Bugün Dünya Kız Çocukları Günü. Asude’m yaşasaydı, bugün onun da günü olacaktı… Onu hep mis kokusuyla, gülen tombul yanaklarıyla hatırlamak istiyorum ama olmuyor. 8 gün enkaz altında kaldığını, ekipler onu bulduğunda annesinin kollarındaki hâlini unutamıyorum. Ağlamaktan sesi soluğu kesilmiş, soğuktan mı, açlıktan mı bilmem, melek olmuş kuzum. Kuzularımı siyah poşetlerle toprağa koyduğumuzu, Asude’nin altındaki bezi bile çıkaramayışımızı bir türlü aşamıyorum. Tüm bunları yaşamışken, kolon kesenlerin tahliye edilip hayatlarına devam etmelerini kabul edemiyorum, etmeyeceğim. Neredeyse 4 yıl olacak, çocuklarım için adalet mücadelesi veriyorum. Verilen karar nedeniyle mahkeme heyetinden şikâyetçiyim. Heyet için benim çocuklarımın bir kıymeti olmayabilir. Bu verdikleri kararla, insan hayatının kıymeti yok bence onların gözünde. Benim evlatlarım benim için çok kıymetliydi ve bu ülkenin de benim evlatlarımın bir kıymetinin olduğunu bilmek istiyorum.
Daha dün Maltepe’de bina çöktü, beş kişi hayatını kaybetti yıkılan bina içinde soruşturma başlatıldı. Peki, görevini yapmayan kamu görevlilerinin de hesabı sorulacak mı? 6 Şubat’ın üzerinden dört yıl geçmek üzere. Tüm deprem davalarında yargılaması süren veya ceza alan kamu görevlileri hâlâ görevlerinin başında. Bu ayrıcalık neden? Adalet herkes için eşit değil mi?
2021 yılında Ezgi Apartmanı sakinleri, taşıyıcı sisteme müdahale edildiğine ilişkin fotoğraflarla birlikte belediyeye yazılı şikâyette bulunmuşlar.
Verilen cevap ise “herhangi bir tahribata rastlanılmadı” oldu.
Ama yapılan incelemenin nasıl yapıldığını ve neden bu müdahalelerin tespit edilemediğini her duruşmada sordum. Bu şikâyet dilekçesini görmezden gelen kamu personellerinin duruşmaya katılma zorunlulukları bile yoktu. Hâlâ Onikişubat Belediyesinde görevlerine devam ediyorlar.
2021 yılında yapılan bu şikâyet gerçekten gereği gibi incelenseydi, bugün çocuklarım hayatta olacaktı.
Ben yıllardır bunun cevabını soruyorum. Çocuklarımın hayatına mal olan bu ihmallerin hesabını sormaya da devam edeceğim.
Binalar deprem olmadan da yıkılıyor! İstanbul Maltepe’de 7 katlı binanın altındaki 3 kat çöktü. Peki binaların neden yıkıldığını, içinde yaşayan insanların neden hayatını kaybetme tehlikesiyle burun buruna geldiğini daha ne zaman ciddiye alacaksınız? Ezgi Apartmanı’nda 35 insan hayatını kaybetti. Kolon kesenlere ödül gibi ceza verildi, dosyadaki delillere, kesilen kolona, yapılan tadilatlara rağmen verilen bu kararın yanlış olduğunu her yıkımda hatırlatacağım. Çünkü bugün sorumluları gerektiği gibi cezalandırmazsanız, yarın başka binalar yıkılacak, başka insanlar hayatını kaybedecek. Ve o zaman bu kararı veren mahkeme heyetinin, her yıkılan binada hayatını kaybeden insanların ahında payı olmayacak mı? Ben çocuklarım için adalet aramaya devam edeceğim; siz ise verdiğiniz bu kararın vicdani sorumluluğuyla yaşayacaksınız.
Ezgi Apartmanı davasında çıkan karar hiç kimsenin yüreğine ferahlık vermediği gibi aksine ödül gibi dağıtılan 3 beraat ile “bilinçli taksir”den verilen 8 yıllık hapis cezaları (yatarı 3 yıl) müthiş ağrımıza gitmişti. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı üç sanığın “olası kast”tan yargılanmasını isteyerek İstinaf yoluna başvurdu.
Beraat edenler arasında bulunan iç mimar Ertan Danacı hakkında ise Başsavcılığın itirazıyla yeniden adli kontrol getirilerek yurt dışı çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartı getirildi. Maraş’ın vicdanlı savcılarına selam olsun. 🇹🇷
Ezgi Apartmanı mağdurlarının mahrum kaldığı adaletin İstinaf tarafından tamamlanması gerekiyor. Takipteyiz!
Sevgili dostlar, biliyorsunuz Ezgi Apt davası karara çıktı ve hiç tutuklu suçlu kalmadı, hatta kolon kesen Kervan Pastanesi’nin iç mimarı Ertan Danacı suçsuz bulundu. Dosyamız istinafa giderken ilginç bir gelişme yaşandı, iç mimar Ertan Danacı için “adli kontrol şartı ve yurtdışı çıkış yasağı” getirildi. Beraat kararını veren 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ardından, itirazı değerlendiren 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol kararı verildi.
Biliyorsunuz Ertan Danacı daha önce firar etmiş ve Muğla’da yakalanmıştı.
Ben, suçlulara “ödül gibi” verilen bu cezaların istinafta bozulacağını düşünüyorum. Fakat şu da unutulmasın; Adaleti geciktirenlerden şikayetçiyim!
Art arda deprem haberlerini duyduk, Allah beterinden korusun. Her deprem haberinde duyurmaya devam edeceğim ; depremde kolonları kesilen Ezgi apartmanında hayatını kaybeden her bir can için sadece 11 gün hapis yattılar. Buradan soruyorum bu cezalarla kolon kesmenin önüne geçilebilir mi, bu ödül gibi cezalardan cesaret alıp kolon,kiriş kesen olursa bunun hesabını kim verecek?
35 kişiye mezar olan Ezgi Apartmanı davası: Başsavcılığın itirazı üzerine beraat eden mimar Danacı'ya yeniden yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartı
https://t.co/1851ANwBrS
https://t.co/lMZ8ZI0Zib
10 Eylül’de mahkeme heyetinin karşısında söyledim: “30 yaşındaki oğlum için, 26 yaşındaki gelinim için, ama en çok 6 aylık torunum ASUDE için adalet istiyorum.” Ama mahkeme heyeti beni duymadı, sunduğum delilleri dikkate almadı. Bu nedenle, adalet arayan bir anne ve babaanne olarak mahkeme heyetinden şikâyetçiyim. Peki, bu ahlarla bundan sonra hayatınıza nasıl devam edeceksiniz? Üç canımın, üç evladımın acısı yüreğimdeyken ben susmayacağım. ASUDE’min yarım kalan hayatının, oğlumun ve gelinimin hesabı sorulmadan mücadelem bitmeyecek. Adalet istiyorum.
Ezgi Apartmanı davasında yeni gelişme: Mimara yeniden yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartı
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında beraat eden mimar Ertan Danacı hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine yeniden adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
https://t.co/ReWXyENJcN
Ezgi Apartmanı’nda yapılan tadilatın projesini hazırlayan mimar Ertan Danacı hakkında mahkeme beraat kararı verdi.
Dosyada, yapılan tadilata ilişkin hazırladığı proje mevcut. Dosyadaki bilirkişi raporlarında da Danacı’nın sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeler bulunuyor.
Buna rağmen beraat kararı verildi.
Cumhuriyet Başsavcılığı bu beraat kararına itiraz etti ve itiraz üzerine Danacı hakkında yeniden adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Ezgi Apartmanı’nda 35 insan hayatını kaybetti. O 35 candan üçü benim evlatlarım.
Ben dört yıldır bunun için mücadele ediyorum. İstediğim tek şey, evlatlarımın ve hayatını kaybeden 35 insanın adaletinin sağlanması.
Ezgi Apartmanı davası... Başsavcılığın itirazı üzerine beraat eden mimar Danacı'ya yeniden yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartı
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında beraat eden mimar Ertan Danacı hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine yeniden adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Danacı'nın avukatı, 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının "hukuka aykırı olduğunu" savunarak tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.
https://t.co/VuuEjBEFL4
Mahkeme gerekçeli kararında "Sanıkların 'olursa olsun' düşüncesiyle hareket ettiğine dair delil bulunamadı" ifadesini kullanmıştı... Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıdı, üç sanığın olası kast suçlamasıyla yargılanmasını istedi: "Sanıkların eylemleri sonucunda doğabilecek ağır neticeyi öngörmelerine rağmen eylemlerine devam ettikleri ve “olursa olsun” düşüncesi ile gerçekleşen neticeyi kabullendikleri değerlendirilmelidir..."
6 Şubat depreminde 35 kişiye mezar olan Kahramanmaraş'taki Ezgi Apartmanı davasında kolon kestikleri tespit edilen pastane sahipleri hakkında 876 yıla kadar hapis istenirken tahliye edilmişlerdi. Mahkeme gerekçeli kararında "Sanıkların 'olursa olsun' düşüncesiyle hareket ettiğine dair delil bulunamadı" ifadesini kullanmıştı... Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıdı, üç sanığın olası kast suçlamasıyla yargılanmasını istedi: "Sanıkların eylemleri sonucunda doğabilecek ağır neticeyi öngörmelerine rağmen eylemlerine devam ettikleri ve “olursa olsun” düşüncesi ile gerçekleşen neticeyi kabullendikleri değerlendirilmelidir..."
Yavrularım size verdiğim sözü unutmadım, adalet mücadelem devam edecek!Dosyamız “olası kastla istinafa gitti”; yıldıramadılar,yılmadım Allah’ın izniyle yılmayacağım ve size verdiğim sözü tutacağım.
Mahkeme heyetinin kolon kesenlere verdiği ödül gibi cezalar sonrası ,savcılık dosyamızı “olası kast talebinin arkasında durarak ve talebi gerekçeleriyle yineleyerek “ istinafa yollamış. Şu noktayı tekrar hatırlatmak istiyorum ; savcılık bu dosyayı senelerdir takip ediyor ve tüm detaylarını biliyor ,tüm suçluları tahliye eden mahkeme heyeti dosyayı alalı bir ay olmamıştı ,katıldıkları ilk duruşmada karara çıktılar.Bu kararı veren heyetten şikayetçiyim ,adalet mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim.
Mahkeme heyetinin kolon kesenlere verdiği ödül gibi cezalar sonrası ,savcılık dosyamızı “olası kast talebinin arkasında durarak ve talebi gerekçeleriyle yineleyerek “ istinafa yollamış. Şu noktayı tekrar hatırlatmak istiyorum ; savcılık bu dosyayı senelerdir takip ediyor ve tüm detaylarını biliyor ,tüm suçluları tahliye eden mahkeme heyeti dosyayı alalı bir ay olmamıştı ,katıldıkları ilk duruşmada karara çıktılar.Bu kararı veren heyetten şikayetçiyim ,adalet mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim.
🔴 Ezgi Apartmanı davası... Başsavcılık, pastane tadilatını yapan 3 sanığın "olası kast"tan cezalandırılması için İstinaf'a başvurdu
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında, pastane sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile mimar Ertan Danacı’nın eylemlerinin “olası kast” kapsamında değerlendirilerek cezalandırılması talebiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu.
Taşıyıcı sistem üzerinde yapılan müdahalelerin yapı güvenliğini zayıflatabileceğinin öngörülebilir olduğunu belirten Başsavcılık, “Bu hususlardan hareketle, sanıkların eylemleri sonucunda doğabilecek ağır neticeyi öngörmelerine rağmen eylemlerine devam ettikleri ve 'olursa olsun' düşüncesi ile gerçekleşen neticeyi kabullendikleri değerlendirilmelidir” ifadesine yer verdi.
https://t.co/3tCozYrblR
Mimar Sinan mahallesinde sadece iki bina yıkıldı biri fırın üzeri Fazilet apartmanı diğeri altında kervan pastanesi olan Ezgi apartmanı. Etrafındaki binaların hepsi ayakta, dört yıldan bu yana bu insanların sevdiklerimizi daha çok para kazanmak için hayattan kopardıklarını ispatlamaya çalışıyoruz. yazık ,çok yazık!