Emin olun sizler için çok üzülüyorum. Elimden geldiği kadar dün yazdım.
1) Emre Tezmen ve benzeri kişiler, bu kişilerin yatırım ve fon şirketlerinin TÜM yönetim kurulu üyeleri gözaltına alınmalı. Suç sabitleşince tutuklanmalı.
2) Bu kişilerin mal varlıklarına tedbir konmalı. Suç sabitleşirse bu suçtan elde edilmiş varlıklar fon zedelerin kayıplarını kapatmak için kullanılmalı.
3) Bu fonlara müşteri çekmek için sosyal medyada inanılmaz tehditvari mesajlar atarak eleştirenleri korkutan hesap sahipleri yakalanmalı.
4) Bu olaylara karışan herkes finans piyasalarından ömür boyu men edilmeli.
TÜTÜN REJİSİ GERİ Mİ GELDİ?
Güneş paneli kuran çiftçilere dağıtım şirketi ceza kesmiş.
Haberin kendisi küçük, ama sorusu büyük: Özel bir şirket çiftçiye ceza kesebilir mi?
Kesemez. Ama kesmiş gibi yapabilir. Tıpkı 140 yıl önce olduğu gibi.
1881: Tütün Rejisi
Osmanlı borçlarını ödeyemeyince Düyun-u Umumiye kuruldu. Tütünün tamamı Fransızlara kiralandı. Şirketin adı Reji idi.
Kural şuydu: Köylü tütün ekebilir ama sadece Reji'ye satabilir. Başka yere satmak yasak. Reji'nin atlı, silahlı kolcuları vardı. Tarla tarla gezip kaçak tütün ararlardı. Yakaladığını yakar, sahibini döver, direneni vururlardı. Samsun'dan Akhisar'a kadar yüzlerce köylü bu yüzden öldü, binlercesi aç kaldı. Kendi toprağında kendi ürününe yabancı oldu.
Köylü o gün "Biz mi ektik, Reji mi ekti?" diye soruyordu.
2026: Kablo Rejisi
2013'te devlet elektriğin dağıtımını 21 şirkete kiraladı. Her şirket kendi bölgesinin tek hakimi oldu. Adana Toroslar'ın, Urfa Dicle'nin.
Şimdi çiftçi tarlasına güneş paneli koyuyor. Kuyusunu bedava çalıştırmak istiyor. Elektrik faturası 40 bin gelmiş.
Dağıtım şirketi geliyor, tutanak tutuyor: "Usulsüz kullanım, kaçak bedeli."
Oysa ortada kaçak yok. Çiftçi şebekeden çalmıyor, tam tersine şebekeye yük olmuyor. Ama şirketin sattığı kilovat azalıyor. O yüzden bahanesi hazır: Projen yok, çift yönlü sayacın yok, reaktif bozuyorsun.
Kesilen şeyin adı ceza değil, fatura. Ama çiftçi için fark etmiyor. İkisi de "öde" demek.
Köylü bugün de aynı soruyu soruyor: "Güneş benim tarlama mı doğuyor, şirketin tarlasına mı?
515 bin kişinin 830 milyar lirası yani 40 tır dolusu parasını buharlaştıran en “büyük finans dolandırıcısı” olarak nitelenen Tera Yatırımın yön. kur. başkanı Emre Tezmen ve suç ortaklarının mal varlıklarına neden el konmadığı gibi tutuklanmamış bile…
Şanataycı olduğu iddia edilen Tezmen dün başkanlıktan ayrılmış…
Ne güzel
Güzel böyle olmalı!
40 tır para çarpanlar değil Baklava çalan çocuk tutuklanmalı
GÜNEŞTEN FAYDALANMANIN CEZASI: 176.900 TL!
Elektrik maliyetini düşürmek, tarlasını sulamak ve üretmeye devam etmek için güneş enerjisinden yararlanan çiftçimizin karşısına 176.900 TL’lik ceza çıkarıldı.
Çiftçi zaten mazotla, gübreyle, elektrikle, üretim maliyetleriyle mücadele ediyor. Üretmeye çalışan çiftçiye bir darbe de buradan vurulmasın.
Soruyoruz: Allah’ın güneşinden faydalanarak üretim maliyetini azaltmaya çalışan çiftçiye 176.900 TL ceza reva mı?
Çiftçinin cezaya değil, desteğe ihtiyacı var!
#Çiftçi #Üretici #Tarım #GüneşEnerjisi #Ereğli #Konya #MEDAŞ
Kütahya Valisi’nin, velilere yönelik sözleri:
“Çocukları pamuklara sarmayın. Sorumluluk verip biraz ezin; en küçük şeyde de öğretmenin yakasına yapışmayın.”
Sizce haklı mı❓