Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Yaşınız ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorsunuz…
47 Yıl Boyunca:
1) Halkına Zulm edersen,
2) Baş örtüsü takmayan Kadınlarını darp edersen,
3) Diktatörlük rejimini istemeyen her muhalife işkence edersen,
4) İstediğin insanı şehir ortalarında inşaat Vinçleri ile idam edersen,
5) Vatandaşlarını Dil-Din-Irk-Mezhep ile bölersen,
6) Toplumun bir kısmını rejimin ile mutlu ederken, bir kısmına hayatı zindan edersen,
7) 47 yıl önce DARBE yapıp, demokratik hakları askıya alırsan,
8) BİLİM ve teknolojiye yatırım yapmak yerine İDEOLOJİK takıntılarına koca ülkeyi kurban edip, ucuz propaganda oyunları ile sosyal medya videosu hazırlamaya zamanını harcarsan:
Sözde rejimin bir günde devrilir ve vatandaşların da sokak da bunu böyle kutlar.
Daha da KÖTÜSÜ: Sen öldükten sonra, molla rejimin bile senin öldüğünü öğrenmeden önce fotografını ABD başkanı görür. Çünkü DEVLET dediğin şey köy muhtarlığına dönmüştür. Dini Lider dediğin tipler de birer ajan olmuştur.
Çünkü Liyakat yerine Sadakat, Demokrasi yerine senin sözde Diktatörlüğünü koymuşsundur.
Son 24 saat, görmek isteyen gözler için inanılmaz dersler ile dolu… Görmek istemeyenler için HAMASET Edebiyatına devam.
Neyse Türkiye bu olaylardan uzak dursun, bize zarar gelmesin yeter.
Bir de zırt pırt NATO’dan çıkalım diyen Avrasyacılara da yeter. Çökmüş ideolojilerini alıp gidip biraz matematik ve mantık dersi alsınlar.
Türk çocukları biliyor ve bilmelidir ki onlar 400 çadırlı bir aşiretten değil, onbinlerce yıllık Medeni Ve Yüksek Bir Irktan gelen yüksek kabiliyetli bir millettir.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin dibinde öleceğim.
Arif Nihat Asya