Tayfun Kahraman’ın, tüm tıbbi kurumlar tarafından tescillenmiş ve teşhis edilmiş MS hastalığı bulunmaktadır. Bu hastalığın ne anlama geldiğini, kapalı ortamlarda hekime ve sağlık kurumlarına ulaşma imkanının kişinin kendi elinde olmadığı koşullarda ne tür riskler doğurduğunu bizler de biliyoruz, ortalama bir yurttaş da bilir.
Dolayısıyla, hekime ve sağlık kurumuna erişim imkanlarının kişinin iradesinde olmadığı bu koşullarda, bir kişinin ceza hükmü altında tutulmaya devam edilmesi başlı başına kabul edilemez bir durumdur.
Daha da önemlisi şudur:
Gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, gerekse Anayasa Mahkemesi kararları Anayasa uyarınca bağlayıcıdır.
Anayasa’nın 90. maddesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını, ilgili maddeleri ise Anayasa Mahkemesi kararlarını bağlayıcı kılar.
Buna rağmen, Anayasa Mahkemesi karar vermiş olmasına karşın Tayfun Kahraman hakkında yeniden yargılama yapılmamış, karar uygulanmamıştır. 14. Ağır Ceza Mahkemesi bu karara direnmemiş, ancak uygulamamıştır.
Anayasa Mahkemesi kararına uymamak, yargıçların hukuki takdir alanı içinde değildir. Bu, emredici bir hukuk kuralıdır. Hiçbir yargıç “Bu kararı beğenmedim, uygulamıyorum” diyemez. Böyle bir durumda görevi kötüye kullanma suçu ve hürriyeti tahdit suçu işlenmiş olur.
Eğer Tayfun Kahraman, Anayasa Mahkemesi kararına aykırı biçimde cezaevinde tutulmaya devam edilir ve bu süreçte sağlığıyla ilgili bir olumsuz gelişme, yaşam hakkına yönelik bir risk ya da zarar ortaya çıkarsa; bu durum, kararın uygulanmamasıyla doğrudan bağlantılı olarak adam öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarını dahi tartışmaya açar. İşlenen suçlar bu kadar ağırdır.
Anayasa Mahkemesi kararına uymamak, yalnızca görevi kötüye kullanma değil, aynı zamanda anayasal düzene karşı işlenen bir suçtur.
#TayfunKahramanİçinAdalet #TayfunKahramanıSerbestBırakın #TayfunKahraman
Barış Özkul: "“Çalışarak yükselme” idealinin yerini, “başka türlü çıkılmaz bu çukurdan” hissi alıyor. Yasadışı bahiste, kayıtdışı ekonomide, mafyacılıkta “kendine bir yol açma” arayışı toplumsal dokudaki bu derin kaymaya işaret ediyor." https://t.co/M5gyRBU8QB
PROF. VICDAN’A İŞKENCE
Yoksul ailelerinin çocuklarından muayene parası almadığı ve ilacı biten çocuklara rapor tarihinden önce ilaç verdiği için tutuklanan Prof. Dr. Ayten Erdoğan’a cezaevinde şeker hastalığına karşı kullandığı ilaçlar verilmedi. 63 yaşındaki Prof. Dr. Ayten Erdoğan, merdivenlerden düştü ve kriz geçirdi.
yusuf tekin akp’nin en militan bakanlarından biri. memleketin çocuklarını patronlar, tarikatlar, ülkücüler ve çeteler arasında dönemsel ihtiyaçlara göre değişen oranlarda pay etme programının uygulayıcısı.
Bursa'da bir şahıs, kurşunlayacağı dükkanın önünde duran vatandaşlardan müsaade istedikten sonra dükkanı kurşunladı.
"Biraz kenara çekilebilir misiniz?"
ACILI ANNEYi DURUŞMADA TUTUKLADILAR
Kırklareli İğneada'daki Sisli Vadi davasının duruşmasında selde ölen doktor kızı ve damadı için adalet arayan anne Safiye Yaşa için tutuklama kararı verildi.
Sisli Vadi'de dere yatağına kaçak olarak yapılan bungalovlarda 6 kişi hayatını kaybetmişti. Eski vali hakkında bu işletmeden rüşvet aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Adliye çalışanlarının da bu kaçak tesisteki fotoğrafları ortaya çıkmıştı. Halen kamu görevlileri yargılanmazken kaçak tesisin sahibi Bülent Bayrakçı'nın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme Başkanı'nın suçlanan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ile fotoğrafları ortaya çıkmıştı. Safiye Yaşa, bu nedenle reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme başkanı bu talebi reddetti. Duruşma sürerken Safiye Yaşa, adaletsizliğe tepki gösterdi. Bir heyet üyesiyle tartışınca mahkeme başkanı Safiye Yaşa ve oğluna bağırdı. İki gün tutuklama kararı verdi. Duruşmaya ara verilirken Safiye Yaşa fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı. Avukatlar karara itiraz etti.
kaosun anatomisi ilk bölümde mahkemede “..ölümün intihar niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır” diye biten bir adli tıp raporu okundu.
türkiyedeki medikolegal ekspertiz origin of death yorumuna girmiyor.
adli tıpsal anlamda nabızsız elektrik aktiviteye defibrilatör çakılması.
bu uygulamalara maruz kalan kişiler haklı olarak numune alma girişimine rıza göstermeseler de suçlulaştırılacaklar. madem bir şey yok neden vücut dokunulmazlığının aşılmasına ve örnek alınmasına izin vermiyor: suçlu. bu ve tüm keyfiliklere felaket çapında direnmek gerek.
ülkedeki herkes operasyon kapsamı gibi çarpıtılmış bir üstün norm gerekçesiyle evden çıkartılarak biyolojik materyal vermeye zorunda bırakılabilir. bu yarın alkol gibi politikalarla fiilen kriminalize edilmiş bir psikoaktif madde de olabilir.
şehrin anatomik kalbinde deprem toplanma alanı, kararın hangi sağ duyu sahibi toplantıda çıktığını bilmediğim, olarak işaretlenmiş bölgesinde isengard gibi kent hakkını sınırsız tüketen bir talan makinesine dönüştü. her gün ve her şeye rağmen tümör gibi büyüyor.
Şişli’ye 72 katlı gökdelen yapmak isteyen müteahhit şikayetçi, gökdelen inşaatını mühürleyen Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan tutuklu. O cezaevindeyken inşaat yükseliyor. Bu sorgu tutanağı sistemi gözler önüne seriyor. Onlar’da anlattık. 👇