Gazla değil, vicdanla yönetim!
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin Sur ilçemizde ekmeğini alın teriyle kazanmaya çalışan seyyar satıcılara yönelik biber gazlı müdahalesi kamu vicdanını yaralamıştır. Kaldırım ve yol işgali gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir durum esnafa gazla müdahaleyi meşru kılamaz.
Meyve ve sebzelerin yerlere dökülmesi, esnafın rencide edilmesi ve olayların sertlik boyutuna taşınması kabul edilemez. Kamu gücü; korkutmak için değil, düzeni adalet ve merhametle tesis etmek için vardır.
Diyarbakır kadim bir şehirdir. Bu şehrin insanı saygıyı, anlayışı ve çözüm odaklı yaklaşımı hak etmektedir.
Belediyeyi yönetenleri sağduyuya ve vicdanla hareket etmeye davet ediyoruz.
Haydi Genç kardeşim!
Yeni bir yıla, yeni bir niyetle...
Dirilişin sabahına uyan kardeşim!
Gençlik olarak sabah namazında buluşuyoruz.
Gelin, 1 Ocak sabahı ebedî huzurun çağrısında buluşalım.
İşgalci İsrail askerleri tarafından alıkonulan; Milletvekillerimiz Necmettin Çalışkan, Mehmet Atmaca ve Sema Silkin Ün olmak üzere tüm aktivistler derhal serbest bırakılmalıdır.
Bu hukuksuzluğun hesabı işgalci İsrail’den sorulmalıdır. Artık yeter! Bu kuduz anlayışa dur denmelidir!
AKSA TUFANI 3. YILINDA
Hareketin aslanlarını tebrik ediyor, Özgür Kudüs yolunda şehit olan tüm kardeşlerimizin şehadetlerini tebrik ediyoruz.
#AksaTufanı
Yüzyılı aşkın bir süredir devam eden ve sürekli genişleleyen işgal ve katliamlara verilmiş bir cevaptır #7Ekim2023#AksaTufanı.
İki yıldır Gazze’de bir halk bombalarla ve açlıkla yok edilmeye çalışılıyor.
Ama Filistin halkı teslim olmadı, olmayacak!
İşgal sona erene kadar direniş sürecek!
#AksaTufanı'nın yıl dönümü münasebetiyle bütün direniş şehitlerini rahmetle yad ediyor, Filistin direnişini ve asil halkını selamlıyorum.
#FreeKudüs #FreeGaza #FreePalestine
Diyarbekîr'imize yakışan görüntü budur.
Peygamber Sevdalıları Vakfı Diyarbakır'da düzenlenen #HayatNamazlaGüzeldir final programında binlerce çocuk namaza başladı.
Teşekkürler Kur'an nesli...
Teşekkürler Peygamber Sevdalıları...
Trump'ın sunduğu bu danışıklı şov,
soykırımcıyı ödüllendirmek ve soykırıma uğrayan Filistinlileri cezalandırmak demektir.
Olması gereken şu:
gönüllü veya gönülsüz tüm işgalciler Filistin'i terk etmeli ve başta Netenyahu olmak üzere soykırım suçu işleyen siyonistler infaz edilmeli
📍GAZZE
Umut Kervanı olarak Gazze'de işgalci israil'in saldırıları altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimize temiz su dağıtımlarımızı gerçekleştirdik.
"Trump’ın Gazze Çatışmasını Sona Erdirmek İçin Kapsamlı Planı"
Haberin başlığı
Trump'ı barışsever,
teslimiyete ve işgale rıza göstermeyecek Hamas'ı ise barış istemez olarak kodlayacak şekilde algı oluşturuyor.
ABD'nin asla barış ve kan akmasını durdurmak diye bir niyeti olmadı.
Başta İslam devletleri olmak üzere, insanlığını kaybetmemiş tüm dünya ülkelerinin idarecileri, #SumudFilosu’nu koruyacaklarına dair net bir tavır ortaya koymalıdır.
DARBEYLE MÜCADELE, DARBECİLERİN MİRASINI SİLMEKLE MÜMKÜNDÜR
Emperyalist ABD’nin gayrimeşru çocukları tarafından gerçekleştirilen #12Eylül Darbesi, sadece siyasi hayatı kesintiye uğratmakla kalmamış, toplumu yeniden biçimlendirme girişimi olarak temel hak ve hürriyetleri de tırpanlamıştır. Kardeşi kardeşe kırdıran bir korku ortamı oluşturulurken darbeciler, halkın iradesini yok saymış; Meclis’i feshederek on binlerce insanı gözaltına almış, işkence ve idamlarla toplumu sindirmiştir. Darbeciler, birleştirici değerleri yok sayarak “tek tip vatandaş” üretmeye odaklanmış; bu anlayışın dışında kalan herkes düşmanlaştırılmıştır. Cuntacıların zorla kabul ettirdiği 1982 Anayasası, bu zihniyetin kurumsal mirası olarak hâlâ yürürlüktedir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz pek çok sorunun kaynağı da bu darbeci zihniyettir. Statükoyu korumayı amaçlayan bu anlayış, halkın taleplerini bastırarak toplumsal barışı zedelemiş, hukuk düzenini araçsallaştırmış ve siyaset kurumunu zayıflatmıştır.
Öyle ki bugün bile siyaset kurumunu, yeni bir anayasa yapabileceğine inandırmak oldukça güçtür. Vesayet altındaki zihinler, gelecek nesillerin iradesine ipotek koyan darbecilerin iradesini kutsamakta; bunu dokunulamaz bir tabuya dönüştürmektedir.
Bu nedenle darbecilerle yüzleşmek, sadece geçmişle hesaplaşmak biçiminde ele alınmamalıdır. Bu uğursuz miras tasfiye edilmeli; insanı merkeze alan, milletin inancı ve değerleriyle uyumlu, özgürlükçü bir anayasa inşa edilmelidir. 45 yıl sonra bugün hâlâ en acil ihtiyaç, halkın karakterine uygun; sorunlara değil, çözümlere kaynaklık edecek adil bir anayasa yapmaktır.
HÜDA PAR GENEL MERKEZİ
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu:
Bize göre israil devlet olma vasfını taşımıyor.
Orada bir halk yok, dünyanın dört bir tarafından gelen çapulcular sürüsü var.
Filistinlilerin topraklarını gasp eden, çalan insanlar var.