Sen öleceksin, aradan bir asır geçecek. Mezarına, vatanı birlikte kurtardığın köylünün torunu gelecek. Bağlılığın gücünü bir destanla değil sessiz, sözsüz, sade bir bakışla, bir duruşla ıspat edecek.
İnsanlara rakı içerken fotoğraf paylaştı diye para cezası kesiliyor.
Başörtüsü ile dans videosu paylaşan genç kadınlar tutuklanıyor.
Vibratörü kolye olarak taktı diye bu kadın gözaltına alınıyor
Türkiye'de ahlak polisi filan mı kuruldu?
Bunlar ne acayip soruşturmalar...
klasik türk haberciliği mağdur kadının en bakımlı, "cilveli" fotoğrafını kullanıp katil erkeğin en gariban babacan fotoğrafını koyup katil acındırmaya çalışmaktır.
Sömürü dolu bir dünyada koca bir ömür yaşıyorsun, onlarca savaş, işgal, zulüm, katliam görüyorsun, hemen her gün haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere tanıklık ediyorsun, çocukların çalışırken öldüğü bir yerdesin ve ahirette gündeme getireceğin konu bu mu?
Uydurdukları mazeretlere bakmayın. Partidaşları, arkadaşları betona gömülmüşken kendilerini kurtarmak için AKP’ye teslim oldular. Bundan sonraki hayatlarını yoldaşlarını betona gömenlere hizmet etmenin utancıyla yaşayacaklar. O sığındıkları yerdekilerin bakışlarında bile bu utancı görecekler.
Korkunç bir dönem korkunç. İçinde olduğumuz için tam idrak edemiyoruz belki. İleride bugünleri tanımlayacak kelime bulamayabiliriz. Göz göre göre tehditle şantajla rejim değişiyor, bir ülke yağmalanıyor, bir eşkiyalık düzeni çepeçevre sardı, inanılır gibi değil artık.
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
Doğu Demirkol’un apolitik bir tarzı var ve kendisi dindar biri. Haliyle ekteki şakası yüzünden tutuklanmıyor. Ama eğer Erdoğan’a eleştirel yaklaşıyorsanız Doğu Demirkol’a gösterilen müsamaha size gösterilmiyor.
O halde hukuk adamına göre işliyor.
https://t.co/FHJEJjDgl5
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Dolara göre artsan 300 TL, enflasyona göre artsan 405 TL olman gerekirdi.
Ama fırsatçılık, ahlaksızlık ve denetimsizlik yüzünden 20 katına çıktın.
Bu ülkede sorun sadece enflasyon değil..
Bu şehirde her yeri düzeltsen düzeltmeyeceğin iki yer vardı. Birincisi Esenler Otogarı, ikincisi Mecidiyeköy Meydanı. Bu ikisine bilhassa kafayı taktı ve ayrı ayrı ihya etti. Mental olarak sıradan bir insan değil, diyorum size.