme, bu tespitten hareketle; anılan düzenlemenin Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları bakımından uygulanmasının hukuka aykırılık taşıdığına hükmetmiş ve “diğer personel” ibaresinin bu Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcıları yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Bu kararın temel dayanağını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “sınıflandırma, kariyer ve liyakat” ilkeleri oluşturmaktadır. Zira Gelir Uzmanlığı; A grubu kariyer bir meslek olup, bu statünün gerektirdiği mesleki konumun idari düzenlemelerle zedelenmesi hukuken kabul edilemez.
Gelinen noktada açıkça görülmektedir ki; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın özellikle taşra teşkilatındaki mevcut personel rejimi, kariyer ve liyakat ilkeleriyle tam anlamıyla uyumlu değildir. Bu durum yalnızca Gelir Uzmanlarını değil, taşra teşkilatında görev yapan tüm personeli ilgilendiren; hem özlük hakları hem de kurumsal hiyerarşi bakımından yapısal bir soruna işaret etmektedir.
Sendikamıza göre bu yapısal sorunun kalıcı ve hakkaniyetli çözümü, “Kapsayıcı Baş Uzmanlık” modelinin hayata geçirilmesidir. Bu model, kariyer meslek yapısını güçlendiren, liyakati esas alan ve kurumsal hiyerarşiyi sağlıklı bir zemine oturtan bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.
Bu çerçevede; başta idare olmak üzere konunun tüm muhataplarını, mevcut durum daha da içinden çıkılmaz bir hal almadan sorumluluk almaya, gerekli düzenlemeleri yapmaya ve çözüm odaklı adımlar atmaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
Antalya ilinde yürütülen saha denetim faaliyetleri esnasında Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza yönelik meydana gelen saldırı hadisesini derin üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Kamu görevlilerine karşı gerçekleştirilen bu eylem kabul edilemez niteliktedir ve her yönüyle kınanmayı hak etmektedir.
Kamu hizmetinin etkin, tarafsız ve güvenli biçimde sürdürülebilmesi için görev yapan personelin fiziki ve hukuki güvenliğinin teminat altına alınması zorunludur. Bu kapsamda olayın tüm boyutlarıyla değerlendirilmesi, sorumlular hakkında gerekli adli işlemlerin kararlılıkla yürütülmesi ve benzer hadiselerin önlenmesine yönelik koruyucu tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiği açıktır.
Saldırıya maruz kalan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, kendilerine yönelik her türlü hak arama sürecinde yanlarında olduğumuzu saygıyla kamuoyuna bildiriyoruz.
@HMBakanligi@TC_icisleri@gibsosyalmedya
Antalya’da saha görevindeki gelir uzmanı meslektaşlarımıza yönelik olarak gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Denetimlerde güvenlik önlemleri acilen alınmalıdır
@gibsosyalmedya@HMBakanligi
Antalya’da saha denetimi görevini icra eden gelir uzmanı meslektaşlarımıza yönelik olarak gerçekleştirilen menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum.
Kamu görevini, ilgili mevzuat çerçevesinde ve büyük bir özveriyle mesai mefhumu gözetmeksizin yerine getiren meslektaşlarımıza yönelik bu saldırı aynı zamanda kamu düzenine ve devlet otoritesine yönelmiş ciddi bir tehdittir.
Gelir uzmanları; vergi adaletinin sağlanması, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve kamu gelirlerinin tahsili gibi kritik görevleri üstlenen, kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu kapsamda sahada görev yapan meslektaşlarımızın güvenliği, kamu idaresinin en temel sorumluluklarından biridir.
Bu çerçevede, gerekli idari ve hukuki tedbirlerin ivedilikle tesis edilmesi gerektiğini vurguluyor; saldırıya maruz kalan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, her koşulda yanlarında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyorum.
@HMBakanligi@gibsosyalmedya@yguder2013
Antalya’da saha denetimi görevini yerine getiren gelir uzmanı meslektaşlarıma yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum.
Kamu adına görev yapan, kayıt dışılıkla mücadele eden ve devletin mali düzenini korumak için sahada özveriyle çalışan meslektaşlarıma yönelik bu tür saldırılar asla kabul edilemez.
Görevini yapan kamu personeline yönelen her türlü şiddet, yalnızca bireylere değil, aynı zamanda kamu düzenine ve hukukun üstünlüğüne yapılmış bir saldırıdır.
Sorumluların gerekli cezayı almasını bekliyor; meslektaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Gelir uzmanları yalnız değildir.
Pırlanta Parlıyor, Memur Eriyor!
3 aylık enflasyon yüzde 10,04 oldu. Memurun, emeklinin aldığı zam daha bahar gelmeden mutfaktaki yangında kül oldu.
Ama elmas, pırlanta ve inciden alınacak yüzde 20 vergi, kanun teklifinden son anda çıkarıldı.
Çalışanlar vergi dilimine girerken, memur enflasyon altında ezilirken; lüks taşlara sağlanan bu imtiyaz doğru değil.
Vatandaşa "tasarruf" denilirken, pırlantanın vergisinden vazgeçilmesi olmaz. Pırlantanın ışıltısı, bordrolu çalışanın karanlığı olmasın.
Pırlantadan alınmayan o vergi, aslında geçinemeyen milyonların cebinden çıkıyor.
Genel Başkanımız Sayın Tolga AKGÜL ve Genel Yönetim Kurulumuz tarafından, Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Milletvekili Sayın Süleyman ŞAHAN’a ziyaret gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmede; kariyer meslekler arasında süregelen merkez-taşra ayrımı, özlük haklarına ilişkin sorunlar ve maaş dengesizlikleri kendilerine iletilerek, sorunların çözümüne yönelik karşılıklı değerlendirmelerde bulunulmuştur. Nazik kabulleri ve göstermiş oldukları misafirperverlik için Sayın Vekilimeze teşekkür ederiz.
@suleymansahan66@kariyerburosen
2025 yılı bütçe verileri önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye’de merkezi yönetim gelirlerinin yaklaşık %87’si vergi gelirlerinden oluşuyor. Başka bir ifadeyle eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapıya kadar kamu hizmetlerinin büyük bölümü doğrudan vergi sistemi tarafından finanse ediliyor.
Ancak vergi sistemi yalnızca kanun metinlerinden ibaret değildir. Kanunlar çerçeveyi belirler; o çerçevenin gerçek bir kamu gelirine dönüşmesi ise sahadaki kurumsal kapasite sayesinde mümkün olur.
Vergi idaresinde yürütülen analiz çalışmaları, saha tespitleri, mükellef hizmetleri ve denetim faaliyetleri bu kapasitenin günlük işleyişini oluşturur. Bu süreçlerin önemli bir bölümü kamuoyu tarafından görünmezdir. Oysa yapılan bir veri analizi ya da bir saha tespiti çoğu zaman milyonlarca liralık vergi kaybının önlenmesine katkı sağlayabilir.
İşte bu noktada Gelir Uzmanları vergi sisteminin sahadaki en önemli uygulayıcı kadrolarından biri olarak görev yapmaktadır. Vergi sisteminin fiilen çalıştığı alanların büyük bölümünde Gelir Uzmanlarının bilgi birikimi, saha deneyimi ve emeği bulunmaktadır.
Buna rağmen vergi sisteminin ürettiği trilyonlar konuşulurken, bu sistemi sahada ayakta tutan kadroların kurumsal konumu ve özlük hakları çoğu zaman aynı ölçüde gündeme gelmemektedir.
Oysa modern devletlerde güçlü vergi sistemleri yalnızca mevzuatla değil, o mevzuatı uygulayan nitelikli insan kaynağı ile ayakta durur.
Türkiye’nin vergi kapasitesinin artırılması, kayıt dışı ekonomi ile mücadele ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından Gelir Uzmanlarının kurumsal konumunun ve özlük haklarının güçlendirilmesi yalnızca mesleki bir beklenti değildir. Bu aynı zamanda kamu maliyesinin geleceği açısından kurumsal bir gerekliliktir.
Çünkü güçlü vergi idaresi güçlü kamu maliyesi demektir. Güçlü kamu maliyesi ise bu sistemi sahada ayakta tutan insan kaynağına hak ettiği değerin verilmesiyle mümkündür.
@tcbestepe@HMBakanligi@gibsosyalmedya
Kariyer meslek mensuplarının özlük ve mali haklarında yıllardır devam eden eşitsizliklere dikkat çekmeye devam ediyoruz.
Genel Başkanımız Tolga Akgül, 666 sayılı KHK sonrası derinleşen merkez–taşra ayrımını ve kamu personel sistemi içindeki adalet ihtiyacını Yenibirlik Gazetesi’ne verdiği röportajda kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Haklı taleplerimizi her platformda dile getirmeyi sürdüreceğiz.
📌Röportajın tamamına aşağıda.
https://t.co/I71Iw336qQ
Vergi, kamu hizmetlerinin devamlılığını sağlayan en temel kaynaktır.
Eğitimden sağlığa tüm kamu hizmetlerinin arkasında güçlü bir mali yapı vardır.
Bu yapının bel kemiğini oluşturan gelir ve muhasebe alanındaki uzman kadrolar, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede ve vergi adaletinin sağlanmasında büyük sorumluluk taşımaktadır.
Vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için emek veren maliye çalışanlarının 37. Vergi Haftası’nı kutluyor; özverili çalışmalarının karşılığını bulduğu bir çalışma hayatı diliyoruz.
Güçlü kamu maliyesi, güçlü kamu çalışanlarıyla mümkündür.
#vergihaftası
@RTErdogan@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur@mehmedmus
Vergi Haftası !!!
Vergiyi toplayanların unutulmadığı bir hafta olmalıdır.
Gelir Uzmanları ve Muhasebe Uzmanları,
📌 Denetim fazla mesaisinin, dairelerde görev yapan meslektaşlarımızın fazla emeklerini de kapsayacak hale dönüştürülmesini
📌 Uzlaşma huzur ücretinin herkesin yararlanacağı şekilde düzenlenmesini
📌 Özlük haklarının, diğer kariyer meslekler gibi 375 sayılı KHK’da düzenlenmesini
BEKLİYORLAR.
#vergihaftası
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@avabdullahguler@mustafaelitas@efkanala@mehmedmus@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur@gibsosyalmedya