Oyuncu Şebnem Sönmez, Kemal Kılıçdaroğlu'nun BirGün gazetesini sık takip ettiğinin ortaya çıkmasının ardından Kılıçdaroğlu'na hitaben açık bir mektup yayımladı:
"BirGün Gazetesi'ni okuduğunuz için size buradan seslenmek istedim.
Siyaset sahnesine ilk çıktığınız günden beri sizi neden sevmediğimin kanıtlarını bu ülkeye mütemadiyen nasıl sunduğunuzu duyun diye.
Siz ne istiyorsunuz?
Siz bu ülke için ne istiyorsunuz?
Bu halktan ne istiyorsunuz?
CHP'den ne, devletten ne istiyorsunuz?
78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
Siz 'Anayasa'ya aykırı ama evet!' dediğinizde ne istiyordunuz?
'Adalet Yürüyüşü'nüzde Ankara'dan İstanbul'a yürürken ne istemiştiniz?
Geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum.
Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP'nin devlet tarafından 'atanmış' başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezi'ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
Seçilmiş Genel Başkan Milli Egemenlik Parkı'na yağmurdan sırılsıklam yürürken, genel merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten.
Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum.
Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
Hiçbir zaman hiçbir partinin ne üyesi ne de sempatizanı oldum.
Sade bir vatandaş, kendi mesleğinin örgütünü kurmuş bir oyuncuyum.
Vatandaş olarak haklarımı biliyor ve sizden bile korumak için var gücümle yaşıyorum.
Devlet baba'ya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum.
İnandıklarımın, güvendiklerimden kat be kat üstün olduğunu bilin.
Sizin güvendiklerinizin de size asla yoldaş olmadığına, olamayacağına inancım hayat tecrübemle binlerce kez ortadadır.
Sizin inancınız ne?
Son soruma da cevap vermeyin, bunu da hiç merak etmiyorum.
Not: Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim.
Görüşmemek üzere."
(Birgün)
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Diploma iptali ve İBB operasyonlarında olduğu gibi mutlak butlan kepazeliği konusunda da hukuksuzluğa ve keyfiliğe destek olanlarla, bahane uyduranlarla, amalı fakatlı tutum alanlarla -varsa- selamı sabahı kesiyorum!
Arınmak lazım!
Üniversiteler şirket değildir, eğitim hakkı tasfiye edilemez. Eğitim ve bilim emekçilerinin emeğini ve öğrencilerin eğitim hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Bilgi Üniversitesi’nin Faaliyetlerini Durdurma Kararı Geri Çekilsin! #bilgidireniyor
“Haklı olan bizleriz, çünkü burası bizim topraklarımız. İki tane mi söktünüz, beş tane dikeceğiz. Beş tane mi söktünüz, on tane dikeceğiz. Ağaç da dikeceğiz, çadır da dikeceğiz.”
#Samandağ#Kurtderesi’nde TOKİ inşaatı için tapulu mandalina bahçeleri sökülüyor.
🎥: İmre Azem
Beyoğlu sakinleri, üniversite öğrencileri ve kent savunucuları olarak Fındıklı Parkı'nın betonlaşmasına karşı sesimizi yükselttik. #FındıklıParktırParkKalacak
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin Fındıklı yerleşkesinin deprem toplanma alanı olan Fındıklı Parkı'nın usülsüzce betonlaştırılmasına karşı toplanıyoruz.
Ekosistem ve halk düşünülmeden İstanbul'da kalan bir avuç yeşil alanı da elimizden almanıza izin vermeyeceğiz!
Hep birlikte direnmeye devam edeceğiz!
Parklar, yeşil alanlar ve bahçeler toprakla yağmur suyunun kavuşma alanlarıdır. Bu durum kentleri aşırı nemden ve kent sellerinden korur. Yeraltı suyunu besler. Bu önemli nedenle park bahce ve yeşil alanların altı da üstü de betona boğulmaz!
#TopraklaSuyunBuluşmasınıEngellemeyin