Türkiye fakir bir ülke değildir
Yer altı ve yer üstü kaynakları talan edilen, zenginliği halkına adil dağıtılmayan bir ülkedir.
Sorun kaynaklarımızın yetersizliği değil; yolsuzluk, israf ve hesap vermeyen bir düzendir.
Anne babanız 65 yaşını geçtiyse, evlerine ücretsiz doktor çağırabilirsiniz. Bunu bilen çok az.
65 yaş üstü anne babanız için kontrol etmeniz gereken 10 hak:
1.) Evde sağlık hizmeti: Hastaneye gidemeyecek durumdaysa 444 38 33'ü arayın; muayene, pansuman ve iğne evde, ücretsiz.
2.) 65 Yaş Aylığı: Hiçbir geliri ya da emekli maaşı yoksa aylık 7.257 TL. Çocuklarının geliri hesaba katılmaz. Başvuru e-Devlet'ten.
3.) Evde Bakım Parası: Ağır engelli raporu varsa ve gelir şartını sağlıyorsa, ona bakan yakınına aylık 15.755 TL.
4.) Emlak vergisi muafiyeti: Tek evi varsa, ev 200 m²'yi geçmiyorsa ve tek geliri emekli maaşıysa emlak vergisi ödemez. Başvuru belediyeye.
5.) Yanlışlıkla ödenmiş emlak vergisi: Şartları sağladığı hâlde ödediyse son 5 yılın vergisini geri isteyebilir.
6.) Belediye otobüsü, metro, tramvay ve şehir hatları vapurları ücretsiz.
7.) Tren biletinde %50 indirim.
8.) Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müze ve ören yerlerine kimlikle ücretsiz giriş.
9.) VEFA desteği: Kendi işini göremeyen 60 yaş üstüne ev ve kişisel temizlik desteği.
10.) Evde kimlik kartı: Nüfus müdürlüğüne gidemeyecek durumdaysa görevliler eve gelip işlemi orada yapar.
Kaydedin, kardeşlerinize de gönderin.
İktidar,Emekliler başımızın tacı, yıl sonuna doğru bir çalışmamız olacak diyor.
Peki 2008’de aylık bağlama oranlarını düşürerek emekliyi 15-16 yıldır açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ettiğinizi ne yapacağız...
Şu leş AKP den kurtulduğumuzda umutsuzluktan intihar edenlerin anıtını dikmemiz ve karanlığı hep hatırlamamız gerek.
21. Yüzyılın Göktürk anıtlarını dikmemiz gerek.
AKP'den önce Türkiye, diğer Türk ülkeleri için örnek alınacak model ülkeydi. Şimdi bizim durumumuza düşmemek için türbanı yasaklayıp, tarikat ve cemaatleri kapatıyorlar. İbretlik bir ülke olduk!
Abdullah Öcalan’ın öğrencilik yıllarında Maliye Bakanlığı’ndan burs aldığını biliyor muydunuz!
Öcalan, 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden yatay geçiş yoluyla Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kayıt oldu.
Öcalan, Ankara’ya taşınıyor ve aynı zamanda Maliye Bakanlığı’ndan da burs kazanıyordu. Bu dönemi Öcalan şöyle anlatıyor:
“1971 sonuna doğru Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kayıt yaptırdım. Siyasal’ı puanlamada yirminci olarak kazanmıştım, bu da bana maliyeden burs getiriyordu.”
Konuyla alakalı olarak Uğur Mumcu’nun 10 Mayıs 1992 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “APO’ya TC Bursu” başlıklı araştırma yazısında oldukça dikkat çekici bilgilere yer verilmişti. Mumcu’nun belirttiğine göre Öcalan’ın Ankara SBF’deki kaydı 1984 yılına kadar silinmeyecekti:
“…Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, Ömerli köyü nüfusuna kayıtlı, Ömer’den olma, Üveys’ten doğma, 1949 doğumlu PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1.11.1971-31.10.1975 tarihleri arasında dört yıl süreyle Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesinde Maliye ve Gümrük Bakanlığı bursu ile okuduğunu biliyor muydunuz?
Öcalan’ın SBF Maliye ve İktisat Bölümündeki numarası 993. Abdullah Öcalan’ın SBF kaydı, 1 Aralık 1984 günü 82-32 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kesilmiş!
Öcalan’ın adını ‘Mısır’daki sağır sultan’ bile duymuşken nasıl olmuş da bu acımasız ve kanlı terör örgütünün lideri, 1984 yılı Aralık ayına kadar SBF’de öğrencilik ilişkisini koruyabilmiştir?
PKK, 1979 yılında kuruldu. Bu tarihten sonra ‘Apo’ adı duyulmaya başladı. SBF Yönetim Kurulu, 1984 yılı 15 Ağustos günü ‘Eruh baskını’ ile terör eylemlerini tırmandıran Abdullah Öcalan’ın öğrencilik ilişkisinin kesilmesi için neden 1 Aralık 1984 gününe kadar bekledi? Herhâlde ilgi, bilgi ve istihbarat eksikliğinden…
…Hâlbuki bu süreç içerisinde PKK artık bilinen ve birçok eyleme karışmış bir terör örgütü olarak bilinmekteydi. SBF Yönetim Kurulu, Abdullah Öcalan’ın öğrencilikle ilişkisini 1984 yılında kestikten sonra bu kararı Maliye ve Gümrük Bakanlığına da bildirmiş.”
Bakanlık, 15 Temmuz 1985 günü Öcalan’ın burs işlemlerinde gösterdiği “Tezel Sokak İnci Apt. No. 3/1 Yukarı Ayrancı/Ankara” adresine gönderdiği 91300 sayılı yazıyla, “SBF’de bakanlığımız hesabına burslu öğrenim görmekte iken Yönetim Kurulu kararı ile kaydınızın silinmesi nedeniyle mecburi hizmetinizi ihlal etmiş bulunmaktasınız.” diyerek burs ve bursun yasal faizi toplamı olan 27.105 liranın ödenmesini istemiş.
Aynı istemi içeren bir başka yazı da Abdullah Öcalan’ın Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli köyünde yaşayan kefili, babası Ömer Öcalan’a gönderilmiş. Bu yazışmalardan sonra Abdullah Öcalan’ın borcu, kardeşi Mehmet Öcalan tarafından Halfeti Mal Müdürlüğüne ödenmiş ve dosya da böylece işlemden kaldırılmıştır.”
Mumcu’nun bu araştırma yazısı, dönemle ilgili bilinmezliklere kısmen de olsa ışık tutmaktadır.
Öcalan, SBF’ye kayıt olduktan sonra İstanbul’da başladığı siyasi faaliyetlerine Ankara’da da devam etmiştir. Faaliyetlerini DDKO’nun Ankara Şubesi’nde yoğunlaştıran Öcalan, dönemin devrimci gençliğinden ve DDKO’lardan ayrı bir konumda duruyor, ‘devrimci önderlerden’ etkileniyordu:
“1971 sonlarına gelindiğinde, bende oldukça sempati oluşmuştu. İyi bir sempatizanım ama henüz kendi yolumu tam bulmuş değilim. DDKO üyesiydim ama devrimci gençliğe de sempatim vardı. Yine devrimci önderleri izlemekte herhangi bir tereddüt göstermiyordum.”
Öcalan, 1971’de SBF’ye geçtiğinde üniversiteler oldukça hareketliydi. Bu dönemde siyaset mekanizması sağlıklı bir şekilde işleyemediğinden dolayı Türkiye, etkisi yıllarca sürecek bir kutuplaşma sürecine girmiş bulunmaktaydı.
AYKIRI / ANALİZ
Seyyanen Zam Mağdurları platformu olarak, seyyanen zam hakkımızı alıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. Seyyanen Zam Mağdurları Platformunun girişimleri sayesinde meclise böyle bir teklif geldi güzel bir gelişme emeklinin sesi olmaya devam edeceğiz bu önerinin teklifte kalmamasını bir an önce yasalaşmasını bekliyor ve takipcisi de olacağız.
Emeklilerin 3 yıldır beklediği teklif Meclise geldi: Kabul edilirse her ay 25 bin 153 TL ödenecek https://t.co/X1WNu2mRcO #gazetesozcu @gazetesozcu aracılığıyla
Trump will attack Iran in next few hours.
If he does not, Netanyahu will lose elections on Tuesday.
The moment Netanyahu loses , oil prices will crash below $70 sending stocks above $7800.
Global peace will prevail.
These 48 hours are of utmost significance.