"Kadın üzerindeki tahakküm, toplum üzerindeki tahakkümün modeli hâline gelmiştir. Erkek egemenliği geliştikçe devlet büyümüş, devlet büyüdükçe savaşlar artmış, savaşlar arttıkça toplum daha fazla denetim altına alınmıştır. Bu nedenle erkeklik meselesi yalnızca kadın-erkek ilişkileri çerçevesinde ele alınamaz. Erkeklik sorunu aynı zamanda iktidar, devlet ve uygarlık sorunudur."
"Dünya, özelinde Orta Doğu, bugün yalnızca ekonomik, siyasal ve ekolojik krizlerle değil, aynı zamanda derin bir toplumsal hakikat krizi çağından geçmektedir. Toplumsal doğanın parçalanması, ahlaki ve politik toplumun çözülmesi, bireyin kendisine ve yaşama yabancılaşması; ulus-devlet zihniyetinin, erkek egemen sistemin, kapitalist modernitenin yarattığı temel sonuçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu krizin merkezinde ise kadın özgürlüğünün tarihsel olarak köleleştirilmesi ve bunun üzerinden şekillenen erkeklik kavramının inşası yer almaktadır."
"Ağır koşullar altında direnen Rojavalı kadınlar tarihin hakikatlerine yazılıyorlar. Bu saldırıları yapanlar iyi bilmeli ki bugün Rojava’da hedef alınan paradigma binbir emekle inşa edildi; elbette ki IŞİD artığı çetelere teslim edilmeyecek. Elbette ki çeteler karanlığın yüzü olarak kalacak; buna karşı coğrafyayı direnişleriyle aydınlatan kadınların ışığında boğulacaklar. Bunu yapanlar şunu da bilsin ki Rojava, nasıl karanlığı delip bugünlere geldiyse bundan sonra da kazanımlarını koruyup Ortadoğu ve dünyaya öncü ve model olma vasfını sürdürecektir."