"Bizim şanssızlığımız, eskiye nazaran belki ortalama %10 daha fazla reel imkana sahipken 10 kat daha fazla alternatif hayatın farkında olmak. Her yanlış kararın veya korkaklığın sonucu kaçan fırsatların gölgesinde, yaşayamayacağımız tüm olasılıkların ağırlığı altında eziliyoruz."
The bigger story: AI platforms like Palantir’s Foundry are turning hospital data into real-time early-warning systems that save lives at scale.
At Tampa General Hospital, their Sepsis Hub integrates vitals, labs, notes & history to flag subtle changes fast. Result: 68% drop in 48-hour sepsis mortality, 30% shorter stays, and hundreds of lives saved by getting antibiotics in time.
Sepsis is a silent killer where every hour matters. This shows AI shifting healthcare from reactive to proactive—catching what humans miss, coordinating care instantly, and proving measurable impact beyond hype. Scalable wins like this could transform outcomes hospital-wide.
Most non-US patients enrolled in the MORPHO study were those who underwent late transplantation and were FLT3i-naive. Naturally, if they select patients who have already achieved a deep response in one way or another, an OS benefit will obviously not emerge. Furthermore, many interventions that reduce relapse are also correlated with cGvHD.
Değerli hematologlarımız,
Allojenik kök hücre nakli öncesi hastaların kırılganlığını objektif bir şekilde ölçmeye ve buna yönelik bir iyileştirme planı yapmaya olanak sağlayan HCT Frailty Scale için Türkçe bir hesaplayıcı eksikliği mevcuttu. Ayrıca orijinal hesaplayıcı https://t.co/0FKLTZrv3E’daki ‘sonuç yorumlama’ ve sonucun hasta dosyasına vb. konabileceği çıktı fonksiyonu eksiklerini gidermeye yönelik web aracı yayında:
https://t.co/S1p8b0k05c
Geliştirme önerilerinizi bekliyorum.
HCT-FS geliştirici ve otörlerine saygıyla.
#hsct #hematology #hemai
Değerli hematologlarımız,
Allojenik kök hücre nakli öncesi hastaların kırılganlığını objektif bir şekilde ölçmeye ve buna yönelik bir iyileştirme planı yapmaya olanak sağlayan HCT Frailty Scale için Türkçe bir hesaplayıcı eksikliği mevcuttu. Ayrıca orijinal hesaplayıcı https://t.co/0FKLTZrv3E’daki ‘sonuç yorumlama’ ve sonucun hasta dosyasına vb. konabileceği çıktı fonksiyonu eksiklerini gidermeye yönelik web aracı yayında:
https://t.co/S1p8b0k05c
Geliştirme önerilerinizi bekliyorum.
HCT-FS geliştirici ve otörlerine saygıyla.
#hsct #hematology #hemai
How to get an IIT funded in myeloma
1. Find the newest drug developed for myeloma
2. Write a single arm trial with 20 patients using the drug for smoldering myeloma showing its “safe” and lowers m spike
3. Don’t forget to check MRD
Pharma will fund
Bu çocuğun geride bıraktığı manifestoyu okudum. Temelde bir reddedilme yarası ve yalnızlık var. Otizm ve cinsiyet disforisi işaretleri var.
Anaokulundan atılmış, el yazısıyla dalga geçilmiş, fiziksel olarak zorbalığa uğramış, arkadaşı yok. Çok erken yaşta toplumsal aidiyet duygusu gelişememiş. Dünyaya "ben buraya aitim" hissiyle değil, "ben buraya ait değilim ve bu onların suçu" hissiyle tutunmuş.
Bu yaralar sağlıklı telafiyle kapatılmamış. Yerine kurgusal bir üstünlük inşa edilmiş "true human," "130 IQ" "ultimate human" "better than everyone" Aşağılık duygusunun üstünlük kompleksine dönüşümünün textbook örneği. Gerçek yetersizliğin yerini kurgusal üstünlük alıyor. Erken aşırı dil gelişimi, sosyal kod okuyamama, yoğun özel ilgi alanı olarak anime gibi otizm spektrumu işaretleri var.
Sorumluluk tamamen reddedilmiş. "Loneliness is not a reason. It is pretty dumb." Yalnızlığının sebebinin kendi davranışları olduğunu kabul edemiyor, sebep-sonuç ilişkisini koparıyor. Adler'in dediği "private logic", yani birey gerçeklikle bağını koparıp kendi iç mantığında yaşamaya başlar.
Tüm olumsuz sonuçlar dış faktörlere yükleniyor Jews, kadınlar ("foids" incel jargonu), toplum. Kendi başarısızlığı dışarı projekte ediliyor ve düşman kategorileri inşa ediliyor.
Kimlik çözülmüş. "Konata is me. I love her very very much." Bu basit bir anime karakterine hayranlık değil, kimlik füzyonu. Gerçek dünyada bir benlik inşa edemediği için kurgusal bir karakterle kimliğini birleştirmiş. Gerçek insanlarla bağ kuramamanın yerine konmuş bir protez. Cinsiyet disforisi olması çok muhtemel.
Çocuk metnin içinde hala kendini iyi biri olarak görmek istiyor. "I care for animals, I care for people, I don't like violence." Aynı metinde "I want to kill you if you disagree with me" ve yahudilerin "re-educated or killed" olması gerektiği var. Parçalanmış benlik. Aynı anda iki kişi, ve ikisini birleştirememiş.
Sağlıklı insan kendini katkıyla kanıtlar. Cesareti kırılmış insan kendini yıkımla kanıtlar. İkisinin de ortak özelliği "varım, görünüyorum" demektir. Bu çocuk yıllarca görünmediğini hissetti ve varlığını kanıtlamak için seçtiği son yol yıkım oldu.
Bu tür olaylarda pattern hep aynı. Manifesto yazılır, biri görür ciddiye almaz. Aile garipleştiğini fark eder, "ergenlik" der. Okul disiplin verir, psikiyatriye sevk etmez. İnternet geçmişi kimse kontrol etmez. Radikalleşme internet erişimiyle artık 14 yaşa indi. Algoritma ve sosyal izolasyon birleşince süreç hızlandı.
2 milyon yıl gökyüzüne baktı atalarımız. Ekrana değil yıldızlara.
Bilinçdışımız böyle şekillendi, insanı insan yapan düşünce bölgelerimiz böyle evrildi.
Bizler evrenin anlamı üzerine düşünebilen tek canlılar idik.
250 yıl önce makineler icat oldu. Sonra elektrik, sonra televizyon, sonra sosyal medya.
Ve insan tersine seçilim yaşadı. Bizler her gün evrenin anlamı üzerine düşünen canlılar değiliz.
Evet; daha çok bilgiye ulaşıyoruz, uzayın mesafelerini ölçüyoruz, görünmez manyetik alanları keşfediyoruz, mikroorganizmaları görüyoruz.
Ama şehir ışıkları içinde istesek de yıldızları göremiyoruz. Her gün her saniye bir sonrakini kovalayan bildirimler nedeniyle asla durup düşünmüyoruz. Ne evrenin anlamı hakkında, ne hayatımız, ne hiçbir şey. Üstelik gözümüzün önünde sadece ekranlar var.
Bizler nesli tükenmiş bir türün o türün ana vasfına sahip olmayan bir geri basamağıyız. Bilincimiz 250 yıl önceki atalarımızın gerisinde. Psikolojimiz 12 bin yıl önceki atalarımızın gerisinde. Evrene bakışımız ve hayatı sorgulama yeteneğimiz 2 milyon yıl önceki atalarımızın gerisinde.
Bizler birazcık düşündüğümüz an varoluş sancısına düşen, sorgulamaktan haz almayan ve boşluğa bakıp düşüncelere dalmayı sıkılmak olarak adlandıran üzücü bir canlıyız. Her günümüz harika yönlerimizden kaçmakla geçiyor.
Researchers have published the recipe for an artificial-intelligence model that reviews the scientific literature better than some major LLMs are able to, and gets the citations correct as often as human experts do
https://t.co/aKuv9XmpHc
Epstein belgeleri bildiğimiz şeyi doğruladı. Dünyayı sığ, dangalaklar yönetiyor.
Adam basit dil bilgisi kurallarına dahi hakim değil. Noktalama işareti nedir öğrenmemiş. Tam bir "con artist"
Bu adama Norveç Prensesi, beynimi gıdıklıyorsun, seni çok özledim yazıyor.
Yıllarca Türkiye'de bir şey sanılan Noam Chomsky bu çapta bir adama "teorileri"ni yazıp takdir bekliyor. Bir de aklı sıra Epstein'e akıl vermiş, "yiğidim çok üstüne gidiyorlar. Takma, cevap verme. Benim de üstüme geliyorlar, yanıt vermiyorum" yazmış.
Acıklı!
@bahriye_ucok_ “Şu ince kenarda dans eden periler var mıdır?” sorusu ile “bu evren ve biz nasıl, neden var olduk”, “yaşamın anlam ve amacı nedir” gibi soruları aynı önem ve kategoride ele alan bu örnekle yola çıkmak hiç de “bilim insanı” tavrı değil halbuki.
Katılmamak elde değil, sempatiklikle ‘idare edilen’ takım bir noktada laçkalaşıyor. Klopp çok gerçekçi değil fakat Arda Turan bile yeğdir Okan Buruk’tan.
Galatasaray yalnızca bu dönem değil, geçmiş dönemlerde de hatalarla dolu bir dönem geçirmesine rağmen bunun tam tersine başarılı oldu. 2022/23 sezonundan başlarsak Okan Buruk özelinde ilk gidilen oyuncu Icardi değil Belotti idi. Belotti olmadığında Icardi oldu. Mertens değil Joao Pedro idi. Joao Pedro - FB işi olduğunda Mertens oldu. Sacha Boey kadro dışı idi. Dubois sakatlandığı için kadroya zoraki geri alındı. Abdülkerim aslında hiç listede yoktu ancak FB ve BJK girdiğinde biz de girme gereksinimi duyduk, ana planlamamızda yok iken aldık. Emre Taşdemir ile başlayan sezon zaman zaman Kazımcan, zaman zaman ise Adekugbe ile devam etti sol bek rotasyonunda ise. Muslera ve Nelsson'un takımda zaten olduğu senaryoda transferler doğru değildi. Torreira orta saha için doğru iken Sergio Oliveira yine doğru değildi. Mertens dediğim gibi Joao Pedro olmayınca oldu. Okan Buruk ve GS yönetimine kalsaydı iş, Joao Pedro olsaydı o da doğru olmayacaktı. Icardi doğruydu ancak yine ana hedef değildi. Kerem yine zaten kadrodaydı, sağ kanatta Rashica son gün rotasyon için yabancı kuralı dolsun diye alındı, tuttu, katkı sağladı ama Haziran'da da alabileceğin bir oyuncu idi. 2022/23'den ibaret değil bu hatalar silsilesi.
Avrupa'da rezil oyun, rezil sonuçlar... Frankowsi, Jelert, Ndombele, Aurier, Tete... Galatasaray'ın o seneden bu saniyeye yaptığı yanlış transferler hakkında konuşsak 40 isim çok rahat sayabiliriz ancak yazıyı uzadı uzatmak istemiyorum.
Icardi olmasaydı Galatasaray şampiyon olabilir miydi ilk 2 sene? Icardi'yi bırakın. Gomis olmasaydı bence ilk sene şampiyon olamazdık. Icardi konusunda ilk senelerde Okan Buruk oyuncuya çok müsaade etti. Fatih Terim olsa etmezdi, kovardı gibi söylemler vardı o senelerde. Fatih Terim olsa Okan Buruk kadar olmasa da ailevi meselelerde ülkesine dönmesine 1 maç izin verebilirdi ancak Fatih Terim asla Icardi'nin bu kadar kilolu olmasına, kamplara gelmemesine, saçma sapan işlerine müsaade etmez takımda kovardı. Icardi'nin kalması mı gerekiyordu kovulması mı gerekiyordu derseniz, bir takımın teknik direktörü her zaman otoriter olmalı, boyu ile oyuncusu şakadan da olsa dalga geçememeli. Icardi'nin bizi şampiyon yapsa dahi kovulması gerekirdi çoktan, otoriter bir hoca kovsaydı saygı duyardım en azından. Fatih Terim mesela. Icardi ile şampiyon oldunuz ancak rakibinizin santraforu Enner Valencia idi. Serdar Dursun idi. Fenerbahçe şimdi yeni başkanıyla az oyuncu pahalı oyuncu alıyor ve doğru işler yapıyor. Ali Koç'un başarısızlığı ve saçma transferleri sayesinde kadromuz onlardan yıllarca çok daha iyi oldu, bu sayede başarılı olduk, bunun için teknik direktöre ihtiyacımız yok. Zidane, Real Madrid ile 3 sezon üst üste ŞL aldı ancak şu an iş bulamıyor çünkü kupaları Ronaldo aldı. Zidane değil. Galatasaray için ise Gomis aldı. Icardi aldı. Mertens aldı. Osimhen aldı. Torreira aldı. Okan Buruk almadı. Okan Buruk fark yaratması gereken Manchester United hariç hiçbir maçta fark yaratamadı ve sınıfta kaldı.
Türkiye Ligi Şampiyonluğu her ne olursa olsun asla küçümsenecek bir başarı değil, ancak çok belli ki Okan Buruk ile artık olmadığı gibi, doymuş oyuncu grubuyla da olmuyor. 2 senedir buradayım neredeyse ben. 2 senedir bu hesabımı okuyan herkes bilir. Alman Ekolü diye bağırıp çağırırım. Alman Ekolü. Alman Ekolü. Alman Ekolü. Tedesco da Alman Ekolü sakın unutmayın. Samsunspor'u 0 bütçe ile arşa çıkaran adam da Alman Ekolü idi. Samsunspor'da daha önce yine başarılı olan Gisdol vardı Reis öncesi o da Alman Ekolü idi. Galatasaray'a çağ atlatan hoca, bilmeyenler araştırsın Jupp Derwall. Alman Ekolü.
Galatasaray idmanlarında, antrenman ekiplerinde oyuncuları yeteri kadar çalıştırmıyor, bu futbolu izleyen herkes tarafından görülüyor koşmadığımızdan. Şampiyonlra Ligi'nde en az koşan takımlar arasındayız, fazla koşunca diğer maçta ölü oluyoruz, en kötüsü sıkışık fikstürü kaldıramıyoruz ve onlarca sakat verdiğimiz bir dönemi halen geride bırakamadık tam olarak. Okan Buruk'un teknik ekibinde vizyonu ve misyonu Akhisarspor'dan ibaret olan bu ahbap ilişkisiyle yanına aldığı kondisyonerler, antrenörler çok net belli ki Galatasaray'ı en azından olması gerektiği seviyeye asla getiremiyor.
Galatasaray hiç durmadan sezon sonu ivedikle yapılanmaya gitmeli. Davinson Sanchez, Abdülkerim, Jakobs, Icardi gibi oyunculardan özellikle çıkılmalı. Torreira'nın yanına parayı sonuna kadar gömeceğin bir 6-8 numara alınmalı ve en mühimi Okan Buruk'u acilen göndererek Alman Ekolü vizyonunda ama ligde de şampiyon olabilecek, CV'sinde kupalar olan bir teknik direktör ile anlaşmalıdır, artık bu zaruri olmuştur.
Okan Buruk artık bu kulübe iyi gelmiyor. Türkiye Ligi Şampiyonluğu ne kadar küçümsenmese de Galatasaray hem Türkiye'de hem de Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olacağı bir hoca ile anlaşmalıdır.
Jurgen Klopp benim bu doğrultudaki ilk adayımdır. Klopp proje seven bir adam. Galatasaray'ı dünyanın ilk 5 kulübü arasına sokacağız. 10 yıl veriyoruz. 5 büyük lig dışında en büyük kulüp olalım, böyle bir challange yapalım dersen ve 15 milyon euro maaş verirsen gelebilir. 15 milyon euro maaş verilmesinde de hiçbir abes görmüyorum Jurgen Klopp için.
Okan Buruk ve ekibi mümkünse derhal, saniye beklemeden istifa etmelidir. Osimhen'in olduğu kadroda oyuncular zaten ligde şampiyon olacaktır.
PRISM Score is the new “IPSS-M” risk stratification & prognostication of newly Dx AML Tx with HMA/Ven. Fantastic presentation by @CLachowiez & privilege to be part of this analysis @UNC_Lineberger . You can calculate score at https://t.co/4UKbRKK7TD @ASH_hematology#ASH2025