“mesela karşımdaki insan beni ne kadar üzmüş olursa olsun, benim yüzümden üzülmesini istemem. çünkü biri yüzünden üzülmenin ne kadar yıkıcı ve ne kadar çaresiz bırakan, insanı içten içe çürüten bir duygu olduğunu biliyorum. kimseye bunu yaşatacak kadar kötü olmak istemiyorum.”
bazen hiçbir şeyi zorlamadan, kendi çizginde yürürsün. Allah, vakti geldiğinde her şeyi öyle güzel bir düzene kavuşturur ki nasıl olup bittiğini hayretle izlersin. meğer bazı şeyler çabayla değil, zamanıyla güzelleşirmiş. her şey vaktini, her nasip sahibini beklermiş.
"ne zaman sabah olsa, içimden bir şey kopuyor gibi hissediyorum. başlamak için bir nedenim olmadığında, kalkmak bile zor geliyor. oysa yapmak istediğim o kadar çok şey var ki. yazmak, okumak, bilmek, anlamak, sevmek, yaşamak ama birden hepsi çok uzak görünüyor."