2026 mazeret atamasında; aile birliği, eş durumu, sağlık, engellilik, can güvenliği, bakım ve diğer geçerli mazeretleri nedeniyle atanamayan meslektaşlarımız onurlu bir mücadele veriyor.
Herkes elbette fikrini özgürce ifade edebilir. Ancak yaşanan mağduriyeti görmezden gelmek, bu mücadeleyi küçümsemek ya da mücadele eden insanları hedef göstermek kimseye yakışmaz.
Biz birbirimize sahip çıkacağız.
#KadimSorumlulukNeOldu
Aile ve Nüfus On Yılı vizyonunda aileyle köklenen, nesillerle büyüyen bir Türkiye hedefinden söz ediliyor.
#GüçlüAileGüçlüTürkiye Öğretmen ailelerinin de eşleri ve çocuklarıyla birlikte yaşayabilmesi bu anlayışın doğal bir parçası olacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan Aile yılında mazereti kabul edildiği halde il emri verilmediği için öğretmen kardeşlerimiz eş ve çocuklarından ayrı kaldı.
Bu öğretmenlerimize
İl başkanları,vekiller danışmanlarınız tamamen duyarsız bu insanları kim duyacak @EmineErdogan@BY
Sayın @Yusuf__Tekin,
Ailelerinden ayrı kalan öğretmenlerimizin beklentisi artık karşılanmalıdır.
Aile bütünlüğünün korunması için il emri hakkı bir an önce verilmelidir.
#İlEmriMüjdesi
Aile birliği anayasal bir haktır.
Mazeret atamasında kontenjan yetersizliği nedeniyle ailesinden ayrı kalmak zorunda bırakılan binlerce öğretmenimizin tek talebi İl Emridir.
Ailelerin parçalanmasına daha fazla seyirci kalınmamalı. Sayın Bakanlık, öğretmenlerimizin sesini duyun ve İl Emri uygulamasını hayata geçirin.
#İlEmri #MazeretAtaması #ÖğretmenlerİlEmriBekliyor
İL EMRİ BEKLEYEN ÖĞRETMENLERİN GÖZÜ MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINDA
Mazerete bağlı yer değişikliği sürecinin ardından bazı öğretmenlerimiz, tercih ettikleri eğitim kurumlarına atanamadıkları için görev yaptıkları il ile ailelerinin bulunduğu il arasında yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor.
Ortada yalnızca bir atama sonucu yok.
Eşinden ayrı kalan öğretmen var.
Çocuğundan uzak yaşayan öğretmen var.
Ailesinin yanına dönebilmek için yeni bir çözüm bekleyen öğretmen var.
Bu nedenle “il emri” talebi, mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde ataması gerçekleşmeyen öğretmenlerin gündemindeki önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz de yaptığı son açıklamada, mazereti karşılanamayan öğretmenler için il emri uygulanması çağrısını yineledi ve konuyu aile bütünlüğü açısından değerlendirdi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğu ve devletin ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri almakla yükümlü bulunduğu düzenleniyor.
Elbette öğretmen atamalarında norm kadro, kontenjan, okul ve branş ihtiyaçları gibi birçok unsur bulunuyor.
Ancak diğer tarafta çözüm bekleyen aileler var.
Bu nedenle Bakanlığın önünde farklı çözüm seçeneklerinin değerlendirilmesi mümkün:
🔹 Tercihleri karşılanamayan öğretmenler için il emri uygulanması,
🔹 Mevcut kontenjanların yeniden değerlendirilmesi,
🔹 İhtiyaç oluşan kurumlar için ek yerleştirme yapılması,
🔹 Öğretmenlerin mazeretlerinin yeniden değerlendirilmesine imkân sağlayacak yeni bir düzenleme yapılması.
Burada temel beklenti, sürecin belirsizlik içinde kalmaması ve öğretmenlere açık, şeffaf ve somut bir açıklama yapılmasıdır.
Çünkü her geçen gün, ailesinden ayrı yaşayan öğretmenler açısından yeni bir bekleyiş anlamına geliyor.
Bir öğretmenin görevini yapması ile ailesine yakın olma isteği birbirinin karşıtı değildir.
Öğretmenler görevlerini yapmak istiyor.
Aynı zamanda eşleriyle, çocuklarıyla ve aileleriyle birlikte yaşamak istiyor.
Bu nedenle il emri talebinin ve mazereti karşılanamayan öğretmenlerin durumunun Bakanlık tarafından yeniden değerlendirilmesi, kamuoyunun ve eğitim camiasının gündemindeki önemli konulardan biridir.
Şimdi gözler Millî Eğitim Bakanlığında.
Mazereti karşılanamayan öğretmenler için nasıl bir çözüm üretileceği ve il emri konusunda herhangi bir adım atılıp atılmayacağı merakla bekleniyor.
Ailelerinden ayrı kalan öğretmenlerin beklentisi ise net:
Belirsizlik sona ersin, çözüm açıklansın.
#İlEmri
#İlEmriVerilsin
#Öğretmenler
#AileBütünlüğü
#AileninSesiCumhurunReisi
Birkaç gündür tartışılan il emri konusuna da açıklık getirmek istiyorum;
📌Öncelikle eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle, istisnalar hariç, hiçbir öğretmen “Derse girmeyeyim, yan gelip yatayım.” diye düşünmez. Süreç şu şekilde işler;
📌Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle herhangi il emrine atanan öğretmenler, doğrudan belirli bir okula değil, tercih ettikleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesine atanırlar. Bu öğretmenlerin değerlendirilme ve okul bazlı görevlendirilme süreci şu şekilde işler: 📌Norm Kadro Boşluğu ve Hizmet Puanı Üstünlüğü:
İl milli eğitim müdürlükleri, il genelinde kendi branşlarında boş norm kadrosu (öğretmen ihtiyacı) bulunan okulları belirler. İl emrine atanan öğretmenler, bu okullara hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yerleştirilir.
📌İlçe ve Okul Görevlendirmeleri:
İl genelinde öğretmenlerin eşlerinin çalıştığı ilçeler ve ikametgah durumları öncelikli olarak dikkate alınmaya çalışılsa da, boş norm bulunmaması halinde öğretmenler ihtiyaç olan herhangi bir ilçeye veya okula resen görevlendirilebilir.
📌Norm Fazlası Durumu:
Branşında boş norm kadro bulunmayan ya da puan yetersizliği nedeniyle bir okula kadrolu yerleşemeyen öğretmenler, geçici olarak belirlenen okullarda norm kadro fazlası (depo öğretmen) olarak istihdam edilir. Bu süreçte öğretmenler ihtiyaç duyulan okullarda ders tamamlama, ücretli öğretmen yerine derse girme veya idari görevlerde değerlendirilir.
📌Dönem İçi ve Yıl Sonu Atamaları:
İl emrinde "norm fazlası" olarak kalan öğretmenler, eğitim-öğretim yılı içinde açılan norm fazlası öğretmenlerin atama dönemlerinde puan üstünlüklerine göre boş kadrolara yeniden tercih yaparak kalıcı okullarına yerleşmeye çalışırlar.
#ilemrimüjdesi
İL EMRİ BEKLEYEN ÖĞRETMENLER İÇİN YENİ ÇAĞRI
Devlet Memurları Eğitim Sendikası (DEMEÇ EĞİTİM SEN) Genel Başkanı Metin Öksüz, mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde talepleri karşılanmayan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara ilişkin Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu.
Öksüz, öğretmenlerin eşlerinden ve çocuklarından ayrı kalmasının aile bütünlüğü açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirterek, il emri uygulamasının hayata geçirilmesini istedi.
Öksüz’ün açıklamasında özellikle Anayasa’nın 41’inci maddesine atıf yapılarak aile hayatının korunması gerektiği vurgulandı.
Öksüz daha önce de 2026 mazeret atamalarında il emri uygulanması çağrısı yapmış, mazereti bulunduğu halde tercihlerine atanamayan öğretmenler için çözüm talep etmişti.
Öksüz’ün son paylaşımının tamamı şöyle:
“İL EMRİ BEKLEYEN ÖĞRETMENLERİMİZİN AYLARDIR SÜREN FERYADI ARTIK DUYULSUN! Mazerete bağlı yer değişikliği talebi karşılanmayan binlerce öğretmenimiz; eşinden, çocuğundan ve sevdiklerinden ayrı yaşamaya mahkûm edilmiştir. Aylardır devam eden belirsizlik, öğretmenlerimizi ve ailelerini maddi, manevi ve psikolojik olarak tükenme noktasına getirmiştir. Aile bütünlüğünün korunması yalnızca insani ve vicdani bir sorumluluk değil, aynı zamanda anayasal güvence altındaki aile hayatına saygı hakkının ve devletin aileyi koruma yükümlülüğünün bir gereğidir. Anayasa’nın 41’inci maddesi açıktır: Aile, Türk toplumunun temelidir; devlet, ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Öğretmenlerimizin ve ailelerinin artık dayanacak gücü, bekleyecek sabrı kalmamıştır. Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’den, aylardır yükselen bu haklı feryada kulak vermesini ve mazereti karşılanmayan öğretmenlerimiz için il emri müjdesini daha fazla gecikmeden açıklamasını bekliyoruz. Aile Yılı’nda aileler ayrı kalmasın! Anayasal sorumluluk yerine getirilsin; il emri verilsin, öğretmenlerimiz ailelerine kavuşsun! ”
💬 İl emri konusunda sizce MEB nasıl bir adım atmalı?
Sahipleneni az olsada hakikate hürmet etmekten vaz geçmeyen @ekremacikel
Yine binlerce öğretmenlerin sesi oldunuz
Aile yılında eşler çocuklar birbirinden ayrı kalmasın
Bakanım @Yusuf__Tekin aile birliği her şeyden önemlidir
Cumhurbaşkanım lütfen öğretmenlerimizin yanında olun
İL EMRİ VERİLSİN, ÇOCUKLAR ANNE VE BABALARINA KAVUŞSUN!
Mazerete bağlı yer değişikliği talebi karşılanmayan öğretmenlerimiz, ailelerinden ve çocuklarından ayrı yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
Anne ve babasının yolunu bekleyen çocukların özlemi daha fazla uzamamalı; aile, sağlık ve diğer haklı mazeretleri bulunan öğretmenlerimizin yaşadığı belirsizlik artık sona ermelidir.
Aile birliğinin korunması anayasal bir sorumluluk, çocukların üstün yararının gözetilmesi ise sosyal devlet ilkesinin gereğidir.
Millî Eğitim Bakanlığından beklentimiz nettir: İl emri uygulaması hayata geçirilmeli; parçalanan aileler birleştirilmeli, çocuklar anne ve babalarına kavuşturulmalıdır.
Öğretmenlerimizin ve ailelerinin feryadı duyulmalı, daha fazla gecikmeden insani ve kalıcı bir çözüm üretilmelidir.
Aileler ayrı kalmasın, çocukların gözyaşı dinsin!
#KadimSorumlulukNeOldu
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt@2026ilemri
@BayE57720332 sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan eşlerine çocuklarına kavuşmak için mücadele eden öğretmen kardeşlerimizin gruplarına girip ajanlık hevesi ile kendi meslektaşlarına hainlik yapan bu ve bunun gibiler menfaatleri için vatana bile ihanet eder.
Günler geçti, ancak il emri bekleyen öğretmenlerimizin talepleri hâlâ karşılanmadı.
Sayın @Yusuf__Tekin, ailelerin ayrı kalmasına daha ne kadar seyirci kalacaksınız? Öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün korunması için bir an önce il emri hakkı tanınmalıdır.
@tcmeb#İlEmriMüjdesi
Binlerce öğretmen ailesi adına teşekkürler @ekremacikel bey
Bir tarafta
Aile yılında evlenmeleri için destek kredisi vererek bekarları evlendiren @MahinurOzdemir diğer tarafta eşleri çocukları norm yok diye ayıran @Yusuf__Tekin
Başkan @RTErdogan ın Ailelere verdiği öneme rağmen