Kimsenin söyleyemediğini ben söyleyeyim..!
FON rezaleti ve soygunu hakkında şu ana kadar söylenenler doğruysa, Ak Parti hükümeti, başkanı ve kabinesiyle toptan ve derhal istifa etmelidir. Türkiye erken seçime gitmelidir. Yargı bu yerli ve milli soygunla ilgili görevini yapmalıdır. Demokratik bir ülkede olması gereken budur! Domuz haram dediler. Haramı domuz gibi yediler...
Son günlerde, X ve Instagram platformlarında çok sayıda hesabın erişime engellendiğine tanık oluyoruz.
Hangi görüşten olursa olsun, kapatılan hesapların tek bir ortak özelliği var: Siyasi iktidarın tarafını tutmuyor olmaları…
Herhangi bir sosyal medya hesabı, siyasi görüşünden dolayı milli güvenliğe tehdit sayılamaz. Milli güvenliğimiz, iktidarın siyasi hamlelerine konu edilemez. İktidara muhalefet etmek suç haline getirilemez.
X ve Instagram platformlarını uyarıyoruz: İktidar partisinin antidemokratik talepleri üzerine aldığınız kararları yakından takip ediyoruz.
Unutmayın sizin de Türkiye’deki gücünüz bir avuç iktidar yanlısı muhteristen değil milyonlarca kullanıcınızdan geliyor ve siz bu süreçte yanlış tarafta durmamalısınız.
Sizleri, bir partinin, tamamen siyasi hırslarla yürüttüğü haksız sansür uygulamalarının parçası olmamaya davet ediyoruz.
Türkiye, bir avuç insanın; neyi okuyacağımıza, neyi izleyeceğimize, hangi düşünceyi dinleyeceğimize karar verdiği bir ülke olmayacak.
86 milyon yurttaşımız, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de bir siyasi partiden büyüktür.
Kazandığınız parayı bir kenara koyalım daaaa...!
Hisse almak için,
60 küsur milyon lirayı sen nasıl buldun..?
90 küsur milyonu kocan nasıl buldu..?
Bunun vebalini öbür dünyada değil burada verecekseniz.
Elsalvador...
Dünyanın suç oranında en korkunç ve en tehlikeli iki suç örgütünün yaşadığı ülke. Bu ülkede aile kavramı rafa kalkmış, insanlar ailesini yanına alıp dışarıya bile çıkamaz hale gelmişti. Her gün yüzlerce cinayet işlenen bu ülkede turist ismi sadece ve sadece isimden ibaretti. Bu cinayetler arasında binlerce asker polis de can vermişti.
Şimdi sıkı durun...
Ne olduysa ülkenin başına "EL TURKO" lakaplı Nayip Bukale isimli devlet adamının başa gelmesiyle değişti. Nayip Bukale denen bu devlet adamı "Her şey millet icin" deyip, temizliğe başladı. İlk evvela dünyanın en son model ve en korunakli hapishanesini inşaa etti. Öyle çıkıp da analar aglamasin ayağına bu iki terör ve suç örgütüyle pazarlığa oturmadı. Türk damarı tuttu ve gereğini mislisiyle yaptı. Sadece iki senede ülkede bir tane bile suç örgüt üyesi bırakmadı; hepsini inşaa ettiği o hapishaneye tıkadı. Öyle ya da böyle tıkamak değil ha; bir daha çıkmamak üzere tıkadı. Gunde bir öğün yemek, yatak-yorgan-yastik yok, gün ışığı hic yok. Bakın iddia ediyorum kıçı kırık pkk terör örgütü bu iki suç örgütünün karşısına çıkacak cesaret bile bulamazdı. Umarım anlamışsınızdır ne kadar tehlikeli olduklarını?!
Demem o ki; kararlı olunca bir seyler yapilabiliyormus.
Napacakti Nayib Bukale;
Pazarlik masasina mi oturacakti bu canilerle?
Pazarlık yapıp orgutun silahlarını ortaya konan legenlerde yalandan yaktiracak miydi?
Bu suç örgütü teröristlere meydanı boş mu bırakacaktı?
Pazarlik sonrasi ulkenin her yerinde bu suç örgütlerinin posterlerinin açılmasına müsaade mi edecekti?
Polislerine ve askerlerine emir verip 'aman ha dokunmayın, pazarlığı baltalamayin, bazı şeyleri görmezden gelin' mi diyecekti?
Düşünsenize iki sene önce dünyanın en az turistini alan bu ulke, son iki senedir dünyanın en çok turist alan ulkeler arasına girdi.
Şimdi size soruyorum:
Pazarlık mı, mücadele mi?
Bakın savaşta iki ülke arasında pazarlık olur, antlaşma olur ama kıçı kırık suç ve terör örgütleriyle asla olamaz!
Bence bu adam 21.yuzyilin en büyük devlet adamlarından biri seçilmeli. Yemin ediyorum dünya lideri denince bu adam aklıma geliyor. Adam bu yaptıklarıyla "Ben Liderim" diye bas bas bağırıyor!