Moskova’dayım. Alarm kurup maçı izleyebilirim ya da Kızıl Meydan’a doğru yola çıkabilirim. Yine milli ve manevi duygularımla istikşafi görüşmelerdeyim.
Biraz ergenliğin etkisiyle Ceyzi ve Biyonse çiftine yükselmişliğim var. PR muhabettlerinden sonra saldım kendilerini ama bunlar… Hiçbir ünlü evliliği umurumda olmadı ama bunlar… Yıl 2026 ve kitaplı mitaplı ilişki kurup cılkını çıkartmadılar. Gerçekten tekrar maşallah ya 🧿
Bugün kadar yoğun bir gündem olabilir mi?
Kanye konseri
Şampiyonlar ligi finali
Bocelli konseri
Bayramın son günü
KK mitingi
Özel Anıtkabir yürüyüşü
Unuttuklarım da vardır
Kendi halinde videolar çekip hayatı gönlünce yaşamaya çalışan Fatmanur'a etmedikleri hakareti bırakmadılar, inşallah hepize dava açıp donunuza kadar alır
Bundan yıllar önce, Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı’nda bir çöp kenarında, neredeyse yavru bir kangal köpeği kadar boyunda iki bozayı ile karşılaştık. O gün onları gördüğümde içimde yaşadığım heyecanı tarif etmem gerçekten çok zor.
Bizi görür görmez kaçtılar. Çünkü henüz bilmiyorlardı… Biz onlar için bir tehdit değil, aslında bir nevi sigortalarıydık.
O günden itibaren gece gündüz o yavruları aradık. Ve onlara isim verdik: Kar ve Kış. Bu ikiz kardeşlerden Kar dişi, Kış ise erkekti.
Erkek olan ve Kış ismini verdiğimiz bozayı, aynı kış mevsimi gibi çetin bir karaktere sahipti. Vahşi doğada yetişkin erkek ve iri bozayılar genellikle insanlardan uzak, yüksek rakımlı bölgelerde gözlemleniyor. Dişi ve yavrulu bozayılar ise insan yerleşimlerine daha yakın bölgelerde görülüyor.
Aslında haberlerde gördüğümüz, kimi zaman bir bahçeye girip armut yiyen, kimi zaman arılara gelip balları alan o ayılar… çoğu zaman bir anne. Tek amaçları yavrularını doyurabilmek. Belki de bu yüzden, bu kadar tehdidin arasında hayatta kalma mücadelesi verebiliyorlar.
Onların hikâyesine tanık oldukça sadece fotoğraflarını çekmediğimi, hayata dair de çok şey öğrendiğimi fark ettim.
Zaman geçti… Erkek olan o yavru bozayı büyüdü ve alanı terk etti. Uzaklara gitti. Dişi olan Kar ise bugün dünyaya üç yavru getirdi. Ve bu yavrulara da isim verdik: Pati, Ova ve Paşa.
Duygu ve düşüncelerimi tarif etmekte gerçekten zorlanıyorum. Bu hikâyeyi en kısa zamanda sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Ve tekrardan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum.
❤️
#AnnelerGünü
Bugün dedemi cuma çıkışı karşıladım, koluna girdim, eve dönüyorduk. Evin sokağına girip devam ederken genç bir kadınla göz göze geldik. Başını hafif eğip gülümsedi böyle. Gülümsedim. Dedem fark etti mi bilmiyorum. Yolda torunlu dede-nineler görünce ben de böyle oluyorum. 🫠