@CarrefourSA Marmara Forum mağazanızdan yaprak aldım. Yaprak demeye şahit lazım karton gibi. Satışını yaptığınız ürünün kontrolünü nasıl sağlıyorsunuz? Tokat yaprağı böyle olmaz, adını kirletmeyin lütfen #yurtalanzade satmayınız.
Anthony Hopkins:
"Yaşadığımdan daha az yaşayacağımı biliyorum.
Kendimi bir kutu çikolata almış bir çocuk gibi hissediyorum. Yemenin tadını çıkar ve fazla kalmadığını görünce özel bir lezzetle yemeye başlar.
Bitmek bilmeyen kamu hukuku konferansları için vaktim yok, hiçbir şey değişmeyecek.
Ve yaşlarına göre davranmayan aptallarla tartışmak istemiyorum.
Ve gri ile dövüşecek zaman yok. Egoların şiştiği toplantılara katılmıyorum ve manipülatörlere tahammül edemiyorum.
İşlerini, yeteneklerini ve başarılarını elinden almaya en yetenekli kişilere iftira atmaya çalışan kıskanç insanlardan rahatsızım.
Başlıkları tartışmak için çok az zamanım var:
Ruhumun acelesi var.
Kutuda çok az şeker kaldı.
İnsan insanlarla ilgileniyorum. Hatalarına gülen insanlar başarılı olanlar, mesleğini anlayanlar ve sorumluluktan kaçmayanlardır.
İnsan onurunu savunan ve doğrunun, adaletin, adaletin, adaletin tarafında olmak isteyen.
Hayat bunun için var.
Etrafımda başkalarının kalbine dokunmayı bilen insanlarla olmak istiyorum. Kaderin darbeleri aracılığıyla ayağa kalkmayı ve ruhun yumuşaklığını korumayı bilen kişi.
Evet acelem var sadece olgunluğun verebileceği yoğunlukta yaşamak için acelem var
Kalan tüm tatlıları yiyeceğim, daha önce yediklerimden daha lezzetli olacaklar.
Hedefim kendimle, sevdiklerimle ve vicdanımla uyum içinde sona ulaşmak.
İki hayatım olduğunu sanıyordum ama sadece bir tane çıktı ve onu onurlu bir şekilde yaşamak lazım."
Anthony Hopkins.
Bir tarafta özel bir maç için sadece bir saatlik (!) mesafeye özel uçakla giden futbolcular, diğer tarafta tarafta 10+ saatlik Amerika seferine tıklım tıklım dolu uçakta buldukları boş koltuklara dağıtılan voleybolcular.
Bir tarafta 48 takım arasına girdi diye şımartılan erkekler diğer tarafta şampiyonluk üstüne şampiyonluk kazandıkları halde duruşları yüzünden eleştirilen kadınlar.
Başarıyı değil, şımarıklığı ödüllendiriyoruz!
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
hiçbir aile oğulları eşlerini aldattı diye böyle yüz üstü bırakmaz. 'erkektir yapar' derler. ama mevzu kadın olunca ölümünde bile yalnız bırakıyorlar. her şeyin en ağır bedelini kadınlar ödüyor.
@eczozgurozel Şu yaşadıklarımız öyle acı ve öyle utanç verici ki yaşatanlara, inandıklarımıza yazıklar olsun… asla affetmeyeceğim sizi @kilicdarogluk .
Sayın Başkanım @eczozgurozel
Nasıl geçecek,daha neler yaşatacaklar bilmiyorum ama geçecek, inanıyorum.
Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷